Moldova’da Romanya ile birleşme tartışmaları tekrardan alevlenirken, ülkenin güneyindeki minik fakat simgesel bir coğrafya bu irdelemenin tam merkezine oturmuş durumda: Gagavuz Yeri. Cumhurbaşkanı Maia Sandu’nun “şartlar oluşursa Romanya ile birleşmeye kişisel olarak evet derim” sözleri, bir tek başkent Kişinev’de değil, Türklerin özerk bölgesinin başkenti Komrat’ta da siyasetin nabzını yükseltti. Münakaşa, Moldova’nın Avrupa Birliği ile Rusya’nın bölgedeki nüfuzu içinde sıkışmışlığını yansıtıyor.
Cumhurbaşkanı Maia Sandu’nun gündeme getirmiş olduğu Romanya’ya katılma önerisinin arkasından Türk kökenli, Ortodoks Hristiyan Gagavuzların yaşamış olduğu özerk bölge tartışmaların odağında.
ZAMANLAMASI ÖNEMLİ
Sandu’nun son açıklamaları, teknik olarak yeni bir birleşme süreci başladığı anlamına gelmiyor. Cumhurbaşkanı, Moldova toplumunda şu an birleşme yönünde çoğunluk olmadığını ve bu şekilde bir adımın sadece referandumla mümkün olabileceğini vurgularken, bu açıklamanın Moldova’nın Rusya öncülüğündeki Bağımsız Devletler Topluluğu’ndan kopuşunu hızlandırdığı, AB ile üyelik müzakereleri için siyasal zemini güçlendirmeye çalmış olduğu bir dönemde gelmesi dikkat çekiyor.
ÜLKE ÇOK PARÇALI
Ülke basınına yansıyan havaya gore Kişinev’de iktidardaki Avrupa yanlısı çevreler, birleşme tartışmasını “kuramsal seçenek” olarak ele alıyor. Onlara gore aslolan hedef, Moldova’nın bağımsız bir devlet olarak AB’ye yaklaşması. Buna karşılık toplumcu ve Rusya’ya yakın partiler, Sandu’nun sözlerini “devletin tasfiyesi” olarak nitelendiriyor. Eski Cumhurbaşkanı Igor Dodon ve çevresi, Romanya ile birleşme fikrinin ülkeyi iç çatışmaya sürükleyeceğini korumak için çaba sarfediyor.
TÜRK KÖKENLİ TOPLUM
Sadece irdelemenin en duyarlı boyutu Gagavuz Yeri’nde ortaya çıktı. Türk kökenli, Ortodoks Hristiyan Gagavuzların yaşamış olduğu bu özerk bölge, Moldova’nın bağımsızlığını kazanılmış olduğu 1990’lı yıllarda merkezle yaşanmış olan gerilimlerin arkasından hususi bir statü elde etmişti. Komrat’ta Romanya ile birleşme fikrine karşı derin bir güvensizlik var. Gösterim organlarına yansıyan bilgilere gore Gagavuz siyasetçiler, birleşme halinde mevcut özerk statünün akıbetinin belirsizleşeceğini düşünüyor. Romanya’nın üniter devlet yapısı, Gagavuzların dil, eğitim ve mahalli yönetim alanında haiz olduğu hakların zayıflayabileceği endişesini doğuruyor. Son günlerde meydana getirilen açıklamalarda ise, “Moldova’nın kaderine dair kararlar alınırken Gagavuz halkının iradesinin yok sayılamayacağı” vurgusu öne çıkıyor.
TÜRKİYE NE DİYOR?
Bu karmaşık tabloda Türkiye’nin pozisyonu ise dikkatle izleniyor. Gagavuzların Türk kökenli olması, Ankara’yı direkt taraf haline getirmese de hususi bir mesuliyet alanı yaratıyor. Türkiye, bugüne dek Moldova’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini destekleyen bir çizgi izledi. Hem de Gagavuz Türklerinin kültürel ve dilsel haklarının korunmasını dış politikasının mühim başlıklarından biri olarak görmüş oldu. Ankara’dan meydana getirilen resmi açıklamalarda birleşme tartışmalarına dair açık bir destek ya da karşı çıkış yok; vurgu daha oldukça demokratik süreçlere, referandum şeklinde meşru mekanizmalara ve azınlık haklarının korunmasına yapılıyor.
Ankara’dan meydana getirilen resmi açıklamalarda birleşme tartışmalarına dair açık bir destek ya da karşı çıkış yok.
TANSİYON YÜKSELDİ
Son gelişmeler, Gagavuz Yeri’nde siyasal tansiyonu da yükseltmiş durumda. Komrat’ta meydana getirilen son mahalli toplantılarda, “geleceğimizi Kişinev mi, Bükreş mi belirleyecek?” sorusu yüksek sesle soruluyor. Bazı Gagavuz siyasetçiler, birleşme tartışmalarının devam etmesi halinde bölgesel referandum seçeneğini dahi gündeme getirebileceklerini ima ediyor. Analistlere gore bu durum, Moldova’nın Transdinyester sorunundan sonrasında yeni bir fay hattıyla karşı karşıya kalabileceği anlamına geliyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
