1. Haberler
  2. Adana
  3. ANAVARZA KENTİ VE KALESİ

ANAVARZA KENTİ VE KALESİ

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Anavarza şehrinin geçmişi ile sıkı sıkıya ilgili olan bu kalenin kurulduğu kaya hacmi üstünden geniş Kilikya düzlükleri göz alabildiğince uzanır. Ek olarak Kilikya’da kurulmuş bazı kaleleri ve İskenderun Körfezini de buradan görmek mümkündür.

ANAVARZA

Verimli Çukurova topraklarını sulayan Sumbas Çayı üstündeki Çarşıntı köprüsü, Akdeniz kıyılarından başlayıp Anavarza’dan geçerek doğuya doğru uzanan ipek yoluna geçit verir. Flavyapolis ve Kastabala şeklinde o devrin antik kentlerinden gelen yollar Çarşıntı Köprüsü’nde birleşerek Anavarza’ya ulaşır. Yeni adıyla Dilekkaya olarak anılan bu köy Adana’ya bağlı Kozan kazasının güneybatısına düşer. Dilekkaya bununla beraber Ceyhan ve Kadirli ilçelerinin de hudut komşusudur. Adana il merkezine olan uzaklığı 80, Kozan ilçe merkezine ise 32 km kadardır.

Roma yada ilk Bizans döneminde, Anazarbos’tan Flaviopolis ve Kastabala’ ya giden yola geçit vermek için açıldığı sanılan Alikesiği denilen geçit 250 metre uzunluğundadır. Yolun her iki tarafında kayalar 50 metre yüksekliğe kadar uzanır.

Asatiwada adlı Geç Hitit kralının Hudut Kalesi’ni M.Ö. VIII. yy.’ın sonlarında yakıp yıkan Asurlular tarafında kurulduğu sanılan Anavarza (Anazarbos) Kenti ve kalesi, MS. 1. yy. da Romalıların eline geçmesiyle ehemmiyet kazanır. Fransız mimar, kazıbilimci ve seyyah Charles Texier; Anavarza’nın Van’a benzediğini söyler. Anavarza’nın üstüne oturmuş olduğu kayalıklara kale duvarlarını tutturmak için taşçı kalemiyle oluşturulan oyukların aynısını Van Kalesi’nde gördüğünü anlatır. Dolayısıyla bu iki şehrin Asur eseri bulunduğunu yazar. M.Ö. I. yy. da Kral Tarkondimotos’un yargı sürdüğü krallık sınırları içinde kalan Anavarza Kenti, Tarkondimotos’un vefat etmesiyle oğlu Philipator’a geçmiş, sonrasında da Augustus, krallığı Philopator’un elinden alarak tamamen Roma’ya bağlamıştır. Anavarza Roma’nın eline geçmesiyle ehemmiyet kazanmış Tanrılar ve imparatorlar şerefine meydana getirilen çeşitli oyun ve eğlencelerin merkezi haline gelmiştir. O dönemde Anavarza Kenti Tarsus’la boy ölçüşecek durumdaydı. Anavarza akçelerinin bazılarında Metropolis ifadesi bulunmaktadır. Gene meşhur sıhhat bilimci, hekim ve eczacı Dieskurides bu kentte dünyaya gelen ve yaşamıştır. İmparator Arkadios zamanında Kilikya’nın ikiye bölünmesiyle Kilikya Prima’nı başkenti Tarsus olurken, Kilikya Secunda’nın başkenti Anavarza olmuştur.

Anavarza adıyla malum bu antik şehir ve kalesi, zamanı kayıtlarda Aynzarba, Anazarba, Anazarbos olarak da bilinir. Dört giriş kapısı olan zamanı kentin en mühim kapısı şüphesiz Zafer Kapısıdır.

Kastabala ve Flavyapolis kentlerinden gelen yolların ulaşmış olduğu cenup kısımdaki bu kapı, bununla beraber komutanların zafer kazandıkları süre kente giriş yaptıkları kapıdır. Zafer Kapısı tak görünümündedir. Korint nizamı sütun başlıklarından oluşan bu takının yanında kemerli iki geçit daha vardır. Anavarza kelimesinin karşılığı Sarıkaya anlamına gelse de Farsça da yenilmez anlamına gelen Navarza sözünden geldiğini savunanlarda vardır. Kentin öteki giriş kapıları harabe şeklinde olup şimal kapı tamamen kaybolmuş durumdadır. İç kalenin kuzeyine düşen bölgede, kral gömüt anıtı olduğu sanılan tek odalı ve tonozlu yapının, Helenistik dönem sonu ve Kilikya’nın bir Roma eyaleti olması arasındaki sürede bölgeye hükmeden yerli krallardan Tarkondimotos’a ilişik olduğu düşünülmektedir.

Kent merkezinde göze çarpan hamam ve kilise kalıntılarının yanında, antik çağ Anavarza’sının arşitravları, frizleri, korniş blokları sütun gövdeleri ve kalıntıları görkemli bir şehir bulunduğunu gösterir.

