Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, Tüpraş Stadyumu’ndaki basın toplantı odasında gündeme dair açıklamalarda bulunmuş oldu.
Sözlerine dün Balıkesir merkezli meydana gelen ve çevre illerde de hissedilen depremde yaşamını kaybeden vatandaşlar için baş sağlığı dileyerek başlamış olan Serdal Adalı, “Beşiktaş için son aşama zor bir dönemde vazife başına geldik. Göreve geldiğimizden bu yana da Beşiktaş’ı ekonomik ve sportif hedeflerine ulaştırmak için fazlaca yoğun bir tempoyla çalışıyoruz. Aktarma döneminde bu yoğunluk daha da arttı. Yapılanmayı en doğru şekilde başlatmak en mühim görevimizdi. Bu yüzden hem ekonomik hem de sportif mevzularda en doğru kararları almak adına büyük bir titizlikle çalışmaya devam ediyoruz. Bu yüzden 22 Haziran tarihindeki yetki kongresinden sonrasında çoğunlukla karşınıza çıkamadık. Bizim karşınıza çıkamadığımız bu zamanda aslı astarı olmayan haberler, eleştiriler, algılar ne yazık ki artarak devam etti. Ikimiz de camiamızı ve taraftarımızı gelişmeler hakkında en doğru şekilde bilgilendirmek ve siz değerli üyelerimizin sorularına da toplu bir halde yanıt vermek istiyoruz. Camiamızın bizlere büyük bir itimat duygusuyla yetki verdiği, finansal bağımsızlığımız için fazlaca mühim bir proje olan Dikilitaş gayrimenkul projemizle ilgili bir bilgilendirme yaparak adım atmak isterim. Dikilitaş Projesi planladığımız şekilde aşama kaydediyor. Aşama aşama gidiyoruz. Ilk olarak bahsettiğimiz benzer biçimde Emlak Konut ile protokol imzalandı ve mevzu resmiyete döküldü. Ek olarak avam proje tamamlandı. İlgili devlet dairelerinden de lüzumlu izinlerin alınması aşamasındayız. Projenin en başından beri bizlere desteklerini esirgemeyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’a bir kez daha teşekkür ediyorum. Daha ilkin projede yer almasını düşündüğümüzü söylediğimiz Ziraat Bankası ise büyük olasılıkla projenin haricinde duracak. Bu yüzden hızlıca başka devlet bankalarının gayrimenkul yatırım ortaklıklarıyla görüşmelere başladık. Yakında tamamlanır. Camiamızı da tüm gelişmelerle ilgili tertipli olarak bilgilendirmeye devam edeceğiz. Şu demek oluyor ki camiamız rahat olsun, proje belirlediğimiz plan dahilinde aşama kaydediyor. Dikilitaş Projesi ve gelecekte geliştireceğimiz benzer projeler hem kulübümüzün borçlarının ödenmesine hem de önümüzdeki dönemde istediğimiz ekip kadrolarının oluşturulmasına büyük katkı sağlayacak. Bu yüzden konuşmama bu mevzudan adım atmak ve camiamıza son durumu aktarmak istedim” diye konuştu.
