Çaykur Rizespor ile Gaziantep FK içinde oynanan maçın peşinden Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz çekilme etti. Burak Yılmaz, çekilme etmesinin perde arkasında yaşanmış olan ve Türk futbolunun derinden sarsan vakaları deklare etti.
BURAK YILMAZ: “FERHAT GÜNDOĞDU DOKUNULMAZ MI?”
Burak Yılmaz’ın açıklamaları şu şekilde:
“Merkez Yargıcı Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu dokunulmaz mı burada? Neler geldi, neler geçti. İstedikleri benzer biçimde orada Fuat Göktaş’la istedikleri benzer biçimde oynatıyorlar, indiriyorlar. Dönem içinde Fuat Göktaş beni aradı. Antalya’da kamptayken dedi ki ‘bir tane Burak Yılmaz bahis oynamış’ dedi. Ne diyorsun abi? dedim. Ben, 2011-2012’yi yaşamışım. Bu bahis vakası ‘benim karın ağrım’ dedim ve telefonu kapattım. Aradan 15 dakika sonrasında beni Fuat Göktaş yine geri aradı. Dedi ki ‘özür dilerim, yanlış Burak Yılmaz’mış, Iğdır’da birisiymiş, çıkarttırdım’ dedi. Benim alnım açık, başım dik. Iyi mi bahis oynanır, nereden oynanır, ne yapılır? Ben bilmiyorum öyleki şeyleri ki ihtiyacım da yok, takdir edersiniz.”
“GAZİANTEP’E GEREĞİNİ YAPTILAR”
“Ondan sonrasında ben lüzumlu bölgeleri aradım. Başkanı aradım, karıştı ortalık. Ondan 3 gün sonrasında Kocaelispor maçında Burak Pakkan hiçbir şey yokken beni attı. Atılana kadar hiçbir şey yapmadım. Fakat atıldıktan sonrasında verdiğim tepki hatalıydı. Niçin haksız atıldım? Ondan sonrasında Fuat Göktaş’ı aradım, yanlış konuştum. Bu sebeple bana yoklama çektiler. Ben miyim diye acaba? Ondan sonrasında da bugüne dek beni her maçta doğradılar. Federasyon bunu yapıyor. ‘Bahis oynayanları çıkarttırdım’ dedi bana. Demediyse Tanrı şahidim olsun. Fakat ben Kocaelispor maçından sonrasında açtığım telefonda yanlış kelimeler kullandım Fuat Göktaş’a. O da benim hatam. Fakat ondan sonrasında bana, Gaziantepspor’a gereğini yaptılar. Her maçta beni doğradılar. Bu böyledir. Federasyon bu şekilde aşama kaydediyor.”
“MHK BAŞKANI NEDEN GİTMİYOR?”
“Merkez Yargıcı Kurulu Başkanı fena. Niye gitmiyor? Nedir dokunulmazlığı? Kimler geldi, kimler geçti? Bu hakemler fazlaca fena. Galatasaray da yakınma etti. Karagümrük de şikayetçi. Iyi mi düzelecek? Ahbap çavuş ilişkisiyle gidiyor, düzelmez. Ben çekilme ediyorum bugün. Bıktım şundan dolayı. Burada bir adaletsizlik var. Burada bir terbiyesizlik var. Burada bir hak yeme var. Bunu bir tek ben söyleyebiliyorum. Bu sebeple benim alnım açık. Alengirli işlerim yoktur, Tanrı’ıma şükürler olsun. Fakat bu bu şekilde gitmez. A Ulusal Takımımızı Dünya Kupası’na götürdüler. Başımızın üstünde yeri var. Türk futbolu nereye gidiyor? Dibe çöküyor, hepimiz hakemi konuşuyor.”
“BİRİ BENİ VURUR”
Basın toplantısının tamamlanmasının peşinden Burak Yılmaz, toplantı odasından çıkacağı esnada çarpıcı bir ifade kullandı.
Aniden arkasını dönen genç çalıştırıcı, “Beni biri vurur ha” dedi.
HAMİT ALTINTOP’TAN DESTEK
Son olarak A Ulusal Futbol Ekibi sorumluluğu görevini üstüne alan Hamit Altıntop, Burak Yılmaz’a destek verdi.
Hamit Altıntop şunları söylemiş oldu:
“Burak Yılmaz’ın sitemini de, haykırışını da anlayabiliyorum. Kimi zaman insanoğlunun en fazlaca zorlandığı yer, bir tek savaşım etmek değil; savaşım ederken kendini yalnız hissetmesi ve yanında kuvvetli bir destek görememesidir. Burada bir tek adları konuşmak yetmez. Aslolan konuşulması ihtiyaç duyulan, bu şekilde kıymetli adların yalnız bırakılmaması, doğru ekiple desteklenmesi ve daha sıhhatli bir zeminde güçlendirilmesidir. Türkiye’de dünyaya gelen, büyümüş, bu ülkenin içinden çıkmış; formasını taşımış, bizi hem devletimizde hem yurtdışında en iyi şekilde temsil etmiş bir kardeşimizin bugün geldiği noktaya üzülmemek elde değil. Burak Yılmaz benzer biçimde adlar bir tek futbol oynamış insanoğlu değildir; onlar bununla birlikte bu ülkenin yetiştirdiği değerlerdir, birikimidir, karşılığı olan markalarıdır. Bu şekilde kardeşlerimizi yitirmek, yıpratmak ya da yalnız bırakmak yerine; anlamamız, desteklememiz ve daha sıhhatli bir zeminde güçlendirmemiz gerekir. Bu sebeple kıymet üretmek zor olsa gerek, yitirmek ise fazlaca kolay. Eleştiri elbet olur fakat kendi içimizden çıkmış, bu ülkeye hizmet etmiş, ay-yıldızlı formayı taşımış insanlara birazcık daha haiz çıkmayı da öğrenmeliyiz. Aslolan sual da şu: Bir kulüpte başkan, yönetici, sportif direktör ve futbol aklı görevini doğru yapsa, bir teknik direktörün bu kadar şeyi tek başına söylemek ve taşımak zorunda kalması gerekir miydi?”
