Afrika’nın batısındaki Benin’in Cotonou kenti dünyanın değişik bölgelerinden gelen toplumsal hareketlerin mühim buluşmalarına sahne oldu. Dünya Toplumsal Forumu bünyesindeki “Migration Village”da (Göç Köyü) bir araya gelen göçmenler, sınır sertliğinden sağ kurtulanlar, akademisyenler, internasyonal insan hakları örgütleri temsilcileri, aileler ve aktivistler, 12 Ağustos’ta “Bedenlerimiz sizin sınırlarınız değildir” başlıklı Cotonou Özgür Dolaşım Manifestosu’nu yayımladı. 58 etkin küresel dernek, hareket ve kolektifin desteklediği metin; Avrupa’nın sınırlarını Afrika’ya taşıyan politikalarına, göçmenlerin kitlesel şekilde sınır dışı edilmesine ve göçün aşırı sağ tarafınca siyasal bir silaha dönüştürülmesine karşı çıktı. Cotonou’da toplanan Gayrimeşru Borçların İptali Komitesi (CADTM) 8. Dünya Asamblesi ise borç düzeninden emperyalist müdahalelere, ekolojik yıkımdan militarizme uzanan kapsamlı bir rapor yayımladı.
Cotonou Manifestosu’nu imzalayan 58 internasyonal dernek ve hareket, göçmenleri hedef alan politikalara karşı çıktı.
“BEDENLERİMİZ AVRUPA’NIN SINIRLARI DEĞİL”
Dünya Toplumsal Forumu kapsamında düzenlenen Migration Village’ın çalışmalarından doğan Cotonou Manifestosu, göç politikalarını, bu politikaların neticelerini direkt yaşayanların deneyimleri üstünden ele aldı. Metnin hazırlanmasına ölümcül çöl ve deniz güzergahlarından, hapishanelerden, gözaltı merkezlerinden, geri itmelerden, sınır dışı uçuşlarından ve denizde kaçırılmalardan sağ kurtulan göçmenler katıldı. Metin, Avrupa Birliği’nin sınır denetimini kendi topraklarının dışına taşıyan politikalarını eleştirdi. İmzacılar, AB’nin 2000’li yıllardan itibaren Tunus, Libya, Fas, Cezayir, Nijer, Moritanya ve Senegal şeklinde ülkelerle kurduğu işbirlikleri ile Avrupa sınırlarının fiilen Afrika’ya doğru genişletildiğini gözler önüne serdi.
“HAYATLARIMIZ PARA BİRİMİ DEĞİL”
Göçmen karşıtı “salgın” söyleminin Avrupa aşırı sağında tekrardan yükselişe geçtiğine dikkat çeken hareketler, bu söylemin kitlesel sınır dışı etme uygulamalarını meşrulaştırdığını ve göçmenleri ekonomik ve toplumsal sorunların sorumlusu haline getirdiğini belirtti. Cotonou Manifestosu’nda bazı Afrika hükümetlerinin de Avrupa’dan sağlanan kaynaklar karşılığında göçmenlerin yakalanması, gözaltına alınması ve sınır dışı edilmesinde rol oynadığı ifade edildi. Piyasaya sürülen manifestoda “Bedenlerimiz Avrupa’nın sınırları değil. Hayatlarımız da Afrika’nın para birimi değil” ifadelerine yer verildi.
CADTM Dünya Asamblesi, gayrimeşru borçların iptalini isterken, militarizm ve emperyalist müdahalelere karşı ortak savaşım çağrısında da bulunmuş oldu.
BORÇ DÜZENİNE KARŞI ÇIKILDI
Cotonou’da ek olarak Afrika, Asya, Latin ABD ve Karayipler, Ortadoğu, Avrupa ve Şimal ABD’dan iktisat uzmanları ve bağımsız ekonomi kurumlarının katılmış olduğu Gayrimeşru Borçların İptali Komitesi’nin (CADTM) 8. Dünya Asamblesi de düzenlendi. Asamble’nin arkasından hazırlanan raporda gayrimeşru borç, paracı sömürü, ekolojik yıkım, aşırı sağ ve emperyalist saldırganlığın birbirleriyle bağlantılı olduğu vurgulandı. CADTM, eleştirisini yalnızca Batılı finans kuruluşlarıyla sınırlamadı. Bildiride BRICS ülkeleri ile Yeni Kalkınma Bankası’nın Afrika halkları açısından bir alternatif oluşturamadığı da ifade edildi. CADTM bildirisinde ise borç problemi iklim krizi, militarizm ve emperyalizmle beraber tek çerçevede değerlendirildi. Raporda, iklim felaketlerinden tarihsel olarak minimum görevli olan ülkelerin kasırga, sel, kuraklık ve sıcak hava dalgalarının arkasından tekrardan borçlanmak zorunda bırakıldığı belirtilirken, borç yaratan “iklim finansmanı” mekanizmaları da reddedildi.
TARİHSEL TAZMİNAT ÇAĞRISI
Rapor ve bildiride ek olarak sömürgecilik, iklim ve çevre krizi, köle ticareti, soykırım ve zorla yerinden etmeler sebebiyle tarihsel tazminat çağrısı da yapılmış oldu. Filistin halkıyla dayanışma diye deklare edildi; Küba’ya yönelik ABD ablukasının kaldırılması ve müdahalelere son verilmesi yönünde davet yapılmış oldu. CADTM’nin altını çizdiği bir öteki mühim başlık ise dünyada artan askeri harcamalar oldu. Sıhhat, eğitim, konut ve iklim politikalarına ayrılabilecek kaynakların silahlanmaya yönlendirildiğini belirten rapor, kamu kaynaklarının toplumsal hizmetlere aktarılmasını talep etti.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
