İtalya’da aşırı sağcı Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin hazırladığı yeni lise müfredatı taslağı, Karl Marx ve Antonio Gramsci benzer biçimde eleştirel fikir tarihinin kurucu ve temel isimlerinin programlardan çıkarılması sebebiyle büyük bir münakaşa yarattı. Eğitim Bakanı Giuseppe Valditara’nın hazırlattığı yeni “Ulusal Göstergeler” taslağına karşı 60’tan fazla aydın ortak bildiri yayımlarken, eleştirilerde hükümetin “sağ kültürel baskı” meydana getirmeye çalmış olduğu ifade edildi. Bilhassa çağıl fikir tarihinde büyük ağırlığı olan İtalyan düşünür Antonio Gramsci’nin müfredattan çıkarılması girişimi küresel ölçekte şaşkınlık yarattı.
İtalya’nın önde gelen aydınları, kararın durdurulması için toplumsal medya ve Change.org üstünden geniş çaplı kampanya başlattı. (Shutterstock)
DÜŞÜNMEYİ EĞİTİMDEN ÇIKARIYOR
İtalya Eğitim ve Liyakat Bakanlığı’nın 2027-2028 eğitim yılı için hazırladığı yeni lise müfredatı taslağı ülkede geniş çaplı bir siyasal münakaşa başlattı. İtalyan basınından Il Fatto Quotidiano, Corriere della Sera ve La Repubblica’nın haberlerine gore Eğitim Bakanı Giuseppe Valditara yönetimindeki düzeltim taslağında Karl Marx, Baruch Spinoza, G. W. Leibniz , Johann Gottlieb Fichte ve Friedrich Schelling benzer biçimde düşünürler temel filozoflar listelerinden çıkarıldı. Antonio Gramsci’nin adı ise tamamen program dışına itildi. Adı geçen düşünürler tüm dünyada, felsefe müfredatlarında ana filozoflar içinde kabul ediliyorlar.
KAMPANYA BAŞLATILDI
Tepkilerin merkezinde, İtalya’nın en mühim filozoflarından Massimo Cacciari’nin de imzaladığı kamuoyu bildirisi yer aldı. Change.org üstünden piyasaya çıkan ve kısa sürede büyük destek alan metinde, hükümetin “eleştirel düşünceyi dizgesel halde tasfiye etmiş olduğu” ifade edildi. Bildiriye gore yeni müfredat “genç kuşakların dünyayı anlaması için lüzumlu düşünsel araçları tümüyle ortadan kaldırıyor.”
GRAMSCİ’NİN AĞIRLIĞI
Antonio Gramsci, çağıl eleştirel fikir tarihinin en etkili siyasal teorisyenlerinden biri olarak kabul ediliyor. Politikacı ve düşünür Gramsci, Benito Mussolini döneminde faşist rejim tarafınca tutuklandı ve senelerce hapiste kaldı. Gramsci’nin cezaevinde yazdığı “Hapishane Defterleri” çağıl eleştirel politika kuramının temel eserleri içinde yer ediniyor. Gramsci bilhassa “kültürel hegemonya” kavramıyla bilinmekte. Gramsci’ye gore egemen sınıflar yalnızca ekonomik güç ya da devlet diretmesiyle değil; eğitim, medya ve kültür benzer biçimde alanlarda kurmuş oldukları ideolojik üstünlük kanalıyla da toplumu yönetmekteler. Bu yaklaşım ondan sonra medya teorisinden kültürel çalışmalara, eğitim sosyolojisinden koloni sonrası Afrika analizlerine kadar oldukça geniş bir fikir alanını etkiledi. Gramsci’nin fikirleri eleştirel fikir alanında, küresel ölçekte temel referanslar içinde yer ediniyor.
Gramsci, Spinoza, Leibniz ve Marx benzer biçimde çağıl fikir tarihinin temel isimlerinin müfredattan çıkarılması İtalya’da toplumun tüm kesimlerinde sert tepkilere yol açtı.
ELEŞTİREL DÜŞÜNCENİN TASFİYESİ
Yeni müfredat taslağına gore öğretmenler artık filozoflar Hobbes, Locke ve Rousseau’dan yalnızca birini seçmek zorunda bırakılıyor. Uzmanlara gore bu yaklaşım çağıl düşüncenin tarihsel bütünlüğünü parçalayacak. Ülkenin önde gelen düşünürleri bilhassa eleştirel düşüncenin kurucusu Karl Marx’ın program dışına itilmesini sert halde eleştiriyor. Bildiride Marx’ın kapitalizm, emek, derslik çatışması ve ekonomik üretim ilişkileri mevzusundaki kuramlarının modern dünyayı idrak etmek açısından temel önemde olduğu vurgulanıyor. İtalyan medyasına konuşan düşünür Sandro Mezzadra’ya gore müfredatlardan Spinoza ve Leibniz’in çıkarılması ise fikir tarihinin rasyonalist temelini görünmez hale getiriyor. Müfredatlarda Giovanni Gentile benzer biçimde Mussolini periyodunun ırkçı filozoflarının ön plana çıkarılması da dikkat çekiyor.
MUHALEFET DE TEPKİLİ
Karşıcılık partileri de karara sert tepki gösteriyorlar. Yeşiller ve Sol İttifakı (AVS) Senato Grup Başkanı Peppe De Cristofaro, reformu “kamusal eğitimi köreltme girişimi” olarak tanımladı. Demokrat Parti senatörü Cecilia D’Elia ise hükümetin “sağ kültürel hegemonya” kurmaya çalıştığını söylemiş oldu. Bakanlık ise eleştirileri redderek nihai kararın 31 Mayıs tarihinde verileceğini deklare etti.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