‘SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELİŞİM MODELİ OLUŞTURUYORUZ’
Altyapıda bir vazife değişikliği bulunduğunu ve siyah-beyazlı ekipte daha ilkin forma giymiş adların danışma kurulunda yer alacağını belirten Adalı, “Geleceğimizi kurmaya çalışırken ekonomik yatırımlar kadar kulüp kültürümüzde devamlı mühim bir yer tutan altyapımızda da mühim adımlar atmamız gerekiyor. Biz altyapıyla ilgili somut adımlar atmaya başladık, birçok alanda iyileştirmeler yapıyoruz. Aktarma mevzularını merak ediyorsunuz fakat ondan ilkin bu mevzuya da değinmek isterim. Altyapı ve özkaynak organizasyonumuzu yönetimsel açıdan yönetim kurulu üyelerimiz Toygun Batallı ile İbrahim Şafak Sağlam’a emanet ettik. Gençlik Gelişim Teknik Sorumlusu olarak ise daha ilkin alt yaş gruplarında elde etmiş olduğu başarılarla camiamızın takdirini kazanan Serdar Topraktepe’yi görevlendirdik. Serdar Hoca ile Mehmet Ekşi hocamız bir vazife devir teslimi yaptılar. Bu vesileyle Mehmet Ekşi hocamıza da bugüne dek olan tüm emekleri için camiamız adına teşekkür etmek isterim. Ek olarak, kulübümüzün efsaneleşmiş sporcularından oluşan bir danışma kurulu kurduk. Bu kurul tertipli olarak altyapı gelişim süreçleri için tertipli koordinasyon toplantıları gerçekleştirecektir. Bu danışma kurulunda benimle ve Mehmet Ekşi ile beraber Beşiktaş geçmişine adını yazdıran efsaneleşmiş adlar yer alacak. Ulvi Güveneroğlu, Kadir Akbulut, Süleyman Oktay benzer biçimde her biri Beşiktaş tarihinde yeri olan adlar Beşiktaş özkaynak düzenine hizmet verecek. Bu organizasyonla beraber önümüzdeki sezondan itibaren teknik ve yönetimsel kadroda gençleştirme adımları atılacak, teknoloji ve bilimsel uygulamalar tüm süreçlerde esas alınacaktır. Ek olarak, hepiniz bildiğiniz gibi tesislerimizin fiziki durumları da pek iyi durumda değil. Zeminden fitness merkezine, toplumsal alanlardan yatakhanelere kadar mühim yenileme çalışmalarına başlıyoruz. Ek olarak daha ilkin bahsettiğimiz suretiyle yeni havalimanı yakınlardaki 100 dönüm arazi için de tüm müracaatlar yapılmış oldu. Mevzu Spor Bakanlığımızda. Ben Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a da teşekkür ediyorum. En kısa zamanda bu arazi üstünde de inşaat çalışmalarına başlamayı ümit ediyoruz. Altyapılarımız ile ilgili olarak ek olarak fazlaca mühim bir ilke sonucu da aldık. Altyapıdan yetişen oyuncuların satışından elde edilecek bedelin belirli bir kısmı altyapıya aktarılacak ve yeni sporcuların yetişmesi için kullanılacaktır. Bu şekilde sürdürülebilir bir gelişim modeli oluşturuyoruz. Bu mevzuda meydana getirilen emekleri da özetlemek gerekirse bu şekilde özetlemek istedim” ifadelerini kullandı.
‘SADECE BUGÜNLERİ PLANLAYARAK DEĞİL, GEÇMİŞ YILLARI DA TEMİZLEYEREK İLERLİYORUZ’
Geçtiğimiz günlerde daha ilkin Beşiktaş’ta vazife meydana getiren birçok oyuncuya 17 milyon Euro civarında bir ödeme yaptıklarını ifade eden Adalı, ek olarak 80 milyon TL’lik menajerlik tutarının de gelecek günlerde ödeyeceklerini söylemiş oldu. Adalı, şöyleki konuştu:
“Hep ‘Transferlerde yeni hatalar yapma lüksümüz yok’ diyoruz. Bu ifadeyi niçin bilhassa kullandığımı sizlere ve ekranları başlangıcında bizleri takip eden kıymetli Beşiktaşlılara şöyleki ifade edeyim. Oldukca değil daha 15-20 gün ilkin bugün takımımızda yer almayan; Aboubakar, Amartey, Montero, Rebic, Joe Worral, Ümit Meraş ve Onur Bulut benzer biçimde eski oyuncular için 16-17 milyon Euro ödeme yaptık. Buna ilave olarak da geride bıraktığımız hafta, geçtiğimiz yıllardaki birçok ismin ödenmemiş menajerlik ücretleriyle ilgili de kulübümüz aleyhine bir dava sonuçlandı. Boyko, Utku Yuvakuran, Caner Erkin, Atınç Nukan, Pepe benzer biçimde birçok ismin menajerlik tutarı olarak 80 milyon TL üstünde bir tutarı da gelecek günlerde ödeyeceğiz. O yüzden her seferinde ‘bir tek bugünleri planlayarak değil, geçmiş yılları da temizleyerek ilerliyoruz’ diye söylüyoruz. Şu demek oluyor ki bin bir çabayla yaratmaya çalıştığımız kaynakları bugünümüz ve geleceğimiz için değil, maalesef geçmişe de kullanmak zorunda kalıyoruz.”
