1. Haberler
  2. Yaşam
  3. Sadece kariyerim değil hayatım da değişti

Sadece kariyerim değil hayatım da değişti

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

– Kariyerinize mahalli medya deneyimleriyle başlayıp harp bölgelerine uzanan oldukça geniş bir saha tecrübesi edindiniz. Mesleki olarak sizi en oldukca şekillendiren tecrübe ne oldu?

Ortalama 15 senedir işin içerisindeyim, mutfağındayım. Bunun oldukca mühim bulunduğunu düşünüyorum. Bir gazetecinin gelişimi için ihtiyaç duyulan tüm basamaklardan geçtim. Haber merkezinde neredeyse her görevde bulundum. İşin iyi mi bulunduğunu mutfağında bizzat deneyimleyerek öğrendim. Rejide de bulundum, sahada da. Bu oldukca mühim bundan dolayı siz dışarıda haber ardında koşarken rejide bulunan ekip arkadaşlarınızın iyi mi bir stres ve yoğunluk içinde bulunduğunu deneyimleme şansı buluyorsunuz. Fakat doğal olarak ki de mesleki olarak kendimi bulduğum yerin harp bölgeleri bulunduğunu söyleyebilirim. Aslen bu mesleğe spor muhabiri olarak adım atmak istemiştim. Fakat ülkenin içinde bulunmuş olduğu durum ve bölgesel çatışmalar kariyerimi de tamamen değiştirdi diyebilirim. Bu benim açımdan üzülecek bir durum olmadı, yeni şartlara ve konsepte derhal adapte oldum. İçinde yaşadığım coğrafyanın gerçeklerini daha yakından seyretme imkanı buldum. Bu hem benim hayata olan bakış açımı değiştirdi hem de vakalara yaklaşımımda bana yeni bir pencere açtı. İnsanlarla daha yakından empati kurmaya başladım, onların hayallerini hedeflerini anlamaya çalıştım. Mesleki olarak kariyerime ivme kazandırdığı benzer biçimde kişisel olarak da ciddi tecrübe kazandım. Şimdi dönerek geriye baktığımda 10 – 15 yıl önceki Mücahit Topçu ile şimdiki Mücahit Topçu içinde siyahla beyaz içinde ciddi bir fark var. Bu tecrübe bir tek mesleki olarak değil, kişisel olarak da hayatımı değiştirdi diyebilirim.

– Suriye sınırı ve Rusya-Ukrayna savaşı benzer biçimde yüksek riskli bölgelerde uzun süre vazife yaptınız. Bu tür sıkıntılı sahalarda gazetecilik yapmanın sizce en büyük sorumluluğu nedir?

Burada en büyük mesuliyet şüphesiz doğru bilgiyi aktarabilmek. Günümüzde de malum ABD-İsrail-İran harbinde manipülatif söylemler çok çok fazla. Kim gerçeği söylüyor, kim yalan söylüyor belli değil. Sahada olduğunuzda bunu net bir halde görebiliyorsunuz. Rusya-Ukrayna harbinde uzun bir süre çelik yelek giymeden yayınlar yaptım örneğin. Niçin bundan dolayı bölgede bilhassa internasyonal gösterim kuruluşları Rusya’nın inanılmaz bir halde Ukrayna’yı vurduğunu söylüyordu. Fakat sahada olan ben çelik yeleksiz gösterim yapıyordum. Niçin? Oldukca cesaretli olduğum için mi? Hayır. Rusya’nın Suriye’de iyi mi katliamlara imza attığına yakından tanık olduğum için. Rusya Suriye’de taş taş üstünde bırakmazken Ukrayna’da bu kadar barbar bir katliama girişmedi. Burada Rusya masumdur demiyorum fakat Suriye’deki benzer biçimde her taşı her evi bombalamadı diyorum. Bu ayrımı görmek bu ayrımı seyirciye aktarmak oldukça önemliydi, ki o dönem aldığımız reytingler ve geri bildirimler ne kadar doğru iş yaptığımızı da bizlere gösterdi. Suriye, Ukrayna, Karabağ, İsrail, Filistin, Lübnan vb çatışma alanlarında vazife yapmak dış gösterim kuruluşlarına bağlı kalmadan da gerçeği anlatabilmek açısından mühim.

