Arda Güler’in Gençlerbirliği’nden Fenerbahçe altyapısına kazandırıldığı dönemde Fenerbahçe altyapısının başlangıcında bulunan David Badia, ulusal futbolcu hakkında AS’a hususi açıklamalarda bulunmuş oldu.
“ELBETTE GALATASARAY’A GİTMEYECEKTİ”
David Badia, Arda Güler’in Fenerbahçe’ye geldiği ilk andan beri Türkiye’nin üstünde bir oyuncu bulunduğunu beyan etti. Badia, “Arda Güler, onu aktarma ettiğimizde Türkiye’de aslına bakarsanız ünlüydü. Onu Fenerbahçe’ye getirdiğimizde, muhteşem yetenekli 13 yaşlarında bir çocuktan bahsediliyordu. Sürem sonunda, Antalya’da en iyi takımların karşı karşıya geldiği bir 13 yaş altı turnuvası düzenleniyor, şundan dolayı o şehirde hala bölgesel liglerde oynuyorlar. Orada tanındı ve şanslıydık ki minik yaşından itibaren odası Fenerbahçe bayrakları ve atkılarıyla doluydu. Şu demek oluyor ki, doğal ki… Galatasaray’a gitmeyecekti! (gülüyor). Onu buraya getirmek zor olmadı.” dedi.
“FARKLI BİR OYUNCUYDU”
David Badia, Arda Güler’in yaş grupları içinde farkını hissettirdiğini söyleyerek “Ankara’dan geldi ve antrenman kompleksindeki lojmanda kaldı. Değişik bir oyuncuydu. Geldiği yerde açık ara en iyisiydi ve üst düzey bir akademinin dinamiklerine uyum sağlamak zorundaydı, fakat onun için her şey fazlaca basitti: top sürmek, hareket etmek, dönmek…” ifadelerini kullandı.
“İLK GELDİĞİNDE SAVUNMANIN ÖNÜNDE OYNUYORDU”
Badia, Arda Güler’in Fenerbahçe’ye ilk geldiği dönemde savunmanın derhal önünde yer aldığını belirterek şunları söylemiş oldu:
“Fenerbahçe’ye ulaştığında, ‘8 numara’ yada ’10 numara’ olarak değil, savunmanın önünde ‘sağ’ olarak oynamaya başladı. İleriye doğru hareket etme ve atağa katılma kabiliyetine devamlı haiz olmasına karşın, son pasörden ziyade oyun kurucu bir oyuncuydu. O dönemde, bu daha uzmanlaşmış oyuncuları sisteme daha çok dahil etmek için ‘arka planda’ bir eğitim programı tasarladık ve o da bu rolde onu kullanmak için uyguladığımız metodolojiye fazlaca iyi cevap verdi.
O yaş gruplarında pozisyonlar değişiyor. Güler gençlik akademimize katıldığında, fazlaca daha sofistike bir gelişim sistemi uyguladık ve onun kabiliyetine haiz oyuncuları, gelişimlerini destekleyecek oyuncularla çevrelemeye başladık. Onun ara paslarından faydalanacak süratli oyuncular ve top hareketini kolaylaştıracak bağlantı oyuncuları. Oldukca karmaşık bir strateji değildi, sadece genç oyuncularımızdan en iyi şekilde yararlanmak için fazlaca iyi geliştirilmişti. Güler, ‘PPP’ (Potansiyel Ustalaşmış Oyuncular) adını verdiğimiz gruptaydı; gelecekte futboldan kariyer yapma şansı en yüksek olan oyunculardı.”
ŞİMDİ HANGİ MEVKİDE DAYA FAYDALI OLABİLİR?
David Badia, Arda Güler’in yanında iyi bir defansif orta saha bulunması şartıyla 8 numarada daha yararlı olabileceğini söylemiş oldu. Badia, “Eğer yanında, en fazlaca zorlandığı iş yükünü üstlenecek gerçek bir defansif orta saha oyuncusu olursa, atakları başlatan bir oyuncu olabilir. Oyunun neredeyse her aşamasında, top dolaşımını organize eden bir 8 numara olarak ve hatta Vinicius yada Mbappé’ye son pası veren bir 10 numara olarak bile muhteşem bir orta saha oyuncusu olabilir. Onun kabiliyetine haiz oyuncular, aynı maç içinde bile çeşitli roller içinde geçiş yapabilirler. Bilhassa onu kanatlarda oynatmaktan kaçındık, şundan dolayı her yönde boşlukları görme kabiliyetinden yararlanmak istedik. O devamlı bu bölgelerde ileriye dönük oynadı ve orta saha pozisyonlarında ondan en iyi verimi aldık. Devamlı, her yöne hareket etmesine müsaade eden ve neredeyse devamlı oyunun ileriye doğru geliştirildiği kanat pozisyonuna hapsolmaması ihtiyaç duyulan bir pozisyonda oynaması icap ettiğini vurguladım.” diye konuştu.
“DERS KİTABINDAN FIRLAMIŞ GİBİYDİ”
David Badia, AS ile gerçekleştirdiği röportajın devamında Arda Güler hakkında şunları söylemiş oldu:
“İnanılmaz derecede kibar bir gençti. Sanki ders kitabından fırlamış gibiydi. Devamlı gülümseyen ve mükemmel bir tavır sergileyen Güler, kulüpteki herkesi selamlıyor ve aşılamaya çalıştığımız, futbolcuları şekillendirmeye destek olan tüm değerlere sahipti. Sık sık gördüğümüz o klişeye uyan, çocuk dahi futbolcu tipinden fazlaca farklıydı . Onu gördüğünüzde matematikte hep A notu alan bir talebe bulunduğunu anlardınız (gülüyor). Oldukca parlak zeka bir gençti ve evde iyi bir eğitim almış olduğu açıktı.”
“FAZLA KONUŞMUYORDU”
“Onunla ilk tanışmış olduğunuzda neredeyse asla konuşmaz. Kibardır. Sessizdir. Soyunma odasında herkesi dinleyen ve fazla konuşmayan türden bir adamdır. Fakat onunla sahaya adım attığınız anda tamamen değişik bir insana dönüşür. Ansızın, bu sessiz adam size tam olarak nerede olmanız icap ettiğini söyler.”
“KARAR VERME YETENEĞİNDEN EN İYİ ŞEKİLDE YARARLANDI”
“Arda, ilk aşamalarında bireysel karar verme kabiliyetinden en iyi şekilde yararlandı, sadece yavaş yavaş bu daha pozisyonel oyun tarzına dahil oldu; bu da bir bakıma benim Barcelona’dan getirdiğim ve akademi direktörü olduğumda üstünde çalışmaya başladığımız yaklaşımla bağlantılıydı.”
“OLAĞANÜSTÜYDÜ”
“Dribling mevzusunda olağanüstüydü, sadece bunu sınırlamak zorundaydık. Tek başına maçı kazanmasını istemedik, ki bunu kesinlikle yapabilirdi, sadece ustalaşmış futbola ulaştığında değişik bir fizik yapısına haiz rakiplerle oynayacağı ve 20 metrelik dribblinglere izin vermeyecekleri bir ortamda uzun vadeli bir yıldız yetiştirmek istedik. 14 yada 15 yaşından itibaren takımın ‘beyni’ olmasını istedik.”