‘TAKIMIMIZIN HALEN TAKVİYEYE İHTİYACI OLDUĞUNUN FARKINDAYIZ’
32, 33 yaşlarında bir oyuncuya bonservis ödemeyeceklerini bu şekilde transferler yapmaları halinde oyunculara 1 senelik kontratlar önereceklerini söyleyen Serdal Adalı, “Göreve geldiğimiz günden bu yana bizlerden ilkin aktarma edilen ve kadroda düşünmediğimiz oyuncularla yollarımızı ayırarak yabancı oyuncu transferinde kendimize hareket alanı açmaya çalışıyoruz. Geçmişte meydana getirilen hatalı transferler büyük bir külfet oluşturuyor ve bizim yapacağımız hamleleri de etkiliyor. Dolayısıyla buradan tek bir şey anlaşılıyor. Yine ediyorum ki bizim hatalı aktarma yapma lüksümüz yok. Maalesef bu şekilde bir hakkımız kalmadı. Bugüne dek yaptığımız 4 transferimiz de kaliteleriyle, daha ilkin oynadıkları takımlarla, kariyerleri ve karakterleriyle doğru adlar olduklarını gösteriyorlar. Sürem ilerledikçe son aşama doğru oyuncular aldığımızı hep beraber göreceğiz. Beşiktaş bu oyunculardan uzun seneler katkı alabilir, aynı şekilde ilerleyen yıllarda bu adlar Beşiktaş’a maliyetlerinden fazlaca daha fazlasını kazandırabilirler. Aldığımız oyuncuların durumu ortadadır. Bugüne dek iyi mi oyuncular getirdiysek, bundan sonrasında da bu profilde ve kalitedeki isimlere yöneleceğiz. Bunların haricinde 32-33 yaşlarında bir oyuncu gelecek olursa da o şekilde bonservis vererek falan almayacağız. Gelirler 1 yıl oynarlar, direkt katkı verirler. Hiçbir süre da 1 seneden fazla sözleşme vermeden bu biçim oyunculardan yararlanabiliriz. Takımımızın halen takviyeye ihtiyacı bulunduğunun farkındayız. Camiamızın, taraftarımızın aktarma beklentisinin bilincindeyiz. Ben kendimi alkışlatmak istesem geçtiğimiz yıllarda yaptıkları benzer biçimde 30-35 yaş aralığındaki oyuncuları buraya doldurur, transferleri çoktan bitirmiş olur, Shakhtar maçına da o kadroyla çıkardım. Transferi de 10 Temmuz’da bitirirdim. Fakat bu, günü kurtarmaktan başka hiçbir şeye yaramazdı. Nereden mi biliyorum ? Geçtiğimiz sürem Ağustos ayında 5 attığımız Süper Kupa müsabakasını da gördüm, sonrasında o sezonu iyi mi bitirdiğimizi de bizzat yaşadım. Aynı hatalara düşmemek, aynı süreçleri yaşamamak için camiamız birazcık sabredecek. Beş senede meydana getirilen yanlışları olabildiğince süratli şekilde düzeltmeye çaba ediyoruz. Yanlış yapmadan yürümeye devam etmek zorundayız” dedi.
‘GÖREVDEN AYRILDIKTAN SONRA ARKAMDAN GEÇMİŞ YÖNETİMLERE YAPILAN ELEŞTİRİLERİN YAPILMASINI İSTEMİYORUM’
Transferlerin geç kalmış olduğu yönündeki iddialara da yanıt veren Adalı, şöyleki konuştu:
“Bu görevden ayrıldıktan sonrasında arkamdan geçmiş yönetimlere meydana getirilen eleştirilerin yapılmasını istemiyorum. O nedenle bin düşünüp, bir adım atacağız. Transferlerde geç kalınıyor iddiasına ilişkin de bir iki söz söylemek isterim. Geçmişimize bir bakın ve senenin bugünleri için ne süre bu aktarma performansı sergilenmiş objektif olarak değerlendirin. Geride kalan 4 yılda bir ekip iskeleti kurulmuş olsa bir tek aktarma periyodunun bugünleri için değil, tüm aktarma periyodu için ilk 11’e 4 aktarma son aşama kafi olurdu. Unutulmasın ki bizlere