1. Haberler
  2. Yerel
  3. Kur, petrol, faiz kıskacı! Savaş uzadıkça risk büyüyor

Kur, petrol, faiz kıskacı! Savaş uzadıkça risk büyüyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türk ekonomisindeki göstergeler Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle bozulmaya başladı. Bilhassa petrol fiyatlarındaki sıçrama, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanma, Körfez pazarındaki daralma ve içeride “kur, faiz, siyaset” dengesinin giderek daha kırılgan hale gelmesi, önümüzdeki dönemde hem fiyatlar hem üretim hem de dış denge açısından daha zor bir döneme işaret ediyor. Savaşla beraber piyasadaki en kırılgan başlıklardan biri ise döviz dengesi. Tigin Capital Partners analizine bakılırsa, kurun uzun süre görece sakin tutulması ve TL faizlerinin döviz faizlerine bakılırsa yüksek kalması, şirketleri döviz kredisine yöneltmiş vaziyette. Piyasada ise ortaya çıkan tablo sebebiyle Merkez Bankası’nın dengeyi korumak için 22 Nisan’da 300 baz puanlık faiz artışına gitmek zorunda kalacağı beklentisi gittikçe güçleniyor.


Analistlere bakılırsa önümüzdeki dönemde piyasaların odağında petrol fiyatlarının seyri, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, Merkez Bankası’nın faiz sonucu, rezervlerdeki hareket, dış tecim açığındaki gidişat ve yurt içinde dövizleşmenin tekrardan hızlanıp hızlanmayacağı yer alacak

KREDİ KANALI DARALIYOR

Analistlere bakılırsa senenin ilk yarısı bitene kadar enerji fiyatlarındaki yükseliş direkt akaryakıt, taşımacılık, endüstri, besin ve tüketici fiyatlarına yansımaya devam edecek. Motorin tarafında oynak ölçü sisteminde artık alan kalmaması, bundan sonrasında gelen zamların direkt pompaya yansıyacağı anlamına da geliyor. Uzmanlar ise akaryakıt fiyatlarının yalnızca ham petrol fiyatına değil, rafineri marjları ve Avrupa dizel piyasasına da fazlaca sert tepki verdiğinin altını çiziyorlar. Ekonomideki bir öteki riskli gösterge de iç talep cephesinden geliyor. Averaj kart harcamaları 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 11’e gerilerken Analistlere bakılırsa kredi kanalındaki daralma ekonominin üstündeki baskıyı artırıyor.

İHRACAT DÜŞTÜ

Dış tecim verileri de dikkat çekiyor. Mart ayında ihracat yüzde 6,4 gerilerken, bu düşüşte en belirgin etkinin Körfez bölgesinden geldiği görüldü. Ocak-Mart 2026 döneminde Türkiye’nin ihracat yapmış olduğu 231 ülke ve bölgeden 112’sine satışlar meblağ bazında azalırken; ihracat kaybı yaşanmış olan ülkelerin toplam ihracattaki oranı ise yüzde 33 olarak hesaplandı. İhracatçının yükünü artıran bir başka gelişme ise gerçek kur cephesinde yaşandı. Gerçek Efektif Döviz Kuru Endeksi martta TÜFE bazında 1,83 puan artarak 104,61’e, ÜFE bazında ise 2,33 puan artarak 102,03’e çıktı.

REZERVLER AZALIYOR

Savaşın iktisat üstündeki tesirinin en eleştiri başlıklarından biri de rezervler. Merkez Bankası’nın brüt rezervi 155,3 milyar dolar seviyesinde görünse de 27 Şubat-27 Mart döneminde 54,9 milyar dolarlık düşüş yaşandı. Swap hariç net biriki ise 20,2 milyar dolar seviyesine inerken aynı dönemde 58,6 milyar dolarlık yitik kaydedildi. Uzmanlara bakılırsa, savaşın yarattığı dış şok, enerji maliyeti ve döviz talebindeki artış yalnızca cari dengeyi değil, Merkez Bankası’nın müdafa kapasitesini de aşındırıyor. Rezervlerdeki bu gerileme, kontrollü kur politikasının maliyetini daha görünür hale getirirken, piyasadaki yeni bir faiz artışı beklentisinin güçlendiğini de açıklıyor.

Ekonomide kritik sinyaller! Yılın kalanı nasıl geçecek? - Resim : 2
Mart ayında öncü verilere bakılırsa dış tecim açığının 12 aylık bazda 98,1 milyar dolara çıkarak 26 ayın en yüksek seviyesine erişmesi, cari açık riskinin tekrardan büyüdüğünü gösterdi.

FİNANASMANA ERİŞİM

Kurumsal İktisat Uzmanı Gülsev Duran ise İran’a yönelik saldırılar ile sarsılan ekonomik dengelere ilişkin, “Bankalar şirketlere kredi verirken daha davranışlarında ölçülü davranıyor, firmalar ise finansmana eskisine bakılırsa fazlaca daha zor ulaşıyor. Türkiye ekonomisi bir taraftan iç talebi baskılayan sıkı kredi koşullarıyla soğutulmaya çalışılırken, öte taraftan savaşın tetiklediği enerji, lojistik ve dış talep şoku sebebiyle yeni bir maliyet dalgasıyla karşı karşıya bulunuyor” diyor.

ZOR DÖNEMİN HABERCİSİ

Savaşın uzaması durumunda enerji fiyatlarının yüksek kalacağının altını çizen Duran, “Bu durumda para politikasının mevcut çerçevesi üstünde baskı daha da artacaktır. Merkez Bankası’nın ihtimaller içinde bir faiz artışı piyasaya geçici bir nefes aldırabilir; sadece tek başına kafi olmayabilir. Şu an için sakin şeklinde görünen rakamların gelecek aylarda daha zor bir devrin habercisi olabileceği anlaşılıyor. Nitekim geçtiğimiz hafta elektrik ve doğalgaza yüzde 25 zam gelmesi, maliyet baskısının yeni bir evreye geçtiğini gösterdi” ifadelerini kullandı.

[email protected]

Kaynak: Web Hususi

Kur, petrol, faiz kıskacı! Savaş uzadıkça risk büyüyor
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.