ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile beraber İran’a karşı yürüttüğü hukuksuz harp sürecinde NATO üyelerine yapmış olduğu çağrıya Avrupa ülkelerinin cevap vermemesi sonrası ittifaktan çekilme tehdidinde bulunmuş oldu. Trump’ın ilk başkanlık döneminde NATO’nun Avrupalı üyelerinin ulusal müdafa harcamalarının yüzde 5’e çıkarılmasıyla başlamış olan ve artık Avrupa Birliği’nin (AB) kendi ordusunu kurması noktasına kadar gelen kriz bir kez daha Batı dünyasında büyük gerginlik yarattı. Trump ek olarak bir kez daha NATO’yı “kağıttan kaplan” olarak tanımladı ve Hürmüz Boğazı krizinde Avrupa’dan destek alamadığı için eleştirdi. Peki üye bir ülke NATO’dan iyi mi çıkabiliyor ve ABD yasalarında bakılırsa bu mümkün mü? Geçmişte Fransa’nın bilfiil uyguladığı NATO’dan çıkışa ilişkin hukuki detaylar şu şekilde:
ABD’nin NATO’dan ayrılması eski Başkan Joe Biden döneminde kendi iç hukukuna bağlı olarak daha zor hale getirildi.
BIDEN DÖNEMİNDE ZORLAŞTI
Avrupa merkezli internasyonal hukuk müesseselerinin analizlerine bakılırsa NATO’nun 1949 tarihindeki Şimal Atlantik Antlaşması’nın 13. maddesi, bir ülkenin ittifaktan ayrılabilmesi için resmi bildirimde bulunmasını ve bu sürecin bir yıl sonrasında yürürlüğe girmesini öngörüyor. Antlaşmaya bakılırsa bu bildirim, antlaşmanın güvence ülkesi olarak işaret edilen ABD’ye yapılmak zorunda. Sadece ABD’nin NATO’dan ayrılması kendi iç hukukuna bağlı olarak daha karmaşık bir sürece doğal olarak. Uzman Rafael Loss, 2023 senesinde Joe Biden tarafınca imzalanan düzenleme gereği, ABD Başkanının NATO’dan çekilmesi için ABD Kongresi’nin Senato kanadının üçte iki çoğunluğu ya da Kurultay onayı icap ettiğini belirtti. Söz mevzusu düzenleme, federal kaynakların NATO’dan çekilme amacıyla kullanılmasını da yasaklıyor.
ABD-AB AYRIŞIYOR
Uzman Ian Bremmer ise yapmış olduğu değerlendirmede ABD’nin resmi olarak NATO’dan ayrılmasa bile yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda ittifakın fiilen işlevsiz hale gelebileceğinin altını çiziyor. Bu senaryo, bilhassa NATO’nun 5. maddesi kapsamındaki kolektif müdafa taahhüdünü zayıflatabilir. Bremmer’e bakılırsa Trump’ın ikinci başkanlık süreci ile bu açıkça Washington tarafınca da uygulanıyor. Analizlere bakılırsa ABD’nin 2025 itibarıyla NATO’nun toplam 1,404 trilyon dolarlık müdafa harcamasının ortalama %60’ını karşıladığı göz önüne alındığında, Washington’un katkısını azaltması Avrupa için fazlaca ciddi bir askeri ve lojistik boşluk anlamına geliyor. Avrupa ülkeleri ise bu boşluğu doldurmak için bir taraftan Avrupa Komisyonu’nun yeni müdafa bütçesi öteki taraftan da kendi müdafa bütçelerini üstün dereceli oranlarda arttırmaları dikkat çekiyor. Avrupa kıtası genelinde müdafa harcamaları Soğuk Harp’ın son dönemine eşit hale gelmiş durumda. Avrupa Komisyonu yeni Avrupa müdafa konsepti doğrultusunda önümüzdeki 6 yıl için 2 trilyon avroluk müdafa planı açıklamış durumda.
Fransa, 1966 senesinde NATO’nun askeri kanadından çıkarak NATO’dan ayrılmanın somut örneğini oluşturdu.
FRANSA SOMUT ÖRNEK
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) analizlerine bakılırsa NATO tarihinde hiçbir ülke ittifaktan tamamen ayrılmadı. Sadece en dikkat çekici örnek, Charles de Gaulle döneminde yaşandı. Fransa, 1966 senesinde NATO’nun entegre askeri komuta yapısından çekildi. Bu karar sonrası ABD askerleri Fransa’dan çıkarıldı ve NATO karargahı Paris’ten Brüksel’e taşındı. Fransa siyasal kanatta NATO üyeliğini sürdürürken, askeri komuta yapısına sadece 2009 senesinde Nicolas Sarkozy döneminde geri döndü. Bu süreç, NATO tarihinde “yarı ayrılık” olarak tanımlanan en somut örnek olarak değerlendiriliyor. Analizlerde ek olarak Türkiye-Yunanistan gerilimleri, 1970’ler ve 1980’lerdeki Euromissile krizi ve 2021 Afganistan çekilmesi benzer biçimde olayların da NATO içinde derin çatlaklar yarattığı vurgulanıyor.
TRUMP DÖNEMİ VE İTTİFAKTA YAPISAL GERİLİM
ECFR analizlerine bakılırsa Trump’ın ikinci başkanlık döneminde NATO’ya yönelik söylemlerinin sertleşmesi, ABD’nin müttefiklerine yönelik itimat krizini derinleştirdi. Trump daha ilkin Avrupa ülkelerini müdafa harcamalarını artırmamakla suçladı ve “Rusya Avrupa’da istediğini yapabilir” ifadesini kullandı. Trump’ın ek olarak Danimarka’ya bağlı Grönland’ı satın alma girişimi ve Kanada’ya yönelik ilhak açıklamalarının, NATO içindeki siyasal dengeleri “zihinlerde bitirdiği” raporlara yansıyan ifadeler içinde. Analizlerde ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını giderek azalttığı ve eş zamanlı olarak Avrupa Birliği’nin de “Avrupa Savunması” ve “Avrupa Ordusu” konseptine geçmeye başladığının altı da çiziliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
