Filmimizde Tom Cruise, deneyimsiz bir askeri avukat olan Daniel Kaffee’yi; Demi Moore ise şüpheci teğmen komandanal JoAnne Galloway’ı canlandırıyordu. Moore’un karakteri, “Kod Kırmızı” olduğu iddia edilen baskınla bağlantılı bulunduğunu düşündüğü bir vakası araştırıyordu.
Filmden 33 yıl sonrasında Moore, son zamanlarda verilen bir soru-cevap etkinliğinde o döneme ilişik deneyimlerini paylaştı. Moore’un sözlerine gore, hamileliğinin sekizinci ayına yaklaşırken film ön hazırlıklarında yönetmen Rob Reiner ve Cruise ile okuma çalışmalarına katılmıştı. Bu durum Cruise’u rahatsız etmiş olabilir:
“Sanırım Tom oldukça utanmıştı. Ben rahattım. Fakat birazcık kıpırdanıyordum, değil mi? Fakat onun birazcık rahatsız bulunduğunu fark ettim.”
Moore, o dönemde pek oldukca hanım Hollywood’da çocuk sahibi olmanın ya kariyer ya aile seçimiyle beraber gelmesi gerektiği yönünde bir hissiyatla karşı karşıyaydı. Kendi durumu için şu şekilde diyor:
“Bu benim için, bir tek ‘Niçin olmasın? Niçin her ikisi de olmasın?’ dememi elde eden şeylerden biriydi. Fakat bununla beraber, bir nevi kanıtlamam ihtiyaç duyulan oldukca şey geldi.”
Gene de şimdi geriye bakıp düşündüğünde, şunları söylüyor:
“Şimdi o periyodu hatırlıyorum ve kendime soruyorum: ‘Neyi kanıtlamaya çalışıyordum?’. Fakat o zamanlar haiz olduğum desteğin günümüzdekinden değişik bulunduğunu görüyorum. Bilirsin, emzirmekle, sonrasında sahneye çıkmakla, sonrasında okuma yapmakla…”
Moore ek olarak fizyolojik olarak kendini sınırlarına zorladığını da kabul ediyor ve bu yüzden, bugün benzer durumda olan meslektaşları için daha çok desteğin olmasından sevinç duyduğunu belirtiyor:
“Askeri üniforma giyecektim ve sanırım bunu oldukca erkenden öngördüm; doğumundan ilkin formda olmaya çalıştım. Sularım geldiği gün iki buçuk saat yürüdüm, 38 kilometre bisiklet sürdüm, sonrasında bir reggae kulübünde dans ettim; bu yüzden iki buçuk hafta erken doğum oldu.”