Mücahit Topçu: Sadece kariyerim değil hayatım da değişti - Resim : 2

– Harp sahasında ölümle burun buruna geldiğiniz ya da afet bölgelerinde son aşama sıkıntılı anlamış olur yaşadığınız oluyor. Bu anlarda neler hissediyorsunuz? Sonrasında hem ruhsal hem de mesleki olarak kendinizi iyi mi toparlayıp tekrardan adapte oluyorsunuz?

Birçok kez ölümle burun buruna geldim. Kaldığım otele de roket isabet etti, yiyecek yediğim restoranın bahçesine de bomba düştü. Patlamamış bir roket parçasının yanından ayrıldıktan saniyeler sonrasında onun iyi mi patladığına da tanık oldum. Üzerime onlarca defa tabanca doğrultuldu. Bunun en yakın örneğini, 7 Ekim’deki İsrail saldırılarının peşinden İsrail askerleri tarafınca direkt hedef alınarak yaşadım. O anlarda olayın sıcaklığı ile ilgili herhalde tam bilmiyorum fakat soğukkanlı kalmayı başardım. Çoğu zaman soğukkanlı bir insan olarak tanımlanırım çevremde fakat şimdi yaşadıklarımı anlatırken “ben neler yaşamışım ya” diyorum. Dışarıdan kendime baktığımda kimi zaman şaşkınlıklar içinde kalıyorum. Hani bu işi niçin hala yapıyorum askerler haricinde silahların gölgesi altında çalışan başka hangi meslek var desem de, bu bizim mesleğimiz bu işten başka bir işte kendimi düşünemiyorum. Moral motivasyon adrenalin ve duygusal yoğunlukta çok çok fazla bu biçim bölgelerde. 6 Şubat depremleri de en oldukca etkilendiğim yerlerdendi. O denli harp bölgesine gitmiş biri olarak hayatımda gördüğüm en büyük yıkımlardan biri zelzele bölgesiydi. Orada 1 aydan fazla kaldım. Bölgeye giden ilk ekiplerdendim, o şekilde ki öğlen saatlerindeki 13.24’teki depremde Adıyaman’da bir enkazın üzerindeydim ve gösterim için hazırlık yapıyordum. 1 ayda 6 kilo verdim, hem ruhsal hem de fizyolojik olarak etkilendiğim bir süreçti. 1 ayın peşinden 1 hafta dinlenmek için geri geldim ve yine oraya gitmek istedim. Zira orada anlatılması ihtiyaç duyulan oldukca şey vardı, ne yaparsak yapalım orada yaşananları meydana gelenleri anlatmaya yetmezdi. 24 saat süresince durmadan yayında anlatsam konuşsam gene de bir şey anlatmamış benzer biçimde gelirdi. Bu psikolojiden çıkmak kolay olmadı. Hatta o dönemde bazı zihnimin derinliklerine attığım harp bölgelerindeki bazı anlarda tekrardan gün yüzüne çıkmıştı. Unuttuğumu sandığım o acı fotoğraf kareleri tek tek gözümün önüne geliyordu. Bunlarla baş etmek, bunlar varken çalışmaya çaba etmek oldukca zor olabiliyor kimi zaman. Duygusal dışavurumlar yaşanabiliyor fakat ekranda bunu korumaya çaba ettim. Bu da benim başa çıkma biçimimdi kim bilir bilmiyorum. Fakat genel olarak tüm bunlarla başa çıkma yöntemim kendimle baş başa kalmak ve susmak diyebilirim. Kim bilir yayınlarda oldukca konuştuğumuz için hususi hayatımda ya da dinlenme sürelerimde genel anlamda sessiz kalmayı kendimi dinlemeyi yeğliyorum.

Mücahit Topçu: Sadece kariyerim değil hayatım da değişti - Resim : 3

– Münakaşa programlarında moderatörlük de yapıyorsunuz. Sahadaki muhabirlik ile stüdyo moderasyonu içinde sizin için en belirgin farklar neler?

