Ekonomide 2026’ya ilişkin tablonun iyi mi şekilleneceği şimdiden tartışılırken, son veriler dalgalı seyrin sürdüğünü gösteriyor. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, geçtiğimiz gün İstanbul’da gerçekleştirdiği sunumda dezenflasyon sürecinin ana göstergelerine dair güncel bir çerçeve paylaştı. Sunumda öne çıkan başlıklardan biri, son aylardaki fiyat artış hızının bir yıla vurulmuş halinin yüzde 25, medyan ölçümün ise yüzde 24.4 seviyesinde izlenmesi oldu. Analistlere nazaran bu göstergeler, fiyatların hangi hızla arttığını, kısaca enflasyonun “aslolan temposunu” konu alıyor. Öte taraftan 2026’da enflasyonda düşüşün daha zor olabileceğine dair tartışmaları besleyen işaretler de güçleniyor. Bunların başlangıcında, üretici tutarları ile tüketici tutarları arasındaki makasın daralması geliyor. Türkiye’de üretici fiyatlarındaki artışın raf fiyatlarına yansımasının kuvvetli olduğu hatırlatılırken, bu makastaki daralmanın enflasyonun gidişatı açısından yakından izlenmesi gerektiği belirtiliyor.
2025 itibarıyla bankacılık sektörünün net kar rakamı 842 milyar lirayı aşarken, 2024 yıl sonuna nazaran toplam aktiflerde artış yüzde 37.7, kredilerde gelişme yüzde 38.1 olarak kaydedildi.
EURO’DA BELİRGİN ARTIŞ
Kur cephesinde ise 2025’e bakıldığında, senelik artışın son 10 senelik ortalamaların altında kalmış olduğu bir tablo dikkat çekiyor. Dolar/TL’de 2016-2025 dönemine ilişkin averaj artış yüzde 31.4 olarak not edilirken, 2025’teki artış yüzde 21.7’de kaldı. Euro/TL tarafında ise 2016-2025 averajı yüzde 32.7 olarak kayda geçerken, 2025’teki artış yüzde 37.3 olarak gerçekleşti. Sepet kurda (döviz sepeti) 2016-2025 averajı yüzde 31.9; 2025’deki artış ise yüzde 29.7 seviyesinde paylaşıldı.
KÜRESEL ARENADA TAKİPTE
Piyasalarda küresel arenadaki faiz patikasına ilişkin mesajlar ile gelişmekte olan ülkelerin finansman koşulları açısından yakından izleniyor. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Stephen Miran, ABD Merkez Bankası’nın 2026 senesinde 100 baz puandan fazla indirime gitmesinin gerekebileceğini söylerken, para politikasının ekonomiyi kısıtladığını ileri sürdü. Küresel faizlerin yönü, risk iştahı ve para akımları üstünden Türkiye’yi de etkilediği için, bu tür mesajlar içeride piyasaların gündeminde içeriyor.
ENFLASYON DÜŞECEK Mİ?
Türkiye’ye dönük enflasyon tahminlerinde ise değişik kurumların senaryoları dikkat çekiyor. Goldman Sachs ekonomistleri, Türkiye’de manşet enflasyon beklentilerini koruyarak yıl sonu için yüzde 20 öngörüsünü paylaşıyor. Merkez Bankası’nın ara hedefi yüzde 16 olarak not edilirken, aynı çerçevede artı 3 puanlık bir sapma varsayımıyla yüzde 19 tahmini de dillendiriliyor. Piyasada senenin ana başlıklarından biri de, hedefler ile gerçekleşmeler arasındaki farkın hangi hızla kapanacağı.
KART BORÇLARI ARTIYOR
Merkez Bankası’nın “Iktisat Notları” bölümünde piyasaya sürülen “Kredi Kartı Kullanım Eğilimleri, Gelir Düzeyi ve Limitlerin Görevi” başlıklı emek harcama ise bireysel kredi kartı limitlerinin harcama ve borçlanma davranışları üstündeki belirleyici rolüne işaret ediyor. Çalışmada Türkiye’de kredi kartlarının hem ödeme hem de finansman aracı olarak tüm gelir gruplarında yaygın halde kullanıldığı vurgulanıyor. Ortalama 7 milyon kişiye ilişkin verinin incelenerek oluşturulan veri setine nazaran gelir yükseldikçe kredi kartı borcu da genel anlamda artıyor. Gelirine nazaran kart limiti daha yüksek olan kişilerin de averaj kredi kartı borcu daha yüksek çıkıyor. Kart harcamalarının senelik artışı 2025 içinde yavaşlarken, son çeyrekte tekrardan hızlandı. 13 haftalık averaj senelik artış 28 Mart’ta yüzde 61 olarak kayda girerken, bu oran 27 Haziran’da yüzde 56’ya, 26 Eylül’de yüzde 51’e düşse de, 19 Aralık 2025 haftasında ise yine yüzde 58’e çıktı.
Asgari ücretteki artış sonrası, besin ürünleri başta olmak suretiyle etiketlere zamlı fiyatlar yansıdı.
İLK TOPLANTI 22 OCAK’TA
Finansal istikrar tarafında son devrin en oldukça izlenen başlıklarından biri de KKM’deki çözülme oldu. Kur korumalı mevduat bakiyesinin 11 milyar 600 milyon liradan 8 milyar 300 milyon liraya gerilediği paylaşıldı. Bankalardaki mevduatların kompozisyonunda ise TL’nin oranı yüzde 61.1, yabancı paranın oranı yüzde 38.9 olarak paylaşıldı. Analistler ise gözlerin Merkez Bankası’nın 2026 yılı para politikası takvimine çevrildiğine dikkat çekerken, Pazarlama ve İşletmeni Uzmanı Volkan Soykan, “İlk Para Politikası Kurulu toplantısı 22 Ocak’ta yapılacak. Dezenflasyon çizgisinin sürdürülmesi ile kredi ve iç talep tarafındaki dengelemenin iyi mi kurulacağı, 2026 başlığının tehlikeli sonuç bileşenleri içinde gösteriliyor” dedi.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
