Mikroplastiklerin su şişelerinden besin ambalajlarına, mutfak gereçlerinden tekstil ürünlerine kadar günlük yaşamın birçok noktasında karşımıza çıkmış olduğu biliniyor. Sadece son araştırmalar oldukça daha basit bir alışkanlığı da gündeme taşıdı: Sakız çiğnemek. California Üniversitesi Los Angeles (UCLA) araştırmacılarının yapmış olduğu emek verme, sakızın çiğneme esnasında tükürüğe mikroplastik parçacıkları bırakabildiğini ortaya koydu. Araştırmanın neticeleri Journal of Hazardous Materials Letters dergisinde yayımlandı. Çalışmanın ilk bulguları daha ilkin Amerikan Kimya Derneği’nin (ACS) 2025 yılı bahar toplantısında da paylaşılmıştı.
TEK SAKIZDAN BİNLERCE PARÇACIK
Araştırmada piyasada satılan beşi bileşik, beşi naturel olmak suretiyle 10 değişik sakız incelendi. Sonuçlara gore sakızlar gram başına 4 ile 636 mikroplastik parçacığı tükürüğe bırakabilirken, averaj kıymet ise gram başına ortalama 100 parçacık olarak hesaplandı. Rakamlar sakızın büyüklüğü bakımından oldukça daha dikkat çekici hale geliyor. Ticari sakızların ağırlığı ortalama 2 ile 6 gram içinde değişebildiğinden, büyük bir sakızın çiğneme esnasında 3 bine yakın mikroplastik parçacığı açığa çıkarabileceği belirtiliyor. UCLA’nın hesaplamasına gore yılda 160-180 ufak sakız tüketen bir kişinin yalnızca bu alışkanlık sebebiyle ortalama 30 bin mikroplastik parçacığına maruz kalması mümkün.
İLK 2 DAKİKA KRİTİK
Çalışmanın en çarpıcı neticelerinden biri mikroplastik salımının zamanı oldu. Sakızdan kopan parçacıkların büyük kısmı çiğnemenin derhal başlangıcında açığa çıkarken, bilhassa ilk iki dakikada salımın hızlandığı belirlendi. Sekizinci dakikaya gelindiğinde ise gözlem süresince ölçülen mikroplastiklerin ortalama yüzde 94’ünün sakızdan ayrılmış olduğu görüldü. Araştırmacılara gore bunun temel sebebi tükürükteki enzimlerden oldukça, çiğneme esnasında oluşan mekanik aşınma. Araştırma ekibinden Lisa Lowe bu yüzden mikroplastik maruziyetini azaltmak isteyenlerin kısa aralıklarla yeni sakız almak yerine aynı sakızı daha uzun süre çiğnemesinin daha düşük maruziyet sağlayabileceğine dikkat çekiyor.
“DOĞAL” OLMASI YETMİYOR
Araştırmacıları şaşırtan sonuçlardan biri ise naturel ve bileşik sakızlar arasındaki farkın beklenenden oldukça daha azca olması oldu. Bileşik sakızlarda çiğnenebilir yapıyı sağlamak amacıyla petrol kökenli polimerler kullanılabilirken, naturel sakızlarda chicle şeklinde ağaç özlerinden elde edilmiş bitkisel polimerlerden yararlanılıyor. Bundan dolayı araştırmanın başlangıcında bileşik sakızların oldukça daha çok mikroplastik açığa çıkaracağı düşünülüyordu. Sadece deneyler sonucunda naturel ve bileşik sakızların salmış olduğu mikroplastik miktarları içinde belirgin bir fark bulunmadı. Her iki gruptaki örneklerde de poliolefinler, PET, poliakrilamidler ve polistirenler şeklinde plastik türleri tespit edildi.