ANAVARZA SU KEMERLERİ

Sumbas ve Alapınar’dan su kemerleri vasıtasıyla getirilen sular, içme suyu olarak kullanıldığı şeklinde hamam ve havuzlara da akıtılmıştır. Ek olarak kenti çeviren surların haricinde su hendekleri olduğu sanılmaktadır. Anavarza’da da şimdiki adıyla Dilekkaya köyü içinde, tabanı mozaikle süslü iki havuz dikkat çeker. Çeşitli renklerle bezenmiş bu mozaiklerde, deniz tanrısı Thetis ve Yunusları kovalayan Eros figürlerine rastlanır. Öteki bir havuzda ise çeşitli deniz balıklarından oluşan figürler bulunmaktadır. Aynı yerde sergilenen çelenkli lahit ise görülmeye değerdir. Anavarza, birçok zelzele geçirdiğinden şehrin görkemli abidelerinden günümüze kadar sağlam şekilde ulaşan yapıt maalesef yok gibidir. Kent tamamen yıkılmış vaziyettedir. Bizans İmparatoru Jüstinyen zamanında büyük harcamalarla bayındır edilen Anavarza’ya Justinpolis adı verilmişse de çevrede Anavarza olarak anılmaya devam edilmiştir.

Yukarıdaki kale kısmına kentin cenup doğu bölümünden antik bir merdivenle çıkılır. Kaleyi kuşatan surların uzunluğu 1500 m’ye ulaşır. Yüksekliği 8-10 m içinde değişen kale duvarları her 70 m’de bir burçlarla desteklenmiştir. Surların yapım ve onarımında Asur, Roma, Bizans, Arap ve Ermeni mimarisinin izleri görülür. Surlarda, değişik iki döneme ilişik mazgallar dikkat çeker.

Kale üç bölüme ayrılmaktadır: ilk bölüm, bir askeri kışla durumundadır. Kale burçlarının mimarisi, içerisi askerlerin barınmasına elverişli olarak düşünülmüştür. Gene burçların içinde bulunan mazgal deliklerinin geometrisi oldukca ilginçtir. İçerden bakıldığında oldukca geniş bir görüş alanı elde eden mazgal delikleri dışardan sadece bir çizgi şeklinde görülmektedir.

Kışla bölümünde Ermenilere ilişik bir kilise de bulunmaktadır. Üç nefli bu kilisenin Ermeni prensi Toros’a ilişik olduğu söylenir.

Kalenin ikinci kısmı üç kattan oluşan bir kuleden oluşmaktadır. Don Jhon kulesi denilen bu bölümün güneybatı yüzünde bir yazıt göze çarpar. Bu kule antik kente ve çevreye tamamen hakim bir durumdadır.

Üçüncü bölüm ise ikinci sur ve içinde bulunan bitişik odalar topluluğu, depolar ve su tanklarından oluşur. Üçüncü bölümdeki düzlüğün ortasında bulunan su tankı günümüze kadar gelmiş sağlam bir yapıdır.

Anavarza, uzun seneler İslam hakimiyeti altında kalmış olmasına karşın maalesef bu medeniyete ilişik hiçbir hatıra taşımamaktadır.

Asurlular’dan Romalılara, Araplardan Ermenilere kadar birçok uygarlığı içinde barındıran, bir zamanlar bu bölgeye hükmeden kralların dönemin en debdebeli ve ihtişamlı yaşantısını sürdüğü Anavarza Kenti, tamamen yıkılmış ve terkedilmiş bir haldedir. Anavarza’nın bu hüzünlü görünümü ozanları duygulandırmış Dadaloğlu türkülerine mevzu olmuştur.

(ey) Sana derim sana Anavarza kalesi

Sana konup göçenlerin nic’oldu

Doğru söyle acayip başın belası

Şahbaz atlı av kovanlar nic’oldu

(ey) Yırtıcı kuşlar ötüşüyor şu yüzde

Binaların hep harap olmuş hep düzde

Yedi arşın loğ daşını omuzda

Of demeden getirenler nic’oldu

(ey) Der Dadaloğlu’m yoktur sözün hilafı

Hangi tarihtedir bilmiyorum bunun çilesi

Ayas, Payas, Tumlu, Misis kalesi

Beş kaleye hükmedenler nic’oldu

BATI KAPIDAN ANAVARZA KALESİ’NİN GÖRÜNÜŞÜ

Roma döneminde altın çağını yaşayan Anavarza kenti, 100 bine yaklaşan nüfusu ile tam bir metropol görünümündeydi. O dönemdeki en mühim geçim kaynaklarından birinin hayvancılık olduğu düşünüldüğünde, havalar ısınınca Toros yaylalarına doğru bir göç olduğu muhakkaktır. Toros dağlarının yaylalıklarındaki zamanı ören bölgeleri, bu göçün zamanımıza ulaşan kalıntılarıdır. Bölgedeki en mühim kent sayılan Anavarza kenti, meşhur Kazıbilimci Prof.Bossert’e bakılırsa 1259 depreminde yıkılarak kaderine terk edilmiştir.

Çukurova’nın tam ortasında yükselen heybetli Anavarza kalesi, seneler öncesinde eteklerine yerleşen Asur ve Romalıları korumuş, zamanımızda ise göçerlerin kışlak yurdu olmuştur.

Anavarza şehrinin zafer kapısından doğuya doğru ilerleyen antik yol, Alikesiği denilen dar bir geçitten geçerek Çarşıntı köprüsüne ulaşırdı.

Kalıntıları zamanımıza kadar ulaşan Sumbas Çayı üstündeki bu köprüden geçen Kervanlar, ikiye ayrılan yoldan Kastabala ya da Karatepe yolunu seçerlerdi.

ANAVARZA KENTİ VE KALESİ
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.