Marmara Denizi’nde son iki haftada meydana gelen minik ölçekli depremler bölgedeki sismik hareketliliği tekrardan gündeme taşıdı. Son sarsıntı bu sabah saat 05.15’te Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında meydana geldi. AFAD depremin büyüklüğünü 3.1, merkez üssünü ise Karacabey’e 7,22 kilometre uzaklıktaki Marmara Denizi olarak deklare etti. Son sarsıntı sonrası gözler bir kez daha Marmara Denizi tabanındaki riske çevrildi.
PEŞ PEŞE SARSINTILAR
26 Ağustos’ta Armutlu açıklarında 3.2 büyüklüğünde bir zelzele kaydedilirken, 29 Ağustos’ta Şarköy açıklarında 1.6, 30 Ağustos’ta Çınarcık açıklarında 1.7 büyüklüğünde sarsıntılar meydana gelmişti. Aynı dönemde Marmara Ereğlisi ve Erdek açıklarında da minik ölçekli depremler kaydedildi. 1 Eylül’de ise Büyükçekmece’nin ortalama 22 kilometre açığında 1.7 büyüklüğünde zelzele yaşandı. Bölgedeki hareketlilik Ağustos ayının ikinci yarısında Adalar açıklarında yaşanmış olan zelzele dizisiyle de dikkat çekmişti. Dokuz Eylül Üniversitesi Zelzele Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin incelemesine gore 18-20 Ağustos içinde Marmara Denizi’nde büyüklükleri 1.4 ile 3.2 içinde değişen 185 sarsıntı kaydedildi.
Zelzele Uzmanı Prof. Dr. Cenk Yaltırak, haberglobal.com aracılığı ile; “Bizim çalışmalarımızda en büyük zelzele 7.6 ve Doğu Marmara Fayında. Sonrasında Doğu Marmara Sırtı Fayı ve Kumburgaz Fayı’nın 7.1, 7.4 büyüklüğünde zelzele üretme potansiyeli var” demişti.
STRES GÜNEY KOLDA BİRİKİYOR
Meydana getirilen incelemede bu depremlerin direkt kilitli olduğu değerlendirilen ana fay segmenti üstünde değil, Adalar Fayı’nın çevresindeki ikincil kollarda meydana geldiği açıklandı. Uzmanlar söz mevzusu hareketliliğin tek başına büyük bir depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi icap ettiğini vurgularken, Haberglobal.com’ye konuşan Prof. Dr. Osman Bektaş ise Marmara Denizi’ndeki zelzele riskinin cenup kolda biriktiğini söylemiş oldu. Yerbilim Mühendisi Prof. Dr. Bektaş, İznik-Mekece hattındaki stres birikimine dikkat çekerken şunları söylemiş oldu: “Şimal Anadolu Fay Sistemi’nin Marmara’daki cenup kesiminin mühim parçalarından kabul edilen İznik-Mekece segmenti, Pamukova’dan İznik Gölü’nün güneyine doğru uzanıyor. Bu hat uzun süredir sessiz. 1935’ten bu yana ortalama 91 senelik bir gerilim birikimi söz mevzusu. Buna 1999 İzmit depreminin batıya doğru yapmış olduğu stres transferi de eklendiğinde, cenup koldaki enerji birikiminin mühim seviyede arttığını söyleyebiliriz. Marmara’yı değerlendirirken yalnızca şimal kola odaklanmak doğru değil.”
TAKİP EDİLMELİ
“Fayın sessiz olması tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor” diyen Prof. Dr. Bektaş, “Tam tersine uzun süre kırılmayan segmentlerde biriken gerilimin yakından izlenmesi gerekiyor. Şimal ve cenup kollar içinde stres paylaşımı yaşanırken, Çınarcık Çukuru ile Kumburgaz Çukuru arasındaki Orta Marmara Sırtı da stres birikimi açısından öne çıkan bölgeler içinde” uyarısında da bulunmuş oldu.
BURSA VE GEMLİK UYARISI
Zelzele Uzmanı Prof. Dr. Şerif Sulh ‘da cenup koldaki riske dikkat çeken uzmanlardan. “Anadolu levhası, Avrasya levhasıyla Afrika ve Arap levhası içinde sıkışıyor” diyen Prof. Dr. Sulh, “Depremin öncü olabilmesi aynı büyüklükte birkaç gün arayla aynı büyüklükte depremlerin yaşanması arkasından daha büyük bir sarsıntının olması gerekir. Şimal Anadolu fay zonunun 1900 yılından bugüne dek öncü depremi yok. Ihtimaller içinde büyük Marmara depreminde bizlere gore risk orta ve cenup kol dediğimiz hatta yoğunlaşmış durumda. Orta ve cenup kol İznik, Gemlik ve Bursa’nın kuzeyine uzanıyor” ifadelerini kullandı.
