1. Haberler
  2. Yerel
  3. Oklar İran’ı işaret ediyor, bölgesel satranç yeniden kuruluyor

Oklar İran’ı işaret ediyor, bölgesel satranç yeniden kuruluyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suriye’de terör örgütü SDG’nin sahada hezimete uğratılması sonrası bölgesel denklemin hangi yöne evrileceği merak mevzusu olmaya devam ediyor. Terör örgütü PKK/YPG’nin ana unsurlarını oluşturduğu SDG yapılanmasının sahadan temizlenmesi, yalnızca askeri bir gelişme olarak değil; jeopolitik önceliklerin, küresel ve bölgesel aktörlerin pozisyonlarının tekrardan tanımlandığı tarihsel bir kırılma anı olarak değerlendiriliyor. Şam yönetimine bağlı güçlerin Halep hattından başlayarak Fırat’ın doğusuna doğru hızla ilerlemesiyle beraber Deyrizor ve Rakka benzer biçimde stratejik merkezlerin denetim altına alınması, SDG’yi sahada derin bir açmaza sürüklerken, bu sürecin yalnızca alan kaybıyla sınırı olan olmadığına dikkat çekiliyor. Jeostratejik değerlendirmelerde, SDG’nin Deyrizor benzer biçimde enerji ve tahıl ambarı niteliği taşıyan bölgeleri, Rakka benzer biçimde Fırat üstündeki barajlar vesilesiyle su güvenliğinin düğüm noktası olan merkezleri kaybederek, askeri kapasitesinin yanı sıra ekonomik ve lojistik dayanaklarını da yitirdiği vurgulanıyor.


SDG’nin tasfiyesi Türkiye açısından özerklik arayışlarının sona ermesini ifade ederken, ABD için ise Suriye’den kontrollü bir geri çekilme ve stratejik odağın İran hattına kaydırılması anlamına geliyor.

HASEKE BİLMECESİ

Yeni devrin en eleştiri ve en kırılgan merkezlerinden biri olarak öne çıkan Haseke ise sahada aşiret dengelerinin, etnik kırılganlıkların ve silahlı yapıların iç içe geçmiş olduğu bir geçiş alanı niteliği taşıyor. Nüfusun ortalama yüzde 60, 70’ini Arap aşiretlerin, ortalama yüzde 25’ini Kürtlerin oluşturduğu Haseke, bu oldukca katmanlı yapısıyla yeni bölgesel denklemin en kırılgan noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

ABD’NİN YENİ HEDEFİ

Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Köni’ye bakılırsa Washington, sahada açık bir tercihte bulunmuş oldu. Prof. Dr. Köni, ABD açısından aslolan önceliğin İran bulunduğunu da belirtirken, “Bu yüzden Suriye dosyasını dondurmak ya da kapatmak, Washington’un stratejik enerjisini İran hattına kaydırabilmesi için bir zorunluluk haline gelmiş durumda” dedi.

TÜRKİYE’YE SADAKAT GÖSTERMELİ

Internasyonal İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hasan Ünal ise Fırat’ın doğusunda yuvalanan terör örgütü PKK/PYD’nin kısa sürede etkisiz hale getirilmesinin taşımış olduğu öneme işaret ediyor. Prof. Dr. Ünal, son gelişmelerin bu örgütle mücadelenin iyi mi yürütülmesi icap ettiğini de açık şekilde ortaya koyduğunu ifade ederken, şu değerlendirmelerde bulunmuş oldu: “Türkiye bölgesel politikalarını ulusal çıkar esaslı olarak düzenleyip buna uygun iş birlikleri geliştirdiğinde, sahadaki ve masadaki gücü katbekat artar. Fazlaca kutuplu bir dünyada PKK/PYD ve çatı yapısı KCK’nın yaşama şansı yoktur. Bu aşamada yapılması ihtiyaç duyulan, ‘açılım’ siyasetine tamamen son verilmesi ve tüm siyasal partilerin DEM Parti’nin kapatılması mevzusunda ortak bir tavır almasıdır. DEM benzer biçimde bir parti hiçbir demokratik sistem içinde var olması imkansız ve olmamalıdır.”

BÜYÜK RESMİN PARÇASI

Strateji Uzmanı emekli Amiral Cem Gürdeniz ise Suriye ve Orta Doğu bağlamında son günlerde yaşanmış olan gelişimleri değerlendirirken, bölgeye tek eksenli değil oldukca katmanlı bir jeopolitik çerçeveden bakılması gerektiğine dikkat çekiyor. Gürdeniz’e bakılırsa Suriye’ye artık yalnızca “Suriye” olarak bakmak mümkün değil. Bu ülkeyi idrak etmek için iki ayrı jeopolitik gözlüğe gereksinim var. Bunlardan ilki İsrail perspektifi, ikincisi ise ABD perspektifi. Bu sebeple Suriye sahası uzun süredir İsrail jeopolitiğinin merkezinde yer edinen ve “Balkanizasyon” olarak tanımlanan, parçalı ve kırılgan bir yapı içinde tutuluyor.

Oklar İran'ı işaret ediyor, bölgesel satranç yeniden kuruluyor - Resim : 2
Fırat doğusu, SDG’li teröristlerden temizleniyor.

KÜRESEL SATRANÇ

Gürdeniz, Doğu Akdeniz’den Kızıldeniz’e, Bab el-Mendeb’den Süveyş Kanalı’na uzanan hatların küresel satrancın kilit kareleri bulunduğunu belirtiyor. Somaliland, Cenup Yemen, Sokotra Adası ve Afrika Boynuzu’nda yaşanmış olan gelişimleri de aynı Balkanizasyon mantığının değişik cephelerdeki yansımaları olarak değerlendiren Gürdeniz, “İran, Irak, Doğu Akdeniz ve Kızıldeniz ekseniyle bağlantılı oldukca cepheli bir satranç tahtası oluştu. Bu denklemde Türkiye’nin atacağı her adımın oldukca katmanlı okumalar ve uzun vadeli stratejik bir dikkatle ele alınması gerekiyor” diyor.

[email protected]

Kaynak: Web Hususi

Oklar İran’ı işaret ediyor, bölgesel satranç yeniden kuruluyor
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.