Türkiye’nin ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 27 Ekim’de İstanbul Barbaros Meydanı’nda “Yaşam Hakkı” mitingi düzenledi.
CHP’nin İstanbul teşkilatları miting alanında sıkı güvenlik önlemleri altında toplanmaya başladı. Gazete Duvar miting öncesinde bazı katılımcılarla konuştu.
Katılımcılar Fethi Erdoğan ve Arif Genç Ahmet Uçar, CHP’nin Kürt sorununu çözme konusunda daha cesur olması gerektiğine inanıyorlardı. Bazı CHP’liler, hükümet müttefiki Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarının samimiyetsiz olduğu yönündeki süreci değerlendirdi. Fethi Erdoğan, “CHP’nin bir politikası olması lazım. Kılıçdaroğlu aslında bir adım atmıştı. Özgür Özel’in il ziyaretlerine devam etmesi gerekiyordu. Cesur olmalıydı. Programı neden iptal ediyorsunuz?”
CHP’liler partilerinin bir program oluşturup çözümde öncü rol oynaması gerektiğine inanıyorlardı. “Erdoğan ‘Kürt sorunu var’ diyor. Özgür Özel’in dik durması gerekiyor. Anketlerde 5 puan geriledik. Aktif olması ve inisiyatif alması gerekiyor. CHP lider parti olmasa bile dimdik ayakta durmalı. Aksi takdirde insanlar CHP’yi eleştirecektir. Bu sorun Meclis’te çözülmeli” dedi.
Ancak bazıları olası çözüm konusunda kötümserdi ve Kürt sorununun çözülmeyeceğine inanarak, “Hiçbir zaman barış olmayacak. Her zaman bir şeyler vardır. Daha önce de aynı şey olmuştu.”
Mitingin başlamasına kısa süre kala İstanbul’un göbeğindeki meydan doldu taştı. Mitinge çevre illerden CHP’nin yerel örgütleri de çok sayıda katıldı.
CHP’li örgütler miting alanına girerken sık sık “Faşizme karşı omuz omuza”, “Gün gelecek, çark dönecek, AKP halka hesap verecek” gibi sloganlar attı. Barbaros Meydanı’na gelenlerin çoğunluğunu emekliler oluştururken, birkaç genç grup da mitingde yerini aldı. Katılımın hem sahilden hem de Barbaros Caddesi’nden devam ettiği mitingde, İstanbul Sözleşmesi’nden sokak hayvanlarının öldürülmesine kadar her türlü şiddete karşı pankartlar yer aldı.
Mitingde parti lideri Özgür Özel sahne aldı. Konuşmasına, 23 Ekim’de Türk Havacılık Sanayii’nin (TUSAŞ) başkent Ankara’daki tesisine düzenlenen silahlı saldırıyı kınayarak başladı.
“Terör bizi susturmayı amaçlıyor, amacı da korku yoluyla bize yön vermektir. Toplumsal barışı sağlayan bir Türkiye için çalışıyoruz. Yaşam hakkı için buradayız.”
Parti lideri, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin Türkiye’yi herkes için güvensiz hale getirdiğini sözlerine ekledi. Hükümet, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek, başıboş köpeklerin yok edilmesi için yasama meclisi geçirerek veya özel hastanelerde dolandırıcılık çetelerinin “ortaya çıkmasına” izin veren sağlık sistemini denetlemeyerek Türkiye’de birçok insanın hayatını ihlal etmişti.
“Bu milleti koruyamayanlar emanete ihanet edenlerdir. Biz bunlara karşı kararlı bir şekilde duruyoruz. Bu iktidarla eylemlerini düzeltene, politikalarından vazgeçene ve bu ülke kadınlar, çocuklar, bebekler ve hepimiz için güvenli hale gelene kadar mücadele edeceğiz. Bu ülkeyi yine biz kurtaracağız” dedi.
Sözlerine şöyle devam etti: “Bizim tutumumuz nettir. Kürtler sorun olmadığını söyleyene kadar Kürt sorununun varlığına inanacağız.”
Sorunun parlamentoda, ihtiyacı olan herkesin konuşabileceği bir süreçte çözülmesi gerektiğini savundu. “Ancak sorunun çözümü için tek kişiyi görevlendirmek yanlış bir yaklaşımdır. Çözümün adresi olarak Meclis’i belirliyoruz.”
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, müttefiki Devlet Bahçeli’nin Kürdistan İşçi Partisi (PKK) elebaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ihtimaline ilişkin son açıklamalarını dikkate alma çağrısında bulundu. “Bay. Erdoğan bu konuda hâlâ tek kelime etmedi. Sözcünün görevi bitti. Erdoğan’ın çıkıp bu millete açıklama yapması gerekiyor. Bahçeli’yi sözcü yapmayın; Söylemen gerekeni kendin söyle,” diye bitirdi.
![]()
