1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Siyaset
  4. Türkiye iklim diplomasisinde küresel liderlik için baskı yapıyor

Türkiye iklim diplomasisinde küresel liderlik için baskı yapıyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sıfır atık vizyonu, Sıfır Atık Projesi’nin kurucusu ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hayata geçirildi. Vakıf Pazartesi günü yapmış olduğu açıklamada, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede emin bir küresel rol üstlenmeye hazırlandığını söylemiş oldu.

Sulh diplomasisindeki yapıcı, kapsayıcı ve itimat artırıcı rolüyle internasyonal itimat kazanan Türkiye, bu deneyimini COP31 vesilesiyle iklim diplomasisine taşımayı hedefliyor. Ülke, kendisini yalnızca ev sahibi ülke olarak değil, hem de kıtalar içinde gelecek nesiller için vizyon belirleyen ve çözümler üreten küresel bir erkek oyuncu olarak konumlandırmaya çalıştığını söylüyor.

Bu çabanın temel dayanaklarından biri de Emine Erdoğan önderliğinde küresel bir harekete dönüşen ve Sıfır Atık Vakfı vesilesiyle kurumsallaşan sıfır atık vizyonudur.

COP31 ödülü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un öncülüğünde yürütülen yoğun diplomatik çabaların peşinden Türkiye’ye verildi. Konferansın, Türkiye’nin iklim eylemi vizyonunu internasyonal topluma sergilemesi, oldukça taraflı iş birliğini derinleştirmesi ve küresel iklim politikalarının şekillenmesine destek olması için stratejik bir platform işlevi görmesi umut ediliyor.

Son yıllarda internasyonal krizlere yönelik arabuluculuk emek harcamaları yardımıyla küresel anlamda saygınlık kazanan Türkiye, bu deneyimini COP31 vesilesiyle iklim eylemine aktarmayı hedefliyor. Ülke, iklim krizini yalnızca çevresel bir mesele olarak değil hem de ekonomik, toplumsal ve insani bir mesele olarak ele alan kapsayıcı bir yaklaşımı korumak için çaba sarfediyor.

Bu çerçevede Türkiye, COP31’de gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanına erişimi, teknoloji transferi, uyum kapasitesinin güçlendirilmesi ve iklim adaleti şeklinde mevzuları önceliklendirmeyi amaçlıyor.

Türkiye’nin son yıllardaki en mühim internasyonal girişimlerinden kabul edilen Sıfır Atık Projesi, COP31 sürecinin temel taşı olarak konumlanıyor.

Girişim, kaynak verimliliği, döngüsel iktisat ilkeleri, atık azaltma ve sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerine odaklanan kapsamlı bir yaklaşımı destekliyor.

COP31 hazırlıklarının bir parçası olarak Sıfır Atık Vakfı, konferansın sürdürülebilirlik standartlarını tanımlamak için kapsamlı bir süreç uyguluyor. Vakfın geliştirdiği “Sürdürülebilir COP31 Çerçevesi”, etkinliğin karbon ayak izini azaltmayı, kaynak kullanımını optimize etmeyi ve çevresel performansı tüm paydaşlar için ölçülebilir hale getirmeyi amaçlıyor.

BM sürdürülebilir etkinlik standartlarına uygun olarak tasarlanan çerçeve, sıfır atık yönetimi protokollerini, karbon azaltma ve dengeleme stratejilerini, sürdürülebilir lojistik ve ulaşım planlamasını, etkinlik mekanlarına yönelik çevresel performans kriterlerini, paydaş iştirakı ve şeffaflık mekanizmalarını içeriyor. Amaç, COP31’i sürdürülebilir mega etkinlikler için küresel bir model haline getirmektir.

Vakfın en yenilikçi girişimlerinden biri de atık oluşumunun önlenmesi, geri dönüşüm oranlarının artırılması, besin israfının azaltılması ve döngüsel araç-gereç kullanımının yaygınlaştırılmasına yönelik teknoloji tabanlı çözümler sunan “Sıfır Atık Uygulama Platformu”.

Platformda akıllı atık takip sistemleri, dijital atık yönetimi uygulamaları, tek kullanımlık ürünlerin azaltılmasına yönelik sürdürülebilir satın alma protokolleri ve katılımcılara hususi karbon ayak izi hesaplama modülleri yer ediniyor. Modelin büyük internasyonal etkinliklere örnek teşkil etmesi umut ediliyor.

Vakıf ek olarak ülke çapında oldukça paydaşlı bir hazırlık ekosistemi inşa ediyor. Buna üniversiteler ve araştırma merkezleriyle siyaset geliştirme, mahalli yönetimlerle sürdürülebilir kent uygulamaları, hususi sektörle döngüsel iktisat ve düşük karbonlu üretim modelleri, gençler ve hanımefendilere yönelik iklim politikası katılım programları ve ülke çapında farkındalık ve eğitim kampanyaları dahildir.

