Kahramanmaraş depremlerinin peşinden kentsel dönüşüm emekleri da ülkenin dört bir yanında hız kazanmıştır. Son zamanlarda, Balıkesir Sındırgı’da yaşanmış olan ve İstanbul ile çevre illerde hissedilen depremler, ülkedeki yapı güvenliğini bir kez daha gündeme getirdi. Depremde aslolan tehlikenin yapı güvenliği olduğuna dikkat çeken uzmanlar, eski ve hasarlı binaların yenilenmesinin can güvenliği meselesi bulunduğunu belirtiyor. Kentsel dönüşümde, kat maliklerinin anlaşması, uygun bir müteahhit bulunması uzun vakit alıyor. Bu sürelere, kentsel dönüşüme giren binanın yıkım ihalesi de girince kimi zaman boş kalan bir binanın yıkılması senelerce sürebiliyor.
Şişli’de kentsel dönüşümdeki bina çekince saçıyor.
BAĞIMLI YUVASI OLDU
Bunun son örneği ise İstanbul Şişli’de yaşandı. İlçenin merkezi caddelerinden kabul edilen Büyükdere Caddesi üstündeki bir bina 2025 yılı başlangıcında boşaltıldı ve yıkılmayı beklemeye başladı. Bina bir süre sonrasında tinercilerin yuvası haline geldi. İçeride madde kullanıldığını hatta fuhuş yapıldığını ileri devam eden mahalleliler, binanın önünden geçemez oldu. İlgililere şikayette bulunduklarını özetleyen vatandaşlar, bina girişine kaynak yapılarak tedbir alınmaya çalışıldığını sadece tinercilerin binaya gene girmeyi başardıklarını söyledi. Binada birkaç kez de yangın çıkmış olduğu öğrenildi. Yaşanmış olan vakalar, kentsel dönüşümün bir başka yönünü de gözler önüne serdi.
MAHALLELİ TEDİRGİN
Haberglobal’e konuşan mahalle sakinlerden Ahmet Kırbaç, yaşadıkları vakaları şu şekilde söyledi:
“Bu bina Şubat-Mart aylarında boşaltıldı. Ben birkaç kez belediye gittim, ilgili bölgelere şikayette bulunduk. Asayiş sorunları da yaşadığımız için polisi de birkaç kez aradık, hatta bu madde kullanan tinerci tipler burayı zaman içinde konut edindi. İçeride fuhuş da yapıldığını biliyoruz, kaç kez yangın da çıkardılar. Burası pislik yuvasına döndü, çevreye fena kokular yayılmaya başladı. Yıkım için ihaleye çıkacağını öğrendik sadece bir senedir yıkılmadı. Mahalleli olarak binanın önünden geçmeye, pencerelerimizi açmaya korkuyoruz, yetkililerden acilen bu binayı yıkmalarını istiyoruz.”
Avcılar’da, 6 kattan oluşan binanın giriş kat dairesinin balkonu çöktü. Öte taraftan, bina hakkında daha ilkin de meydana getirilen araştırmalarda riskli yapı olması nedeni öne sürülerek tahliye sonucu verildiği öğrenildi.
300 BİN BİNA RİSKLİ
İstanbul’da oldukça riskli bulunduğunu kabul edilen 300 bin bina bulunuyor. İstanbul’da bulunan 1 milyon 200 bin binanın 800 bininin, 2000 yılından ilkin yapıldığı da biliniyor. Uzmanlar, büyük İstanbul depreminde ortalama 200 bin civarında binanın ağır hasar alacağını yada yıkılacağını öngörüyor ve bu binalarda 3 milyona yakın nüfus yaşıyor. Kentsel dönüşümün İstanbul’un en öncelikli mevzuları içinde yer alması ise koşul. Binalar sağlam olsa da yerin denize doğru kaydığı ilçelerden adım atmak suretiyle acilen bir fiil planı gerekiyor.
TAHLİYE EDİLSE DE ÇIKAMIYORLAR
Bazı vatandaşlar da ekonomik gerekçelerle riskli binalarda yaşamlarını sürdürüyor. Bunun son örneği de İstanbul Avcılar’da yaşandı. Zelzele bölgesi olarak malum ve 1999 Marmara Depremi’ni derinden yaşayan Avcılar’da 6 kattan oluşan bir binanın giriş kat dairesinin balkonu çöktü. O sırada balkonda bulunan 66 yaşındaki Hayriye E. ise molozların altında kaldı ve yaralı şekilde hastaneye kaldırıldı. Binanın riskli yapı olduğu nedeni öne sürülerek tahliye edilmiş olduğu öğrenildi.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
