Ahmet Umut’in 1996 senesinde piyasaya çıkan “Sis ve Gece” romanı İran’da “Karga” adıyla diziye uyarlandı. Ahmet Umut kendisinden izin alınmadığını açıklarken vaka, bu tür durumlarla ilgili telif hukukunu da gündeme getirdi. İran’ın Ankara Büyükelçiliği tarafınca piyasaya çıkan İranname dergisinde de dizinin romandan uyarlandığı ve hikâyenin İran evveliyatına ve toplumuna bakılırsa tekrardan kurgulandığı belirtiliyor. Dizinin İran’daki çevrim içi platformlarda yayımlandığı aktarılıyor. Sadece Türkiye’de yürürlükte bulunan 5846 sayılı Düşünce ve Sanat Eserleri Kanunu, yapıt sahibine mali ve içsel haklar tanıyor.
ESER SAHİBİNİN İZNİ ŞART
Kanunun 21. maddesine bakılırsa bir eseri işleyerek ondan yararlanma hakkı münhasıran yapıt sahibine ilişkin. Kültür ve Gezim Bakanlığı da romanın başka bir esere dönüştürülmesini, mali haklardan “işleme hakkı” kapsamında değerlendiriyor. Dolayısıyla bir romanın senaryoya, filme yada diziye dönüştürülmesi, yalnızca eserden “esinlenme” olarak değerlendirilemeyecek seviyede direkt bir uyarlama ise yapıt sahibinin işleme hakkını gündeme getiriyor.
TAZMİNAT HAKKI DOĞABİLİR
Yaratı sahibinin mali hakları yalnızca romanın basılmasıyla sınırı olan değil. İşleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim şeklinde değişik haklar ayrı ayrı korunuyor. Kültür ve Gezim Bakanlığı, bu hakların kullanılması için yapıt sahibinden yada hak sahibinden izin alınması icap ettiğini açıkça belirtiyor. Gerçek sahibinin izni olmaksızın eserin işlenmesi, çoğaltılması, yayımlanması yada umuma iletilmesi halinde FSEK kapsamında hukuk davaları ve koşulları oluşmuşsa ceza soruşturması da gündeme gelebiliyor. Bakanlığın telif hakları mevzusunda yayımladığı bilgilendirmede, izinsiz işleme, çoğaltma, dağıtma ve yayımlama şeklinde fiillerin cezai yaptırıma mevzu olabileceği belirtiliyor.
İRAN’DA YAPILMASININ SONUÇLARI
FSEK, yapıt sahibine yalnızca ekonomik haklar tanımıyor; eserde değişim yapılmasını men etme yetkisini de içsel haklar içinde sayıyor. Sadece dizinin Türkiye’de değil İran’da yayımlanması hukuki durumu karmaşıklaştırıyor. Bu konudaki kaynaklara bakılırsa Türkiye’nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi internasyonal telif müdafaasını sağlıyor. İran ise Bern Sözleşmesi’ne taraf ülkeler içinde yer almıyor. Bununla beraber İran’ın kendi telif mevzuatında yazınsal eserler ve görsel-işitsel eserler koruma altında bulunuyor.