şampiyonluk kazandıran Ghezzal ve Rosier, aktarma sezonu bitmek üzereyken bu takıma katılmıştı. Mario Gomez ilk golünü eylül ayının ortasında atmıştı. Talisca 24, Aboubakar da 29 Ağustos’ta Beşiktaş’la sözleşme imzalamıştı. Rakiplerimizde de benzer durumlar var. Örnek olarak Osimhen, Galatasaray ekibine geçen sürem 4 Eylül’de dahil olmuş ve ilk lig maçına ligin 4’üncü haftasında çıkmıştı. Şu an daha 11 Ağustos’tayız ve hatırlatıyorum ki biz ilk 11’imize direkt katkı sağlayacak 4 üst düzey oyuncuyu kadromuza kattık. Ihmal etmeyin ki bazı transferler için ya devasa bedeller ödemek ya da en doğru süre ve fırsatları beklemek zorundasınız. Bunun yanında bir de Türk futbolunun ve Süper Lig’in gerçeklikleri var. Burada şampiyon olmak için iyi mi bir kadro kurulması, iyi mi bir oyun oynanması icap ettiğinin bilincindeyiz. Son şampiyonluklarımıza bir bakın. 6 numara mevkinde Tayfur, Ernst, Atiba ve Josef vardı. Şu demek oluyor ki hep savaşçı ön liberolar ve topla ilişkisi daha yüksek, pas kalitesi daha iyi 8 numaralar. Son 4 yılda hep başka bir şey denedik. Musrati ve Pjanic benzer biçimde daha yumuşak 6 numaralara gittik. Orta sahaya alınan birçok oyuncu oldu. Bir ihtimal hiçbiri fena oyuncular olmayabilirler, fakat neredeyse tamamı belirli bir futbol aklı ortaya konmadan hep orta sahaya bir oyuncu almış olmak için alındı. Bu işler bizlere asla iyi sonuçlar getirmedi. Biz bunu kökünden en kaliteli oyuncularla değiştirmeye çalışıyoruz.”
‘İDDİAMIZI SÜRDÜRECEK OYUNCULARIN TRANSFERLERİNİ YAPACAĞIZ’
Siyah-beyazlı ekibin bu sezonki orta saha kurgusunu şampiyon olunan dönemlerdeki orta saha kurgusuna benzeten Adalı, “Şimdiki orta saha kurgumuza bakarsanız Ndidi, Orkun ve Rafa üçlüsünün şampiyon olduğumuz sezonlardaki orta saha kurgusuna ne kadar benzer bulunduğunu görmüş olacaksınız. Demir Ege ve Kartal da süre almaya başladılar, bundan sonrasında da ciddi süreler alacaklar ve takımımıza büyük katkı sağlayacaklar. ‘Şurada isim yapmış bir oyuncu var’ diye önümüze gelen oyuncuya gitmiyoruz. Yaptığımız tüm transferler bir planlama ve organizasyon dahilinde yapılıyor. Bir tek bir sol kanat almak için kimseyi bu takıma getirmeyeceğiz. Sistemimize uyan, oynamak istediğimiz futbola katkı sağlayacak oyuncular almaya çalışıyoruz. Kalan tüm eksiklerimizi de bu felsefe ile tamamlayacağız. Bunun neticelerini da saha içinde alacağımıza inanıyorum. Kalan transferlerimizi de kafamızdaki bu ekip kurgusuna uygun oyuncularla tamamlayacağız. Transferde öncelikli hedeflerimiz sol açık ve sağ bek. Başka bölgeler için de fırsat transferleri olursa değerlendirebiliriz. Bunun yanı sıra bu sürem aktarma ettiğimiz oyuncular, geçtiğimiz sezonki scout transferi politikasını değiştirmişiz benzer biçimde algılandı. Stratejimizde hiçbir değişim yok. Ilkin takımın iskeletini tamamlayacağız, yarışmacı hale getireceğiz. Sonrasında genç oyunculara yöneleceğiz. Planlarımız hazır. İddiamızı sürdürecek oyuncuların transferlerini yapacağız. Onların yedekleri ve potansiyel vadeden oyuncularımız scout ekibinin belirlediği oyuncular olacak” ifadelerini kullandı.
