Almanya ekonomisi, ihracattaki kuvvetli performansın etkisiyle bu senenin ilk çeyreğinde bundan önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 gelişme kaydetti.
Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), ilk çeyreğe ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) nihai verilerini deklare etti.
Buna nazaran, Almanya’da mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH, bu senenin birinci çeyreğinde bundan önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 büyüdü.
Böylece Destatis, 30 Nisan’da ilk çeyrek için öngördüğü yüzde 0,3’lük gelişme verisini son açıklamasıyla teyit etti.
Ülke ekonomisi, geçen senenin aynı dönemine nazaran ise yüzde 0,4 genişledi.
Destatis Başkanı Ruth Brand, mevzuya ilişkin değerlendirmesinde, senenin başlangıcında ihracatta yaşanmış olan belirgin artışın ekonomik büyümeyi pozitif yönde etkilediğini belirtti.
2025’in son çeyreğinde gerileyen mal ve hizmet ihracatı, bu senenin ilk çeyreğinde yüzde 3,3 artış gösterdi. Aynı dönemde ithalat ise çeyreklik bazda yalnızca yüzde 0,1 terfi etti.
Senenin ilk çeyreğinde kamu harcamaları yüzde 1,1 artarken, hane halkı tüketim harcamaları yatay seyretti.
Ücret artışları sebebiyle vatandaşların harcanabilir gelirlerindeki yükseliş ve hükümetin müdafa ile silahlanma alanındaki harcamaları ekonomiyi destekleyen temel unsurlar oldu.
Buna rağmen yatırımlarda genel olarak yüzde 1,5’lik düşüş kaydedildi. Makine, teçhizat ve taşıt şeklinde ekipman yatırımları yüzde 1,1 gerilerken, inşaat sektöründeki yatırımlar ocak ve şubat aylarındaki soğuk hava dalgasının etkisiyle yüzde 2,5 düştü.
– İran gerilimi gelecek çeyreklere yönelik beklentileri gölgeliyor
Ekonomistler, şubat ayı sonunda başlamış olan İran merkezli çatışmaların, ilk çeyrekteki pozitif yönde tabloya karşın gelecek döneme ilişkin ekonomik görünümü riske attığını belirtiyor. Ham madde ithalatına bağımlı Alman ekonomisinin, küresel jeopolitik gerilimin etkilerini uzun süre hissetmesi planlanıyor.
Küresel ticaretin can damarı konumundaki Hürmüz Boğazı’nın büyük seviyede kapatılması, ham petrol fiyatlarının hızla yükselmesine yol açtı. Enerji maliyetlerindeki bu artış, akaryakıt istasyonları başta olmak suretiyle hem tüketiciler hem de işletmeler üstünde baskı oluşturarak tüketim ve yatırım iştahını sınırlıyor. Bu durum, ülkedeki iş dünyası itimat endekslerine de negatif yansıyor.
Almanya Iktisat ve Enerji Bakanlığı ile Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), içinde bulunulan ikinci çeyrekte büyümenin yavaşlayacağını öngörüyor.
Bakanlığın ekonomiye yönelik son raporunda, “Yükselen fiyatlar, tedarik zinciri sorunları ve belirsizlikler, şirketlerin ve hane halklarının eğilimlerini negatif etkiliyor. Durum düzelse bile enerji, ham madde tutarları ve tedarik zincirleri üstündeki etkisinde bırakır bir süre daha hissedilecektir.” ifadelerine yer verildi.
Bundesbank ise nisan-haziran döneminde ekonominin durgunluğa girebileceğine işaret ederek, Orta Doğu’daki çatışmaların Alman ekonomisi üstündeki negatif etkilerinin ikinci çeyrekte daha geniş alanda ve daha belirgin şekilde hissedileceğini altını çizdi.
Yaşanmış olan gelişmelerin arkasından ekonomistler gelişme tahminlerini düşürmeye başladı. Avrupa Komisyonu, yüksek enerji maliyetlerini gerekçe göstererek Almanya’nın 2026 yılı gelişme tahminini yarı yarıya düşürerek yüzde 0,6’ya çekti. Alman hükümeti ise ekonominin bu yıl yüzde 0,5 büyümesini bekliyor. Alman ekonomisi, geçen yıl yüzde 0,2’lik sınırı olan büyümeyle üst üste üçüncü yılı da gelişme kaydedemeden kapatmaktan kıl oranı kurtulmuştu.
– İkinci çeyrek için ümit yok
ING Küresel Makro Araştırma Başkanı ve Almanya Başekonomisti Carsten Brzeski de yayımladığı analizde, Orta Doğu’daki çatışmalara karşın Alman ekonomisinin 2025’in ilk çeyreğinden bu yana en iyi performansını sergilediğini altını çizdi.
Senenin ilk üç ayındaki büyümenin kamu tüketimi ve ihracat odaklı bulunduğunu belirten Brzeski, açıklanan GSYH detaylarının senenin ikinci çeyreği için iyimser bir tablo sunmadığı mevzusunda uyardı.
Brzeski, “Ekonomik faaliyetleri ciddi şekilde baskılayan yığın azalışları, çeyreklik GSYH büyümesinden 0,9 puan götürdü. Yığın değişimlerinin panzehiri olan net ihracat ise büyümeye 1,3 puanlık pozitif katkı sağlamış oldu. Bu denli büyük dalgalanmalar, davranışlarında ölçülü olmayı gerektiriyor. Geleceğe bakıldığında, büyümenin mevcut kompozisyonu, Orta Doğu’daki savaşın somut tesirleri, artan belirsizlikler ve yükselen enerji tutarları yakın vadeli görünümü gölgeliyor.” ifadelerini kullandı.
Net ihracatın ilk çeyrekteki kuvvetli performansını tekrarlamasının zor bulunduğunu vurgulayan Brzeski, “Tedarik zincirindeki ihtimaller içinde aksamaları öngören firmalar, muhtemelen daha yüksek yığın seviyelerini korumak isteyecektir. Yüksek enerji tutarları sebebiyle hane halkı tüketiminin toparlanması pek ihtimaller içinde görünmediği şeklinde yüksek faiz oranları da inşaat sektöründeki faaliyetleri baltalamaya devam edecektir. Bu durum, ikinci çeyrekte kamu sektörünü tek ihtimaller içinde gelişme deposu olarak bırakıyor ki bu da oldukca ümit verici bir görünüm değil.” değerlendirmesinde bulunmuş oldu.
