Demokratik Kurumlar Platformu’nun Diyarbakır’da günlerce planlanan “Özgürlük Mitingi”, valiliğin aldığı yasakla engellendi.
Diyarbakır ve çevre illerin çoğunda valilikler gösteri, etkinlik, toplantı ve protesto yürüyüşlerine 5 gün süreyle yasak getirdi. Bu şehirlere giriş çıkışlar da yasaklandı.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, yasak nedeniyle farklı şehirlerden Diyarbakır’a gitmek isteyenlere izin verilmedi.
Kürt yanlısı Halkların Eşitlik ve Demokrasi (DEM) Partisi üyeleri, İstanbul’un çeşitli ilçelerindeki hareket noktalarında bir araya geldi.
Polis, yasağı gerekçe göstererek ayrılmaya çalışanları engelledi. Bunun üzerine bazı vatandaşlar diğer otobüs firmalarından bilet alırken, bazıları da özel araçlarıyla yola çıktı.
İzmir’in Konak ilçesinde Manisa, Aydın, Muğla ve Denizli’den çok sayıda kişi Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Ege Bölge Müdürlüğü önünde toplandı.

Polis ablukalarına tepki gösteren DEM Partisi İzmir Eşbaşkanı Düzgün Küçük, tutuklu Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lideri Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması talebiyle Diyarbakır’a gitmeyi planladıklarını söyledi.
Ablukaları protesto etmek amacıyla parti üyeleri dört saatlik barikat gösterisi düzenledi. Daha sonra Basmane Mahallesi’ne yürüyen grup, kararı kınayan bir bildiri yayınladı.
Oturma eylemine katılan DEM Partisi Merkez Komite üyesi Fikret Çolakoğulları, seyahat haklarının engellendiğini belirtti. “Otobüsümüz 7 kez durduruldu. Bursa’dan geçişimize izin verilmiyor. Bunu belgeledik, sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız” dedi.
Ankara’da mitinge katılmak isteyen kalabalık bir grup Kurtuluş Parkı’nda toplandı. Polis tarafından çevrelenen grubun dağılması engellendi ve bunun yerine oturma eylemi düzenleyerek basın açıklaması yaptı.
Mitingde DEM Partisi Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan, konuşması sırasında polisin sık sık siyasetçilerin konuşmasını kesmesini eleştirdi. Bakırhan, “Bugün karşı karşıya olduğumuz durum, Türkiye’ye barış getireceğini iddia edenlerle çelişen bir durumdur.” “Türkiye’de barış, bir kamu görevlisinin eşbaşkanımızın konuşmasını kesmesiyle sağlanamaz.”
Bakırhan, hükümete seslenerek, “Tecridi uyguladınız, İmralı’nın kapılarını kilitlediniz. Ekonomi çöktü, toplum geriledi, toplumsal gerilimler tavan yaptı. Komplo ve tecrit politikaları başarılı olsaydı bugün binlerce kişi burada seferber edilmezdi. Politikanız başarısız oldu; Kabul edin, Türkiye ciddi bir çıkmazdadır.” Şöyle devam etti:
“İmralı’nın kapılarını kilitleyerek bu ülkenin demokrasisine zarar veriyorsunuz. Kürt dilinin konuşulmasını engellemek, tecridi uygulamak için milyonlar harcadınız.”
Parti eşbaşkanı, hükümetten Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını talep etti. “Barışçıl ve demokratik bir arada yaşamayı savunan Sayın Öcalan’ın sesini duyalım. Sayın Öcalan, Kürt halkının barış umududur. Sayın Öcalan’ı bir hücreye, bir odaya kapatamazsınız. Sayın Öcalan İstanbul’un işçisi, Amed’in kadın yoldaşıdır.”
Bakırhan, Kürt sorununun çözümünün iki yerde olduğunu kaydetti: Öcalan’ın tutulduğu İmralı Adası ve TBMM.
“İmralı’nın kapılarını açın. Bu komplo ve tecrit politikalarına karşı durmaya devam edeceğiz. Sayın Öcalan’ın barışa uzattığı eli bu ülkenin umududur.”
DEM Partisi’nin Kürt çözümü için her türlü girişimi yapmaya hazır olduğunu vurguladı. “Tüm acılara, ızdıraplara ve baskılara rağmen Türkiye’de barış çağrısında bulunuyoruz. Biz diyoruz ki, uluslararası yollarda çözüm aramayalım. Son yerel seçimlerde halk tecrit politikalarına ‘hayır’ dedi.” diye konuştu.
![]()
