Suriye Demokratik Güçleri’nin 25 Ağustos’ta bağımsız bir askeri güç olarak faaliyetlerine son verdiğini açıklaması, Suriye’de iç harp sonrası yeni dengelerin en mühim adımlarından biri oldu. SDG lideri Mazlum Abdi’nin Şam’da yapmış olduğu açıklamayla duyurulan karar ile örgütün Suriye ordusu ve devlet kurumlarına kademeli entegrasyon sürecinin tamamlandığı mesajı verildi. Batı medyası, gelişmeyi Şam yönetiminin ülke üstündeki kontrolünü tekrardan tesis etme planında mühim bir aşama olarak değerlendirdi. Sadece SDG’nin feshedilmesi, askeri yapının ortadan kalkmasından oldukca daha kapsamlı bir dönüşümün başlangıcı olarak görülüyor. Washington Institute tarafınca 31 Ağustos’ta piyasaya sürülen değerlendirmeye gore, kuzeydoğu Suriye’de sivil ve askeri entegrasyon büyük seviyede tamamlanmış olsa da binlerce eski SDG mensubunun statüsü hala netleşmiş değil.
Suriye’de Araplar ve Kürtler içinde siyasal itimatı oluşturmak için adım atılıyor.
6 BİN KİŞİ KATILDI
Kuruluşun verilerine gore ortalama 6 bin SDG mensubu Suriye Müdafa Bakanlığı bünyesindeki dört tugaya katıldı. İçişleri Bakanlığı’na geçirilmesi planlanan “Asayiş” güçleri ve hanım savaşçıların geleceği mevzusunda ise çözülmesi ihtiyaç duyulan başlıklar bulunuyor. Washington Institute, SDG’nin toplam mevcudunun 50 bin civarında olduğu tahmininin, değişik güvenlik birimlerini kapsayıp kapsamadığı kapsamında belirsiz bulunduğunu belirtiyor. Şam yönetimi daha ilkin SDG’nin önde gelen isimlerinden “Sipan Hamo”yu “doğu bölgelerinden görevli müdafa bakan yardımcılığına” getirmişti. Mazlum Abdi, SDG’nin feshedilmesinden üç gün sonrasında Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara tarafınca cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak atandı. Bu atama, senelerce karşı karşıya gelen iki taraf içinde yeni bir siyasal ilişki kurulabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
AÇIKTA KALANLAR
Washington Institute’un 31 Ağustos tarihindeki değerlendirmesine gore, ortalama 50 bin olduğu tahmin edilen SDG mevcudunun tamamının yeni devlet yapısına iyi mi dahil edileceği hemen hemen netleşmiş değil. Şu ana kadar ortalama 6 bin SDG mensubu Müdafa Bakanlığı bünyesindeki dört tugaya alındı. İçişleri Bakanlığı’na ise ortalama 4 bin SDG mensubunun geçirilmesi planlanıyor. Ek olarak Haseke’de ortalama 9 bin “Asayiş” mensubunun, Kobani’de (Ayn el Arab) ise ortalama 1.500 “Asayiş” mensubunun İçişleri Bakanlığı bünyesinde vazife yapması öngörülüyor. Hanım militanların yeni güvenlik yapısındaki statüsü ise hemen hemen kesinleşmiş değil.
KÜRTLERİN HAKLARI
Al Sharq Al-Awsat’ta 1 Eylül’de piyasaya sürülen Fayez Sara imzalı değerlendirmede, SDG’nin feshedilmesinin yalnızca askeri bir karar olmadığı, Kürt meselesinin silahlı savaşım yerine siyasal yöntemlerle çözülmesi açısından yeni bir aşama oluşturduğu savunuldu. Sara’ya gore bundan sonraki süreçte Şam’ın uygulayacağı politikalar belirleyici olacak. Bu çerçevede Kürtlerin dil, kültür ve siyasal katılım hakları öne çıkıyor. Washington Institute da Kürtçe eğitimin kapsamı, mahalli yönetimlerin merkezi devlet yapısına entegrasyonu ve eski SDG kadrolarının yeni Suriye’deki konumu şeklinde başlıkların entegrasyonun başarısını belirleyeceğini belirtiyor.
SDG’nin feshi, ülkenin tek bir siyasal ve askeri yapı altında birleşip birleşemeyeceğini gösterecek.
TÜRKİYE YAKINDAN İZLİYOR
SDG’nin feshedilmesi Ankara tarafınca da pozitif karşılandı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kararın Suriye’nin birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirtti. Türkiye, SDG’yi uzun süredir PKK ile bağlantılı bir yapı olarak görüyor ve Suriye’nin kuzeyinde ayrı bir silahlı güç olarak etkinlik göstermesini ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyordu.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