Moderatörlük ayrı bir meslek benzer biçimde aslına bakarsak. Stüdyoda mevzunun uzmanları konuklarla beraber konularınızı konuşuyorsunuz. Spikerlik ya da muhabirlik olarak bakıldığında birazcık daha değişik bir branş. 4-5 konuğun uzmanlık alanlarını bilmek, onlara o mevzularda sorular sormak, mevzu dışına çıkmadan tartışmayı anlamlı bir bütünlük içinde ele almak ve bunu kısıtlı bir süre içinde yapmak hakkaten oldukça zor. Sahada çalışırken muhabir ve kameraman olarak iki kişisiniz fakat stüdyoda konuklar, bağlantılar rejiden yönetmenle kontakt oluşturmak, editörünüzle devamlı kontakt halinde kalmak ve hepsi yaşanırken konukları dinlemek zorundasınız. En önemlisi saatlerce ekran önündesiniz. Bir iş yaparken kameranın canlı olarak sizi çektiğini düşünün. Bir aşçının mutfağında devamlı kayıt altında bulunduğunu her hareketinin izlendiğini ve bunun yayınlandığını hayal edin. Siz o ekranda her türlü olumsuzluğa karşın, her türlü probleme karşın bunu yansıtmadan süreci ilerletmek zorundasınız. Ihtimaller içinde bir aksilik durumunda da canlı gösterim olduğundan derhal müdahale edilmesi güç olabiliyor. O aksaklıklarla da kimi zaman ilerlemek, durumu yönetmek durumundasınız. Ve bunu seyirciye yansıtmadan yapmalısınız. Sahada birazcık daha durum odaklı hareket etmek özgür olmak sonraki saatte nasıl biteceğini bilmemenin verdiği doğaçlama ruhu sizi daha özgür ve azca da olsa stresli hissettirebiliyor. Fakat stüdyo içinde her şeyin planlı, dakik ve belli bir süre içine sıkıştırılması kolay kolay akış dışına çıkılmaması ya da çıkılsa da yine mevzunun özüne dönülmesi konukları da o çizgiye getirebilmek zor olabiliyor. Aradaki en büyük fark bu bence. Bir yanda kendinizle baş başa bir gösterim diğer yanda değişik görüşleri olan, değişik bakış açıları olan ve kim bilir tartışmak için kendini hazırlamış konuklarla aynı stüdyo ortamında bir arada yayını ilerletmeye çalışmak güç. Fakat iki tarafında keyifli bulunduğunu söyleyebilirim. İşimi seviyorum bu zorluklara da alışkınım.

Mücahit Topçu: Sadece kariyerim değil hayatım da değişti - Resim : 4

– Haber Global bünyesinde hem haber alma şefi hem de muhabir olarak vazife yapıyorsunuz. Bu çift yönlü rol, haber üretim sürecine bakışınızı iyi mi etkiliyor?

Bu bir kere mesai terimini ciddi anlamda zorluyor, fakat alışkınım. Sevdiğiniz işi yaptığınızda, çalışmak sizin için bir zorunluluk değil, keyif hâline gelir. Hem şeflik görevini yapmak hem de sahada çalışmak büyük özveri gerektiriyor. Doğal olarak bunu yapabiliyor olmamın en büyük sebebi güzel ve başarıya ulaşmış bir ekibimizin var olmasıdır. Benim toplantılara katılmadığım, karar alma mekanizmasında yer alamadığım durumlarda (gerçi telefon ve web ile bu mesele da büyük seviyede çözülüyor ) ekibimiz oldukça başarıya ulaşmış, bu süreçleri sorunsuz bir halde yönetebiliyor. Hal bu şekilde olunca da sahada kafam rahat bir halde odaklanmam ihtiyaç duyulan meselelere odaklanabiliyorum. Sıfırdan başlamış ve yükselmiş biri olarak aşamaları, yolları, sorunları, çözümleri daha süratli fark etme ve daha süratli çözüm üretme noktasında inanılmaz bir artı katmış olduğu kanaatindeyim. Bu açıdan baktığımızda hem benim için hem de ekibimiz için bu bence mühim bir pozitif katkı sunuyor bizlere. Ne yapılması icap ettiğini bilen, çözüm üretebilen, sorunları en aza indirebilen ve maksimum yarar sağlama odaklı bir emek harcama prensibi. Bu durum değişik bir havada katıyor öteki arkadaşlarımıza. Düzgüsel şartlarda masasında oturan bir şef yerine kendileri benzer biçimde dışarı çıkan haberin ardında koşan bir yöneticilerinin olması emek harcama disiplinimizi de etkiliyor. Komutan iyi mi ki meydan harbinde atını en önde sürüyor, ikimiz de haber noktasında masadan seyretmek yerine yeri ulaştığında sahaya inerek durumu denetim altında tutmaya çaba sarf ediyoruz. Bu yeni bir biçim, her yerde olmayan fakat yavaş yavaş her yere de sirayet eden bir durum haline geldi. Hem masada hem sahada çalışan arkadaşlarımızın sayısı da artıyor. Bence güzel bir durum.

Sadece kariyerim değil hayatım da değişti
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.