Yunanistan, Batı Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği’ne (AB) katılım sürecini hızlandırmak amacıyla kapsamlı bir diplomatik girişim başlattı. Söz mevzusu girişim, Delphi’de düzenlenen temaslar ve imzalanan “Delphi Deklarasyonu” ile somut bir çerçeveye oturtulurken, Atina yönetiminin bölgedeki genişleme sürecine tekrardan ivme kazandırmayı hedeflediği belirtiliyor. Yunan basınına konuşan diplomatik kaynaklara gore girişim, uzun süredir “genişleme yorgunluğu” olarak tanımlanan, AB’nin Batı Balkanlar’a yönelik üyelik sürecinde yaşanmış olan durgunluğu aşmayı amaçlıyor. Bu toplantının derhal peşinden ise Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Genişlemeden Görevli Üyesi Marta Kos, Türk vatandaşlarının da ciddi yatırımlarının bulunmuş olduğu Karadağ ile somut adım atıldığını duyurdu. Kos, AB üyesi ülkelerin Karadağ ile ‘Katılım Anlaşması’nın taslak çalışmalarını başlatma sonucu aldığını deklare etti. Şimdi dikkatler, Balkan ülkelerinin AB yolculuğuna çevrildi.
Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek, Kosova ve Şimal Makedonya’dan üst düzey temsilciler bir araya geldi. (Fotoğraf: Shutterstock)
6 ÜLKEDEN TEMSİLCİLER
Delphi Ekonomik Forumu kapsamında meydana gelen görüşmelerde Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek, Kosova ve Şimal Makedonya’dan üst düzey temsilcilerle bir araya geldi. Görüşmelerin temel amacı, “söz mevzusu altı ülkenin AB üyelik sürecinde ilerleme kaydetmesi için siyasal iradeyi güçlendirmek ve somut adımlar atılmasını sağlamak” olarak açıklandı.
DELPHI DEKLERASYONU
To Vima’da yer verilen habere gore bu diplomatik temasların en mühim neticelerinden biri ise “Delphi Deklarasyonu” oldu. Yunanistan öncülüğünde imzalanan bu deklarasyon, Batı Balkan ülkelerinin Avrupa perspektifini tekrardan teyit ederken, 2003 senesinde Selanik Zirvesi ile şekillenen genişleme vizyonunun “güncellenmiş bir versiyonu” olarak değerlendiriliyor.
STRATEJİK YOL HARİTASI
Habere gore deklarasyon, yalnızca siyasal bir niyet beyanı olmanın ötesinde, bölge ülkeleri ile AB arasındaki ilişkilerin derinleştirilmesini, düzeltim süreçlerinin hızlandırılmasını ve ekonomik-sosyal ilişkilerin artırılmasını hedefleyen bir yol haritası sunuyor. Bununla birlikte taraflar içinde iş birliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrarın pekiştirilmesi de temel öncelikler içinde içeriyor.
ENTEGRASYON HIZLANACAK
To Vima’da Yunanistan’ın bu hamlesi, yalnız diplomatik bir girişim olarak değil, bununla birlikte jeopolitik bir strateji olarak da değerlendiriliyor. Atina yönetimi, Batı Balkanlar’ın AB ile entegrasyonunun hızlandırılmasının Avrupa’nın güvenliği ve istikrarı açısından tehlikeli sonuç bulunduğunu korumak için çaba sarfediyor.
UMUT OLARAK GÖRÜLDÜ
Öte taraftan, Batı Balkan ülkelerinin AB üyelik süreci uzun senelerdir çeşitli engellerle karşı karşıya bulunuyor. Düzeltim süreçlerindeki yavaşlama, üye ülkeler arasındaki siyasal anlaşmazlıklar ve AB içinde genişlemeye yönelik isteksizlik, sürecin ilerlemesini zorlaştıran başlıca faktörler içinde gösteriliyor. Bundan dolayı Delphi’de ortaya konan yeni girişim, sürecin tekrardan canlandırılması açısından mühim bir adım olarak görülüyor.
Batı Balkan ülkeleri uzun süredir bekledikleri üyelik sürecinde somut ilerleme kaydedilmesini ümit ediyor. (Fotoğraf: Shutterstock)
HIZ KAZANABİLİR
AB’nin genişlemeye yönelik raporlarında Batı Balkanlar’ın AB üyeliğinin yalnızca bölge ülkeleri için değil, Avrupa’nın genel güvenlik mimarisi için de stratejik bir öneme haiz olarak görülüyor. Söz mevzusu raporlarda AB, daha ilkin de bölgenin üyelik perspektifini desteklediğini onlarca defa vurgulamış ve genişlemenin sulh, istikrar ve ekonomik kalkınma açısından tehlikeli sonuç bulunduğunu belirtmişti. Yeni süreç, hem siyasal hem de ekonomik boyutlarıyla Batı Balkanlar’ın Avrupa ile bir araya gelmesini hızlandırmayı amaçlarken Delphi Deklarasyonu’nun, önümüzdeki dönemde AB ile bölge ülkeleri arasındaki müzakerelere yeni bir dinamizm kazandırıp kazandırmayacağı ise yakından takip edilecek.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
