1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Gündem
  4. İsrail, insanlığın ortak değerlerini ayaklar altına almaktadır

İsrail, insanlığın ortak değerlerini ayaklar altına almaktadır

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Avrasya’da Barışın Anahtarı: Türk Dünyası” isminde bir yazı kaleme aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, makalesinde şunları kaydetti:

“Bölgesel çatışmalar ve krizler bugün küresel ölçekte ortak güvenliğimize, ekonomik refahımıza ve istikrarımıza yönelik kapsamlı birer meydan okuma niteliğindedir. Küresel sistem, çatışmacı jeopolitik rekabetin getirmiş olduğu yeni asimetrik riskler, enerji arz güvenliğinde yaşanmış olan kırılmalar ve buna bağlı finansal dalgalanmalar karşısında ciddi bir stres testiyle karşı karşıyadır. Bununla beraber, suni zekâ eksenli yaşanmış olan büyük dönüşümün ortaya çıkardığı yeni dinamikler küresel sistemin kırılganlıklarını daha da derinleştirmektedir. İşte tüm bu sınamalar uzun süredir vurguladığımız suretiyle, mevcut internasyonal sistemin ve küresel yönetişim mekanizmalarının yetersizliğini ve düzeltim ihtiyacını apaçık ortaya koymaktadır.

“İSRAİL, İNSANLIĞIN ORTAK DEĞERLERİNİ AYAKLAR ALTINA ALMAKTADIR”

2014 yılındaki Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna hitabımda internasyonal sistemin hem yapısının hem de meşruiyetinin tartışmalı hâle geldiğini dile getirerek daha adil bir dünyanın mümkün olabileceğini ‘Dünya 5’ten büyüktür’ ifadesiyle ortaya koymuştum. Üzülerek belirtmeliyim ki o günden bugüne küresel sistemin daha adil ve kapsayıcı bir niteliğe ulaşması adına anlamlı bir ilerleme kaydedilemedi. Tam tersine kurallara dayalı internasyonal seviye daha çok erozyona uğradı. Bunun en açık ve acı örneği Gazze’de yaşananlardır. İsrail, işlediği insanlık suçlarıyla insanlığın ortak değerlerini ayaklar altına almaktadır.

Türkiye olarak, küresel ve bölgesel krizlerin üstesinden sadece “uygulanabilir kurallara” dayalı bir seviye inşa ederek gelinebileceğini savunuyoruz. Bu kapsamda bölgemizde ve küresel düzeyde kriz ve çatışmaların sona erdirilmesi adına hem oldukca taraflı örgütler nezdinde hem de müstakilen mesuliyet almaktan kaçınmıyoruz. Sulh diplomasisi ve arabuluculuk girişimlerimizde tüm taraflarla itimat temelinde diyalog kuruyor, meselelerin dış ilişkiler masasında çözülmesi için somut adımlar atılmasını sağlıyoruz. Küresel sulh ve refah adına yürüttüğümüz ilkeli diplomasimizin dünya genelinde tebarüz ettiğini görmekten sevinç duyuyoruz.

“BÖLGESEL ANLAŞMAZLIKLAR BÖLGE ÜLKELERİNİN KURUMSAL İNİSİYATİFLERİYLE ÇÖZÜLMELİ”

Sadece daha adaletli, kapsayıcı ve istikrarlı bir sulh ve refah ikliminin oluşturulması adına ikili, bölgesel ve küresel ortaklıkların genişletilmesi gerektiği aşikardır. Bu aşamada bölgesel anlaşmazlıkların ilk olarak bölge ülkelerinin kurumsal inisiyatifleriyle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. ‘Bölgesel sahiplenme’ anlayışımız doğrultusunda, başta Türk Devletler Teşkilatı olmak suretiyle, üyesi olduğumuz örgütlerle ve komşularımızla ortak girişimlere devamlı açık olduğumuzun altını çizmek isterim. BM Güvenlik Konseyi’nin yapısal sorunları, bölgesel ve küresel çatışmaların çözümü ve kalıcı ekonomik refahın tesis edilmesi başta olmak suretiyle, derhal her tehlikeli sonuç meselede dost ve kardeş Kazakistan’la yürüttüğümüz iş birliği ve ortaklıklar, dış politikamız açısından müstesna bir kalite taşımaktadır.