‘İMZA AŞAMASINA GELMEMİZE RAĞMEN TRANSFERİ SONUÇLANMAYAN OYUNCULAR OLDU’
İmza aşamasına gelinmesine karşın çıkan haberler sonrasında sonuçlanmayan transferler bulunduğunu vurgulayan Başkan Adalı, “Aktarma periyodu başladığından beri adı Beşiktaş ile anılmasına karşın, hatta imza aşamasına gelmemize karşın transferi sonuçlanmayan oyuncular oldu. Bilhassa rakamların yazılması mevzusuna değinmek isterim. Daha pazarlık aşamasındayken sen oraya sayı yazınca ne oluyor ? Rakamı yazınca, adının üstüne fazladan üç yıldız mı koyuyorlar? Üzerine üstlük genel anlamda de gerçek olmayan ya fazlaca düşük ya da fazlaca abartılı rakamlar yazılıyor. Bu şekilde olunca pazarlık süreçleri bambaşka bir hal alıyor. Biz gerçekleşen bir transferin haberini yazmayın, bilgisini saklayın demiyoruz ki. Görüşmeler sürerken olmayan abartılı sayıları yazmayın diyoruz. Bunlar maalesef bizim işlerimize bir tek daha zorlaştırmaktan başka bir işe yaramıyor. Aslen asla ilgilenmediğimiz oyuncuların yazılması meselesi var. Bu biçim haberler, o yazılan oyuncuyla asla ilgimiz olmasa da başka oyuncularla yaptığımız görüşmelere tesir ediyor. Mesela; Rashford ile asla ilgilenmedik fakat sıkça yazıldı çizildi. Ben 15 Mayıs’ta Barcelona’ya aktarma olacağını biliyordum. Ne oldu, oyuncu sonunda Barcelona’ya gitti. Fakat yolları ayırmayı planladığımız oyuncularımız Rashford haberlerini görüp bizlerden taleplerini yükselttiler. Sonrasında bir de bu iddiaları ortaya atan kişiler ‘Rashford’u istedi fakat alamadı’ diye başlıklar atıp, eleştiri hayata geçirmeye başladılar. Rashford bir tek bir örnek. Aslen yükseltilen talepleri karşılayarak oyuncular getirip gönderebilir, bizlere bu şekilde yapılacak eleştirilerin de önüne geçebilirdik. Fakat medya baskısına da uğrasak, toplumsal medya saldırılarına da uğrasak, dolaylı olarak da bunlardan etkilenebilen taraftarların eleştirileriyle de karşılaşsak bu anlayışımızdan ödün vermeyeceğiz. Beşiktaş’ın menfaatleri bizim alabileceğimiz eleştirilerden fazlaca daha önemlidir. Biz şahsımıza meydana getirilen eleştirileri göğüsleriz sadece Beşiktaş’a gereksiz külfet oluşturacak bir işe ne olursa olsun imza atmayız” diye konuştu.
‘KİMSE, O GÜNKÜ KOŞULLARDA BU GÖREVE GELMEYE CESARET EDEMEDİ’
Teknik direktör Ole Gunnar Solskajer’in arkasında olduklarını söyleyen Serdal Adalı, sözlerini şöyleki sürdürdü:
“Biz göreve geldiğimiz günden itibaren bir projeksiyon yaptık. Buna bakılırsa de en uygun hocanın kendisi olduğuna karar verdik. Kararımızın arkasındayız. Meydana getirilen eleştiriler karşısında da inanılmaz şoktayım. Daha ligin ilk maçına bile çıkmadan hoca yollamayı düşünüyorlar. Dünyanın hiçbir yerinde bu şekilde bir idrak operasyonu görmedim. Shakhtar maçında arzulanan Beşiktaş’ı izletemediğimizin bilincindeyiz. Bunun nedenlerini ve çözümlerini de kendi aramızda konuştuk ve gerekenleri yapıyoruz. Hocanın oyun tercihinden oyuncu değişikliklerine kadar her şey münakaşaya açıldı sadece hemen hemen sezonun başındayız ve fazlaca uzun bir yolumuz var. Bu yolda ara sıra yenilgiler de istenmeyen sonuçlar da olacak. Her puan kaybında bu denli büyük bir kaos yaşayamayız. Ben Beşiktaş taraftarının zor günlerde ne kadar aklıselim davrandığını, takımlarını iyi mi desteklediğini en iyi bilen insanlardan biriyim. Bunu maksatlı olarak meydana getiren çevreler var. Faydası olacak her eleştiriye açığız. Beni eleştirin. Transferler gecikiyor kabul edebilirsiniz. Ilkin transferleri bitirelim, takımımızı sahada tam anlamıyla, ideal kurgusuyla görelim, ondan sonrasında hocayı yargılayalım. Hoca kibar olduğundan “elimdeki kadro bu, elimdekilerle bunu yapıyorum” demiyor. Hocaya bu kadar haksızlık yapmanın manası yok. Daha ilkin de söylediğim benzer biçimde geçtiğimiz kış sezonunda yerli ve yabancı hocalarla görüştüm. Kimse o günkü koşullarda bu göreve gelmeye cesaret edemedi. Lütfen hepimiz o zamanki kaosu ve sıkıntılı günleri iyi hatırlasın. Ole geldi ve bir şeyler hayata geçirmeye çalıştı. Bir coşku getirdi. Hocaya süre vereceğiz. Transferlerin zamanlamasıyla ilgili eleştirisini ben üzerime alırım. Bununla ilgili durumu azca ilkin durumu sizlere anlattım. Ekip hedeflerinden, istenen kadro yapısından fazlaca uzakken, ruhsal ve mental açıdan diplerdeyken taşın altına elini koyan, kaçmayan hocanın normal olarak kredisi olacak. Transferlerimizi tamamlayınca artık top hocada olacak. İstediğimiz şekilde savaşım eden ve büyük ekip oyunu oynayan bir ekibi kendisinden bekleyeceğiz. Her konuştuğumuzda bunu kendisine aktarıyoruz.”
