31 Mart yerel seçimleri iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) büyük bir darbe indirdi. Parti, bazı önemli belediyelerini ve kalelerini ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) kaptırmakla kalmadı, aynı zamanda 2002 yılından bu yana ilk kez kuruluşunda CHP’den sonra ikinci sırada yer aldı.
Sonuçlar Türkiye’yi şok etti; bazı uzmanlar, hiç bitmeyen ve azalmayan yüksek enflasyon, İsrail ile ticari ilişkilerin devam etmesi ve emeklilerin ekonomik koşullarının kötüleşmesi nedeniyle AKP’nin sandıklara gidecek yeterli sayıda seçmeni çekemediği yorumunu yaptı.
Sonuçlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ancak Mayıs 2023 genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra uygulamaya konulan sıkı para politikasını sürdürmek isteyip istemeyeceği sorusunu gündeme getirdi.
Ankara’nın yıllık “orta vadeli programı”, Erdoğan’ın yeni bir kabine ve merkez bankası başkanını atamasının ardından 2023 yazında daha geniş bir politika U dönüşünde bir kilometre taşı oluşturdu. Haziran ayından bu yana yeni merkez bankası faiz oranlarını şu ana kadar yüzde 8,5’ten yüzde 50’ye çıkardı.
Erdoğan, 31 Mart sonunda yaptığı geleneksel “balkon” konuşmasında, “Ülkemize, milletimize ve gelecek nesillere mal olacak popülist adımlardan uzak durduklarını” söyledi. Başta enflasyon olmak üzere ekonomik programımızın olumlu sonuçlarını yılın ikinci yarısında görmeye başlayacağız.
Ayrıca, geçen yıl seçim dönemlerinin de ekonomik kötüleşmeyi körüklediğini ima etti ve “Geçen yıl için ülkemizi, ulusumuzu ve ekonomimizi tüketen bugün itibariyle seçim gündeminin kapanması bile bir büyük kazanç. Türkiye’nin önünde 4 yıldan fazla hazine var. Milletin ve ülkenin vaktini boşa çıkaracak tartışmalarla bu dönemi heba edemeyiz” diyerek erken seçime kapılarını şimdilik kapattı.
İş dünyamızdan bürokrasiye, esnaftan çiftçiye, tüccardan işçiye, öğrenciye kadar herkes asıl gündemine odaklanabilecek.
Benzer şekilde Maliye ve Hazine Bakanı Mehmet Şimşek de 1 Nisan’da sosyal medya paylaşımında “orta vadeli programımızı güçlendirmeye ve kararlılıkla uygulamaya devam edeceklerini” söyledi.
“Sıkı para politikası, seçici kredi ve gelirler politikasının yanı sıra, ana hedefimiz olan enflasyonu kalıcı olarak tek haneye düşürmek için kamu harcamalarını kontrol ederek tasarruflara öncelik vereceğiz. Uygulayacağımız yapısal reformlarla ekonominin dönüşümünü gerçekleştirerek verimliliği ve rekabet gücünü artıracağız. Böylece sürdürülebilir büyüme hedefimize ulaşacağız ve kalıcı refah artışı toplumun tüm kesimleri tarafından paylaşılacaktır. Başarıya giden yol azim, kararlılık ve sabır gerektirir” diye sözlerini tamamladı.
Mahalli seçim sonuçları milletimiz için ve hayırlı olsun.
Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Programımızı (OVP) güçlendirerek kararlılıkla uygulamaya devam ediyor.
Ana hedefimiz olan enflasyonu kalıcı olarak tek haneye daraltmak için sıkı para, seçici kredi ve…
— Mehmet Şimşek (@memetsimsek) 1 Nisan 2024
Bu arada Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da 1 Nisan’da yaptığı açıklamada, “Enflasyonla mücadelemizin sonuçlarını yılın ikinci yarısında önemli ölçüde görmeye başlayacağız” dedi.
“Böylece ücret artışlarının zaman içinde aşınmasını önleyeceğiz ve refahta kalıcı bir artış sağlayacağız. Ekonomide yapısal reformları gerçekleştirirken kamu yönetiminin verimliliğini artırmaya, demokratik standartlarımızı yükseltmeye ve daha etkin bir adalet sistemi kurmaya odaklanacağız” diye konuştu.
Türkiye, Mahalli İdareler seçimlerini demokrasiye yaraşır bir biçimde gerçekleştirmiştir. Vatandaşımızın iradesiyle oluşan sonuçların ortaya çıkması, milletimize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum.
Demokrasi ve kalkınmada daha yüksek hedeflere ulaşma yolunda, hayati…
— Cevdet Yılmaz (@_cevdetyilmaz) 1 Nisan 2024
TÜİK’in resmi verilerine göre şubatta yıllık enflasyon yüzde 67,07’ye yükselirken, bağımsız enflasyon araştırma grubu ENAG bu rakamı yüzde 121,98 olarak belirledi.