Kalıcı miras

Vakıf, COP31’in Türkiye’ye geçici bir olayın ötesinde kalıcı bir miras bırakarak sürdürülebilirlik uygulamalarının kurumsallaşmasına katkıda bulunacağına inandığını belirtiyor. Beklenen sonuçlar içinde sürdürülebilir mega etkinliklerde Türkiye’nin bölgesel liderliğinin güçlendirilmesi, döngüsel ekonomiye dayalı kamu politikalarının güçlendirilmesi, hususi sektörün düşük karbona geçişinin hızlandırılması ve kalıcı toplumsal farkındalık ve eğitimsel tesir yaratılması yer ediniyor.

Sıfır Atık Vakfı, sürecin her aşamasında yenilikçi, ölçülebilir ve internasyonal uyumlu emekler yürütmeye devam edeceğini söylüyor.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, Emine Erdoğan’ın uzun süredir internasyonal platformlarda savunduğu sıfır atık vizyonunun, artık yalnızca bir çevre politikası olarak değil, iklim değişikliğiyle mücadelede somut, ölçülebilir ve uygulanabilir bir küresel çözüm olarak geniş çapta kabul gördüğünü söylemiş oldu.

COP31’in bu yaklaşımı internasyonal topluma daha kuvvetli bir halde aktarmak için zamanı bir fırsat sunduğunu söylemiş oldu.

Sıfır Atık Projesi’nin lansmanı 27 Eylül 2017’de yapılmış oldu. BM Genel Kurulu, 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin öncülüğünde ve 105 ülkenin ortak sponsorluğunda bir “Sıfır Atık” sonucu alarak 30 Mart’ı Internasyonal Sıfır Atık Günü olarak belirledi.

Emine Erdoğan, 30 Mart 2023’te BM Genel Kurul Salonu’nda düzenlenen ilk Internasyonal Sıfır Atık Günü etkinliğinde açılış konuşmasını yapmış oldu.

Görüşmede BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Sıfır Atık Yüksek Düzey Danışma Kurulu’nun kurulduğunu duyurdu ve bu kurulun başkanlığına Emine Erdoğan’ı çağrı etti. Görevi kabul etti ve kurul 30 Mart 2023’te resmi olarak kuruldu.

BM 78. Genel Kurulu esnasında New York’taki Türk Evi’nde “Küresel Sıfır Atık Hareketine Doğru” başlıklı bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Bildirgesi’ni imzalayarak ilk imza sahibi oldu.

BM Çevre Programı (UNEP) İcra Direktörü Inger Andersen geçen hafta, COP31 için Türkiye ile “derin iş birliği” oluşturmayı hedeflediklerini söylemiş oldu. Kenya’nın Nairobi kentinde düzenlenen etkinlikte Anadolu Ajansı’na (AA) konuşan Andersen, “Bir sonraki adım, Avustralyalı ortakları ve Brezilyalı dostlarımızla beraber Türkiye’nin, fosil yakıtların aşamalı olarak ortadan kaldırılmasına yönelik yol haritasına öncülük etmesi olacak. Şimdiden 80 ülkenin ‘ikimiz de varız’ söylediğini görüyoruz, sadece yapılacak daha oldukça iş var.” dedi.

Andersen, “Türkiye kuvvetli bir ülke. Görkemli bir konuma haiz. Birçok açıdan doğu, batı, şimal ve cenup içinde gerçek bir köprü. Çölden dağa, denizden her türlü ekosistemi barındıran bir ülke. Türkiye ile derin bir iş birliği oluşturmayı sabırsızlıkla bekliyoruz şu sebeple Türkiye kuvvetli kararlılık gösteren bir ülke.”

Sıfır atık gündeminde Emine Erdoğan’ın kuvvetli liderliği olarak tanımladığı şeye değindi.

Andersen, “Bu, benim vurguladığım kirlilik, atık, kimyasallar şeklinde mevzularla direkt bağlantılı. Türkiye, biyolojik çeşitliliğin korunmasını benimsemiş ve kararlılıkla ilerlemeyi hedefleyen bir ülke.” dedi.

“Hidroelektrikten elde edilmiş yenilenebilir enerji kaynakları açısından varlıklı olmakla beraber, görkemli rüzgar hızları sebebiyle rüzgar enerjisinde de büyük fırsatlar sunuyor. COP başkanlık süreci başladığında ikimiz de bu sürece etken olarak katılmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.”

Türkiye iklim diplomasisinde küresel liderlik için baskı yapıyor
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.