‘GEÇTİĞİMİZ GÜNLERDE YAŞANILAN OLAY SADECE JURASEK OLAYI DEĞİL’
Siyah-beyazlı ekibin son yıllarda almış olduğu sonuçların herkesi üzdüğünü belirten Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı, “Her mağlubiyette, en küçük bir vakada derhal oyuncular gitsin, hoca gitsin, hatta yönetim gitsin algısı yapılıyor. Ne olacak doğrusu her 2 ayda bir yepyeni futbolcularla ve bambaşka bir hocayla mı sahaya çıkacağız? Bu algıcılara bakarsak her 2 ayda bir tekrardan seçim de yapmamız lazım. Bunların Beşiktaş’a yararlı işler olmadıkları onlarca kere kanıtlandı. Takımımız uzun süreden beri arzuladığı hedeflerin peşinde kalmış olabilir, son yıllarda aldığımız sonuçlar hepimizi üzmüş de olabilir fakat değişmeyeceğinden güvenli olduğumuz fazlaca mühim bir mevzu vardır. Taraftarımızın takımlarına, armalarına olan bağlılıkları münakaşaya açık bir mevzu değildir. Takımlarına olan bağlılıklarıyla dünyada adını duyurmuş büyük Beşiktaş taraftarı o armayı üstünde taşıyan oyuncusuna tehditler savurmaz, hakaret etmez. Tam tersi onu korur, kollar, motive eder. O oyunculara ailesinden biri benzer biçimde davranır. Beşiktaş formasını üstüne giyen her oyuncunun burada kendini iyi hissetmesi, güvende hissetmesi, mutlu olması, ailesinin ve kendisinin rahatlığı bizim vazifemizdir. Yandaş futbolcuyu, hocayı, yönetimi, başkanı dilediği benzer biçimde eleştirebilir. Biz bu camiaya, bu taraftara hizmet etmekle yükümlüyüz. Sadece asla kimse Beşiktaş sporcularına, dahası 20’li yaşlarının başındaki gençlere ve onların ailelerine eşlerine çocuklarına hakaret edemez, küfredemez, onları rencide edemez. Hele tehdit, asla edemez. Bu kişiler, Orkun transferi sonrası oluşan pozitif yönde hava sonrasında taraftarımızın 1 hafta mutlu olmasını bile fazlaca gördüler ve izin vermediler. Derhal negatif atmosfer yaratmak için çalışmaya başladılar. Bilinsin ki bunlar gerçek Beşiktaş taraftarı değiller. Malum organize grupların Beşiktaş’a zarar vermek için dijital ortamlarda kurguladığı işlerdir. Fakat taraftarlarımız da bilmeli ki bu işleri yapanlara her platformda karşı durmak onların da sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.
