Almanya’da Şansölye Friedrich Merz’in ilk yılını doldurmasının arkasından düşen oy oranları, tıkanan reformlar, İsrail’e destek veren dış siyaset çizgisi ve Filistin yanlısı gösterilerle yönelik polis müdahaleleri ile ortaya çıkan güvenlik refleksi hükümet üstündeki baskıyı artırdı. Alman basınında CDU içinde Hendrik Wüst benzer biçimde adların Merz’e alternatif olarak tartışıldığı iddia edilirken, hükümet sözcüsü Stefan Kornelius iddiaları reddetti. Forsa anketinde Merz’den memnun olanların oranının yüzde 14’e kadar düşmüş olduğu, ırkçı AfD’nin ise bazı anketlerde CDU/CSU blokunun önüne geçmiş olduğu bildirildi. Uzmanlara gore Almanya’ya gölge düşüren aslolan çekince aşırı sağcı AfD’nin yükselişi.
Vergi, sıhhat ve emeklilik reformlarında yaşanmış olan tıkanıklık ile ekonomik durgunluk, Friedrich Merz’e yönelik desteği zamanı seviyelere geriletti. Son anketlerde sevinç oranı yüzde 14’e kadar gerilerken, hükümete duyulan itimat de hızla eriyor. (Shutterstock)
İSRAİL’E KARŞI HALK BASKISI
Friedrich Merz hükümetinin en fazla tepki çeken başlıklarından biri İsrail’e verdiği siyasal destek oldu. Almanya, Holokost sonrası “Staatsräson” (devlet aklı, ilkesi) olarak tanımlanan İsrail güvenliği doktrinini dış politikasının merkezinde tutarken, Gazze’deki kıyımın büyümesiyle Berlin’de bu çizgiye yönelik toplumsal tepki arttı. Eylül 2025’te Berlin’de ortalama 50 bin şahıs Gazze’de savaşın sona ermesi, Almanya’nın İsrail’e tabanca ihracatını durdurması ve Avrupa Birliği’nin İsrail’e yaptırım uygulaması talebiyle yürüdü. Aynı dönemde Berlin, Düsseldorf ve başka kentlerde Filistin yanlısı gösterilere geniş polis gücüyle müdahale edildi. Gösterilerde polisin fark gözetmeksizin sertlik uygulaması ise toplumdaki tepkiyi arttırdı.
EKONOMİ DURDU, KOALİSYON GERİLDİ
Merz hükümetinin iç politikadaki temel krizi, CDU/CSU ile SPD arasındaki düzeltim başlıklarında yaşandı. Hükümetin vergi, toplumsal yardım ve sıhhat reformlarında haftalarca devam eden anlaşmazlıklar yaşandı; Merz ilk yıl dönümüne ekonomik durgunluk ve koalisyon içi gerilimlerle girdi. Emeklilik paketi Aralık 2025’te Bundestag’dan 318 evet, 224 hayır ve 53 çekimser oyla geçse de CDU/CSU içindeki 18 genç milletvekilinin itirazı hükümetteki kırılganlığı gözler önüne serdi. Paket, emeklilik seviyesinin 2031’e kadar averaj ücretlerin yüzde 48’i düzeyinde tutulmasını öngörüyordu. Alman basını Merz’in ilk yılını “çamura saplanmış” bir hükümet görüntüsüyle tamamladığını, Mayıs 2026 itibarıyla seçmen memnuniyetinin yüzde 19’a kadar düştüğünü yazdı. Son Forsa anketinde ise memnuniyetin yüzde 14’e gerilediği, memnun olmayanların oranının ise yüzde 84’e ulaşmış olduğu açıklandı.
ABD-RUSYA ARASINDA KIRILGAN POLİTİKA
Friedrich Merz’in dış politikası da hükümet üstündeki baskıyı artıran başlıklardan birisi durumunda. ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya mesafeli tutumu Berlin’de Avrupa müdafa özerkliği tartışmalarını da bununla beraber getirdi. Merz hükümeti Fransa ile nükleer caydırıcılık ve müdafa sanayii alanında yakınlaşma arayışına girdi. FAZ’ın analizine gore iki ülke arasındaki ortaklık, finansman, komuta yapısı ve ABD nükleer şemsiyesinin geleceği mevzularında “son aşama kırılgan” aşama kaydediyor. Rusya mevzusunda ise Merz, Ukrayna’ya askeri desteği sürdürerek Moskova’ya karşı sert çizgide kaldı; sadece ekonomik durgunluk, enerji maliyetleri ve harp harcamaları Alman seçmeninde tepki yaratmış durumda. Merz’in ilk yılının ülkenin tartışmalı Başbakanlık dönemlerinden birisi olduğu ifade ediliyor.
Almanya’da aşırı sağcı AfD’nin yükselişi yalnızca siyaseti değil, ülkenin demokratik geleceğini de tehdit ediyor. Alman basını, doğu eyaletlerindeki seçimlerin AfD’nin tesirini daha da artırabileceği uyarısında bulunuyor. (Shutterstock)
IRKÇI AFD’Yİ DURDURAMADI
Alman basınında aşırı sağcı AfD’nin yükselişiyle beraber Merz’in görevden alınabileceği iddiaları da gündeme geliyor. Bild’in haberine gore CDU/CSU desteği yüzde 23’e gerilerken, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 28’e kadar çıktı. Bu tablo, Merz’in AfD’yi durdurma vaadinin tersine döndüğü yorumlarına yol açtı. Bild gazetesinin iddiasına gore Şimal Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst ihtimaller içinde halef olarak kulislerde ön plana çıkan isim durumunda. Wüst, CDU’nun daha merkezci kanadına yakın görülürken, eski Şansölye Angela Merkel çizgisine de yakın bir profil olarak değerlendiriliyor. Hükümet sözcüsü Stefan Kornelius bu iddiayı “söylenti ve vurgunculuk” olarak nitelendirirken Wüst ise net olmayan ifadeler kullanıyor. Der Spiegel gösterim organındaki analize gore, bilhassa Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern benzer biçimde doğu eyaletlerinde yapılacak seçimlerde AfD’nin kuvvetli netice almasının Merz üstündeki baskıyı fazlasıyla arttıracağı ifade ediliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
