Fransız ve Amerikan danışma yetkilileri, geçtiğimiz haftalarda Suriye’nin yeni Genel İstihbarat Şefi Hüseyin el-Selame ile Şam’da direkt bir görüşme gerçekleştirmiş oldu. 3 Mayıs’ta göreve getirilen ve kod adı “Ebu Musab el-Şuhayl” olan Selame, ilk kez sahada bu düzeyde bir temasta bulunmuş oldu. Mayıs ayı başlangıcında Paris’e de ziyaret gerçekleştiren Suriyeli istihbaratçının ajandasındaki başlık da kaynaklar tarafınca ortaya çıkarıldı. Suriye’nin ana gündeminde ABD’nin bölgeden çekilmesi sonrasında oluşacak boşlukta YPG’nin iyi mi denetim edileceği problemi yer ediniyor. YPG ve Şam içinde Suriye ulusal ordusuna entegrasyon anlaşmasının pratikte işlemediği, YPG’nin saldırılarını sürdürdüğü ve Şam’ın da artık Batı müdahalelerine tepki göstermeye başladığı ifade ediliyor. İşte Suriye’de perde arkasında yaşanmış olan son gelişmeler:
Suriye’de Şam hükümeti ile YPG içinde sağlanan mutabakatın pratikte işlemediği ve silahlı örgütün saldırılarına devam etmiş olduğu ifade ediliyor. Suriye istihbaratı ise ABD sonrası döneme hazırlanıyor.
ANLAŞMA SONUÇ VERMEDİ
26 Mayıs’ta, YPG’nin denetim etmiş olduğu ve DEAŞ militanlarının tutulduğu kamplar mevzusunda Suriye ile bölgedeki Kürtler içinde sınırı olan bir mutabakat sağlandı. Anlaşmaya gore Suriyeli savaşçılar kamptan tahliye edilecek, denetim ise Kürtlerde kalacaktı. Sadece danışma kaynaklarının elde etmiş olduğu bilgilere gore bu mutabakat sahada karşılık vermiyor ve her an geçerliliğini yitirebilir durumda. Suriye istihbaratının şefi Hüseyin el-Selame ise Şam’ın bu mevzuda en güvenilmiş olduğu isim durumunda. Kariyerinde hiçbir vakit ön planda çalışmayan el-Selame, Mart ayında Şam ile Kürtler içinde orduya entegrasyonun sağlandığı anlaşmanın da mimarı kabul ediliyor.
YPG SALDIRILARI DEVAM EDİYOR
Bölgeden aktarılan bilgilere gore Suriye’nin en şahin isimlerinden birisi kabul edilen el-Selame’nin kurduğu ve imzalar ile sonuçlanan plana rağmen YPG güçleri, bilhassa Rakka kentinde her gün yeni operasyonlar düzenliyor ve müdafa hatları inşa ediyor. Kaynaklara gore bu hamlelerin amacı ise hem DEAŞ’a karşı caydırıcılığı sürdürmek hem de ABD’nin ihtimaller içinde çekilmesi halinde doğabilecek güvenlik boşluğuna karşı hazırlık yapmak. YPG güçleri tek gerçek güvenlik hatlarının ABD bulunduğunun da bilincinde. İstihbarat uzmanlarının aktardığı bilgilere gore Fransa ve Türkiye’nin bölgedeki pozisyonu ise şu şekilde:
Şam’ın YPG’yi denetim etme noktasında en büyük müttefikinin Türkiye olduğu ifade edilmekte. Ankara bölgede ek olarak İsrail’in önündeki tek ciddi engel durumunda.
ŞAM, FRANSA’DAN RAHATSIZ
Fransa, YPG ile yakın temasta ve Fransız hususi kuvvetlerine bağlı birlikler bölgede YPG’lileri eğitiyor. Fransız Dış İstihbarat Servisi DGSE bir taraftan Fransa’nın bölgede yeni kazanımlar elde etmesine aracı oluyor öteki taraftan ise ülkedeki Fransız uyruklu yabancı savaşçıların takip edeni mevzusunda da Şam yönetimiyle koordinasyonlar yürütüyor. Sadece Suriye yönetiminin Fransa’nın ülkedeki varlığından rahatsız olduğu ve Paris’in hiçbir antak kalma önerisine imza atmadığı da vurgulanıyor. Kaynaklar Türkiye’nin ise Fırat’ın doğusundaki silahlı militan güçlerin tesirini minimize etmek için Şam ile beraber koordinasyon yürüttüğünü ifade ediyorlar. Elde edilmiş bilgilere gore Türkiye ek olarak İsrail’in bölgede İran’ı vurabileceği bir hava koridoru yaratmasının önündeki tek ciddi engel durumunda ve Türkiye ile İsrail içinde bu mevzuda kısa sürede mecburi bir orta yol yaratılmak zorunda kalabilir.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
