Vaka, 1 Temmuz’da Antakya ilçesi Ekinci Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya nazaran 19 yaşındaki Mehmet Arda Yaman ile husumetlisi 20 yaşındaki M.B., Ekinci Mahallesi Mezarlığına buluştu. Taraflar içinde çıkan sözlü münakaşa kısa sürede kavgaya dönüştü. M.B., araçtan almış olduğu pompalı tüfekle Yaman’a doğru ateş etmeye başladı. Sol bacak kasık bölgesi ile sağ kol üstünde oldukca sayıda saçma isabet eden Yaman kanlar içinde yere yığılırken M.B. aracına binerek vaka yerinden uzaklaştı. Pompalı tüfekle sokak ortasında infaz edilen genç Yaman’ın, o anları cep telefonu kamerasına yansıdı. Vakası gören vatandaşların suç duyurusu ile adrese polis ve ambulans ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin peşinden kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere karşın kurtarılamayarak yaşamını kaybeden genç, Paşaköy Mahallesi Mezarlığına defnedildi.
Olayın şüphelisi M.B. polis ekiplerinin geniş çaplı incelemelerinin peşinden yakalanarak gözaltına alındı. Meydana getirilen incelemede M.B.’nin 7 kabahat kaydı olduğu, vakada yaşamını kaybeden Yaman’ın ise taksirle yaralama ve kasten yaralama suçlarından 2 kabahat kaydı olduğu öğrenildi.
“Bizim canımız yandı fakat kimseninki yanmasın, bu delikanlılara mukayyet olalım”
Vakada can veren torunuyla hayallerinin yarım kaldığını özetleyen dede Demirel Yaman, “Ben dedesiyim. Arda, delikanlı bir çocuk ve elindekini al ye, o şekilde bir çocuktu. Bugüne dek kimselerle husumeti bir şeyi yoktu. Arda’yı 6 ay sonrasında askere gönderecektim. Bana askere giderken aracı ben süreceğim söylediğinde ben de oğlum ehliyetini al, bin git’ dedim. Arabam aslına bakarsanız senindir. Torunuma bunu meydana getiren Tanrı’ından bulsun. Hayalleri vardı. Dede beni sev evlendireceksin söylediğinde ben de ona, sen hayırlısıyla askerliğini yapmış olup ulaştığında seni evlendireceğim dedim. Ben seferden geldiğimde torumun derhal gelip elimi öperdi. Bizim canımız yandı fakat kimseninki yanmasın, bu delikanlılara mukayyet olalım. Bu canları tekrar yakmasın. Katile en ağır ceza verilsin. Bu şekilde kişiler tekrar dışarıya çıkmasın. Ben öldüm, yandım ve kimse de yanmasın” dedi.
“Katilin içeride olması annenin yüreğini soğutmasa da bir damla su serpebildi”
Verilecek cezanın vakada ölen Arda’nın annesinin yüreğindeki acıyı bir nebzede olsa rahatlatacağını ifade eden Erhan Yılmaz, “Biz buradayken arkadaşıyla kavga etmiş ve bıçaklanmış diye duyduk. Ondan sonra silahlı bulunduğunu öğrendik. Bu bizi ayrı bir üzdü. Her ne olursa olsun bizim de gençlerimiz ve ailemiz var. Bu süreçte de bu şekilde durumla karşılaşmak bizi vicdanen daha oldukca rahatsız etti. Bir annenin, bir evladını gömmesinin ne demek bulunduğunu tüm anneler oldukca iyi bilir muhakkak. Bu kurşun bir gence değil, bence tüm annelere atılmıştır. Arda; saygılı, efendi, büyüğünü, küçüğünü ve yerinde konuşmasını bilendi. Yaşı küçüktü 18’ine yeni girdi fakat 30 yaşlarında bir insan şeklinde muhabbet etmesini bilir. Son zamanlarda benim yeğenimle samimi bir dosttu. Yeğenim uzman çavuş olunca ben de olacağım diyordu. Ben de askere gideceğim derken bu şekilde güzel hayalleri vardı. Güzel hayaller de bu şekilde yıkılıp gitti. Ümit ederim bu şahıs en ağır cezasını alır. Katilin içeride olması annenin yüreğini soğutmasa da bir damla su serpebildi. Gerekeni devletin yapacağına inanıyorum. Bu şekilde silahların yüce orta satılmaması gerektiğine de inanıyorum. Her insana tabanca verilmemesi gerektiğine de inanıyorum” ifadelerini kullandı.
