İktidardaki Hakkaniyet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) sözcüsü Ömer Çelik, Pazar günü toplumsal medyada uzun bir izahat yaparak olayların kabul edilemez bulunduğunu söylemiş oldu. Krizin derhal arkasından Türk Dışişleri Bakanlığı itidal çağrısında bulunmuş oldu.
Çelik’in açıklamaları, Türkiye’nin, evrensel insan haklarını savunurken birbirine düşman ülkelerle ilişkileri dengeleme politikasının bir yansımasıydı. Prensiplerinin, siyasal meşruluğun zorla dayatılan meşruiyetten üstün olduğu bulunduğunu söylemiş oldu.
Çelik, “Bir milletin egemenliğinin hedef alınması ve internasyonal hukukun ihlali kabul edilemez. Bir ülkenin siyasal ‘mülkiyeti’ yalnızca o ülkenin halkına aittir. Meşru egemenlik sadece o ülkenin halkı tarafınca inşa edilebilir ve dış güçler tarafınca dayatılamaz. Bu, internasyonal düzenin ve internasyonal hukukun temelidir. Cumhurbaşkanımız bu ilkelerin en kuvvetli savunucusudur.”
Bu ilke, son yıllarda Türkiye’nin, adil seçim çağrısında bulunan ve Türkiye’nin cenup komşusunun parçalanmasına karşı çıkan Suriye muhalefetine verdiği destekte en belirgin şekilde ortaya çıktı. İç cenk süresince Türkiye, Suriye muhalefetinin yanında yer alırken, problemi barışçıl yollarla çözmek için artık dağılmış olan Esad rejimiyle diyalog kurmaya çalıştı. Suriye’deki Halk Devrimi, baskıcı Baas rejimini devirmeyi başardığında, yeni yönetimi ilk kutlama eden ve büyük destek veren Ankara oldu. Internasyonal toplumda da öne çıkan Ankara, Rusya-Ukrayna ihtilafının sona erdirilmesinde adil bir barışın sağlanmasını da korumak için çaba sarfediyor ve her iki tarafın taleplerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunuyor.
Cumartesi günü Türk Dışişleri Bakanlığı, ABD güçlerinin Maduro’yu gözaltına almasının arkasından tüm taraflardan itidal çağrısında bulunmuş oldu.
Dışişleri Bakanlığından meydana getirilen açıklamada, “Mevcut durumun bölgesel ve internasyonal güvenlik açısından negatif sonuçlara yol açmasını önlemek amacıyla, tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz.” ifadesine yer verildi.
Açıklamada, “Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının sulh ve refahına ehemmiyet vermektedir” denildi.
Çelik Pazar günü yapmış olduğu açıklamada, muhalefetin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD-Venezuela kriziyle ilgili bir izahat yapmadığı yönündeki eleştirilerini reddetti.
Çelik, “Cumhurbaşkanımız küresel krizi yönetmekte ustadır ve gerçekleri söylemekten asla çekinmemiştir. Haksız bir duruma asla göz yummamıştır. Ne vakit, nerede konuşacağını bilmesi siyasal tecrübesinin göstergesidir.”
“Cumhurbaşkanı, siyasal meşruiyetle çelişen hiçbir gelişmeyi asla mazur görmedi ve onaylamadı” diye altını çizdi.
Sözcü, Türkiye’deki öteki siyasilere de dünyadaki kaotik gelişmeler karşısında görevli davranmalarını ve sağduyulu davranmalarını tavsiye etti.
Çelik, “Dünya zor bir dönemden geçiyor ve ikimiz de daha zor bir küresel ortamla karşı karşıya kalacağız. Bu şekilde zamanlarda en büyük gücümüz siyasal ilkelerimize bağlı kalmaktır. Siyasal meşruiyet ilkesinden ödün söz mevzusu değildir. Dünyadaki kaos karşısında birliğimizi korumak zorundayız.”
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Milletvekili Fuat Oktay da mevzuya ilişkin açıklamalarda bulunmuş oldu.
Oktay, toplumsal medyada yapmış olduğu açıklamada, internasyonal ilişkilerde evrensel hukuka saygının yanı sıra devletlerin egemenlik ve bağımsızlığına saygının esas bulunduğunu söylemiş oldu.
Bu ilkeler çerçevesinde bölgesel istikrarın yanı sıra Venezuela halkının sulh ve istikrarının korunmasının da son aşama mühim bulunduğunu altını çizdi.
Oktay, “Her ülkenin bigün kesinlikle gerekseme duyacağı bu ilkelerin, geçici ve maddi çıkarların yönlendirdiği ‘kuvvetli olan haklıdır’ yaklaşımıyla heba edilmemesi gerektiği” uyarısında bulunmuş oldu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş de Çelik’in sözlerini yineledi. Büyükgümüş, cumartesi günü toplumsal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımda, siyasal bağlamı ve hedefi ne olursa olsun Venezuela’da yaşananların internasyonal hukukun açık bir ihlali bulunduğunu söylemiş oldu.
“Devletlerin egemenliğini ve internasyonal hukuku göz ardı eden bu tür müdahaleler, hem ilgili ülkeleri hem de küresel sistemi istikrarsızlaştıracak sistemik bir risk oluşturmaktadır” diye uyardı.
Türkiye’nin mevzuya ilişkin tutumuna ilişkin Büyükgümüş, Ankara’nın dış politikasının “sloganlara dayalı” değil, hukuki ve gerçekçi bir perspektif bulunduğunu söylemiş oldu.
Ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde adaletin, istikrarın ve internasyonal hukukun yanında yer almaya kararlıdır” dedi.