‘BEŞİKTAŞ’TAKİ HAVAYI BOZMAYA ÇALIŞAN HERKESTEN HESABINI SORARIM’
Beşiktaş’taki havayı bozmaya çalışan herkesten hesap soracağını söyleyen Adalı, “Geçtiğimiz günlerde yaşanılan vaka bir tek Jurasek vakası değil. Hem şu anda takımda oynayan tüm oyuncular hem de gündemimizde olan yerli yabancı tüm adlar ve aileleri bu haberleri takip edip negatif etkileniyorlar. Bu çocuklar, formamızı giyindikleri sürece bizlere emanetler. Ikimiz de onlara Beşiktaş’ın evleri bulunduğunu hissettireceğiz. Hem onlara gerektiği benzer biçimde haiz çıkabilmek hem de bu toplumsal medya zorbalarına ihtiyaç duyulan tavrı göstermek adına ne gerekiyorsa yapacağız. Daha ilkin de söylediğim benzer biçimde, bana meydana getirilen her türlü eleştiriyi belli bir yere kadar olgunlukla karşılarım. Sadece bu ufaklıklara, ailelerine, hayatlarına dilediği benzer biçimde dil uzatma haddini kendinde bulanlarla sonuna kadar savaşacağım, bunu hepimiz bilsin. Beşiktaş kulübü meydanı bu toplumsal medya eşkıyalarına bırakmaz. Bunu bir tehdit şeklinde değil, topluluğunun her ferdine haiz çıkmayı vazife edinmiş Beşiktaş kulüp başkanı olarak söylüyorum. Beşiktaş oyuncularına, çalışanlarına, ailelerine diktatörlük eden, onlara hakaretler savuran, yaşamlarını etkileyen, bu yolla Beşiktaş’a da büyük zararlar veren her kim olursa olsun, hepsiyle kanun önünde hesaplaşırım. Bunlar kim deyip geçmem. Özür dilemeleri, toplumsal medya hesaplarını kapatıp gitmeleri de yetmez. Beşiktaş’a problem çıkaran, Beşiktaş’taki havayı bozmaya çalışan herkesten hesabını sorarım” diye konuştu.
‘BEŞİKTAŞ’IN SAHA İÇİNDE DÖKTÜĞÜ ALIN TERİNİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’
Ligin ilk haftasında yargıcı hatalarının konuşmaya başlandığını belirten Adalı, “Ligin daha ilk haftasında gene yargıcı konuşmaya başladık, fazlaca tartışmalı kararların olduğu bir haftayı geride bıraktık. İlk haftadan bu tarz şeyleri konuşmak istemezdik, hakemlerin futbolun önüne geçmediği bir sürem hepimizin en büyük dileğidir. Bu lig bu hakemlerle devam edecek. Hatalar insanoğlu içindir, bundan sonrasında da yargıcı hataları olacaktır sadece bunun devamlı belli takımların lehine ya da aleyhine olmasını kimse izah edemez. Hepimiz işini en iyi şekilde yapmalı. Hakemler karar verirken taraftarımızın dişinden tırnağından artırıp biriktirdiği parayla maça geldiğini, yönetimimizin elinden ne gelirse hayata geçirmeye çalıştığını unutmasın. Büyük paralarla oyuncular aktarma ediyoruz. Verdikleri kararlar 20 milyonluk bir camiayı etkiliyor. Federasyondaki dostlar MHK’de tekrardan yapılanma içinde olduklarını, bu yıl daha iyi olacaklarını ifade ediyorlar. İnşallah o şekilde olur. Beşiktaş’ın saha içinde döktüğü alın terinin takip edeni olacağız. Yeni sezonun hakemlerimiz için de hayırlı olmasını dilerim” şeklinde konuştu.
‘ŞAMPİYONLUKLARLA DOLU GÜZEL GÜNLERE DÖNECEĞİMİZE YÜREKTEN İNANIYORUM’
Siyah-beyazlı camiada samimiyetin yerini hesap kitaba bıraktığını belirten Adalı, bu durumun Beşiktaş’a zarar verdiğini söylemiş oldu. Adalı sözlerini şöyleki noktaladı:
“Son yıllarda üzülerek gördüğüm bir mevzu var. Beşiktaş toplumu içindeki birlik ve beraberlik yerini kavgaya bırakmış durumda. Samimiyetin yerine hesap kitap geçti. Bu, Beşiktaş’a büyük zarar veriyor. Göreve geldiğimden beri bir fikri devamlı tekrarlamaktan çekinmedim; gelin her koşulda birbirimize haiz çıkalım. Sahada kademeye giren oyuncular benzer biçimde ikimiz de birbirimize destek olalım. Başarı sadece bu şekilde gelir. Bu sezondan en büyük beklentim; terinin son damlasına kadar savaşan, yeniden büyük ekip olma ruhunu yakalamış; tribünde ve sahada tek yürek olmuş, geleceğe yönelik umutlarımızı yeniden yeşerten bir Beşiktaş’tır. Yeni sezonun Beşiktaş için hayırlı olmasını diliyor, şampiyonluklarla dolu güzel günlere döneceğimize yürekten inanıyorum.”
