Orta Doğu’daki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı üstünden enerji sevkiyatında yaşanmış olan problemler, küresel petrol piyasalarında tutarları hızla yukarı taşıdı. Reuters’a nazaran petrol vadeli tutarları tekrardan 100 doların üstüne çıkarak çatışma öncesindeki seviyelerin ortalama yüzde 50 üstüne terfi etti.
ALMANYA, İSPANYA VE İTALYA’DAN ORTAK BASKI
Almanya, İspanya, Portekiz, İtalya, Polonya ve Avusturya, yükselen enerji maliyetlerinin tüketiciler üstündeki yükünü azaltmak amacıyla enerji şirketlerinin muhteşem kazançlarının vergilendirilmesi için AB çapında bir mekanizma oluşturulmasını istiyor.
Almanya Maliye Bakanı Lars Klingbeil, Avrupa Komisyonu’ndan petrol şirketlerinin yüksek kazançlarının vergilendirilmesine yönelik seçenekler hazırlamasını talep etti. Klingbeil, önerilerin ekim ayında yapılacak bir sonraki AB maliye bakanları toplantısına yetiştirilmesini istiyor.
AVRUPA’DA POMPA FİYATLARI CEP YAKIYOR
Akaryakıt fiyatlarında ülkeler içinde ciddi farklılıklar bulunuyor. 14 Eylül verilerine nazaran motorinin litresi Finlandiya ve Danimarka’da 2,50 euro, Hollanda’da ise 2,49 euro seviyesine ulaştı. Fransa’da motorin 2,29 euro civarında satılırken, Malta’da fiyat 1,20 euro seviyesinde kaldı. Farkın mühim bölümünü ülkelerin uyguladığı vergi politikaları oluşturuyor.
Almanya’da da akaryakıt tutarları siyasal gündemin mühim başlıklarından biri haline geldi. Reuters’ın 15 Eylül tarihindeki haberine nazaran ülkede averaj akaryakıt fiyatı litre başına 2,286 euro ile üstün dereceli seviyeye çıktı.
ALMANYA VERGİYİ DÜŞÜRÜYOR
Berlin yönetimi yükselen fiyatlara karşı tüketicileri rahatlatacak ayrı bir karar da aldı. Almanya, 1 Ekim’den yıl sonuna kadar benzin ve motorinde litre başına toplam 17 euro centlik geçici vergi indirimi uygulamayı planlıyor. Düzenlemenin ortalama 2,5 milyar euroluk vergi pozitif yanları sağlaması planlanıyor.
Avrupa Komisyonu ise şu aşamada AB genelinde ortak bir muhteşem kâr vergisi teklif etmeye hazırlanmadığını belirtiyor. AB Iktisat Komiseri Valdis Dombrovskis, vergilendirmenin esas olarak üye ülkelerin yetkisinde bulunduğunu sadece mevzunun görüşülmeye devam edebileceğini söylemiş oldu.