1991’de Türkiye, bağımsızlığını duyuru etmiş olduğu gün Kazakistan’ı tanıyan ilk ülke olmuş ve o günden itibaren enerjisini ortak tarihimiz, kültürel ve tinsel bağlarımızdan alan ilişkilerimiz her geçen gün kuvvetlenmiştir. Bizim dostluk hukukumuzun ve tinsel bağlarımızın geçmişi şüphesiz oldukca daha eskiye dayanmaktadır. 2000’li yıllardan itibaren ise ikili ilişkilerimizde yeni bir eşik aşılmış; siyasal, ekonomik ve kültürel alanda inşa ettiğimiz kurumsal mekanizmalarla iş birliği ve ortaklıklarımız daha somut neticeler vermeye adım atmıştır. Enerji, ulaştırma, lojistik ve müdafa sanayii başta olmak suretiyle, ekonomik alandaki iş birliğimiz, eğitim ve kültür sahasındaki ortaklıklarımızla daha geniş ve sağlam bir zemine yayılmaktadır.

KAZAKİSTAN İLE TİCARET HACMİ 10 MİLYAR DOLARA YAKLAŞTI

2012 senesinde ihdas ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi noktasında muhakkak mühim kazanımlar elde ettik. Bugün Kazakistan ile tecim hacmimiz 10 milyar dolar seviyesine yaklaşmış durumdadır. Türk iş insanlarının bugüne dek Kazakistan’a yapmış olduğu direkt yatırımlar 6 milyar dolara yaklaşmıştır. Türk müteahhitler Kazakistan’da 30 milyar doları aşan 550’ye yakın proje tamamlamıştır. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kardeşim Kasım Eli açık Tokayev’le belirlediğimiz tecim hacmi hedefi 15 milyar dolardır. İnşallah karşılıklı çabalarla bu hedefe de kısa sürede ulaşacağımıza inancım tamdır.

TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI’NIN 2026 TURİZM BAŞKENTİ ANKARA

Halklarımız arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendiren eğitim, spor ve kültürel alanlardaki ilişkilerimizi de muhteşem hâle getirmek, öncelikli gündem maddelerimizdendir. Bilinmiş olduğu suretiyle, Türk Devletleri Teşkilatı’nın 2026 yılı Gezim Başkenti olarak Ankara seçilmiştir. Bu vesileyle Kazak kardeşlerimizi varlıklı kültürel, tarihî ve beşerî mirasıyla Türk dünyasının ortak hafızasını yansıtan Başkentimize çağrı etmek isterim. Yıl süresince yapacağımız tarihî, kültürel ve sportif etkinliklerde Kazak kardeşlerimizi de aramızda görmekten sevinç duyacağız.

“YAPACAĞIMIZ İKİLİ GÖRÜŞMELER BÜYÜK ÖNEM TAŞIMAKTADIR”

14 Mayıs’taki Kazakistan ziyaretimiz bizim için oldukça anlamlıdır. ABD-İsrail ile İran arasındaki kriz, Gazze’deki kırılgan ateşkes süreci başta olmak suretiyle, bölgemizin hem siyasal hem de enerji güvenliği ve arzı sorunları şeklinde ekonomik düzlemde sınandığı bu günlerde Kazakistan’da yapacağımız ikili görüşmeler büyük ehemmiyet taşımaktadır. Bu ziyaretin hem ülkelerimiz arasındaki siyasal, ekonomik ve ticari ilişkileri geliştireceğine hem de halklarımız arasındaki kadim dostluğa katkıda bulunacağına inanıyorum. Gene bu ziyaret kapsamında Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayriresmi Zirvesine katılacağız. Bu zirvede, Türk dünyası olarak siyasal, ekonomik, ve kültürel iş birliği ve ortaklık potansiyellerimizi istişare edecek, bölgesel siyasal ve ekonomik sınamaları değerlendirme fırsatı bulacağız. Türk dünyasını temsil eden devletler olarak biz; Hoca Ahmet Yesevi’nin ‘Yoklar doymadığında, varlar ağlamıyorsa dünya sav yıkılır’ anlayışıyla bölgemizde ve dünyada sulh, refah ve refah ikliminin tesisi için mesuliyet almaktan hiçbir süre kaçınmayacağız.”

İsrail, insanlığın ortak değerlerini ayaklar altına almaktadır
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.