Antalya Dış ilişkiler Forumu’nun açılış hitabı esnasında, “İsrail’in katliamına sessiz kalmak, bu suçun bir parçası olmak anlamına geliyor. Bir buçuk yıl süresince İsrail, internasyonal hukuku çiğneyerek ve en temel insan haklarını görmezden gelmiş olarak Filistin halkına karşı açık bir soykırım uyguluyor” dedi.
“Bu barbarlık değilse, nedir?” Diye sordu Erdoğan, İsrail’in öldürmüş olduğu sivil ve gazetecilerin sayısından bahsederek, 50.800’den fazla şahıs olan ve çoğunlukla hanım ve evlatları içeren. “Bir ülke muharebede olsa bile bu şekilde davranır mı? Bu yüzden İsrail terörist bir devlettir.”
Cumhurbaşkanı, “Internasyonal toplumun tüm üyelerini, bilhassa BM Güvenlik Konseyi’ni, kan dökülmesini durdurmaya ve Filistin halkıyla beraber durmaya çağırıyorum.”
Erdoğan, “İsrail’in Gazze’deki devlet terörü devam etmiş olduğu sürece, ateşkes çabalarının sabote edildiğini ve bombalar masumlara yağmur yağdığını, kalıcı sulh elde etmek oldukça zor bulunduğunu” anlatmaya devam etti.
Türkiye, İsrail’in yakıcı bir eleştirmeni oldu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’yu Adolf Hitler ile karşılaştırarak Tel Aviv’i soykırım yapmak ve Batı uluslarını İsrail’i desteklemek için eleştirmekle suçladı.
Mayıs ayında Türkiye, İsrail ile ticareti askıya aldı, Gazze’ye yönelik saldırısına atıfta bulunmuş oldu ve Ağustos ayında, İsrail’in Internasyonal Hakkaniyet Divanı’nda (ICJ) soykırım denemesini sağlamak için Cenup Afrika’nın girişimine resmen başvurdu.
Ankara, 1967 Sınırları ve Doğu Kudüs ile bağımsız bir Filistin başkenti olarak iki devletli çözümün sağlam bir destekçisidir.
Diplomasiyi vurgulamak
Erdoğan, “Bir kez daha çatışmalar üstünde diyalogu, sağduyu ve küresel vicdanı kutuplaşma üstünde tercih ettiğimizi beyan ediyoruz” dedi.
“İnsanlık birbiri ardına yeni teknolojik hamleler yaparken, internasyonal sistem devam etmekte aynı başarıyı gösteremedi. Terörizm, ırkçılık, İslamofobi, sığınmacı karşıtı duygu artıyor. Internasyonal toplumun bu zorlukları cevaplamaktan vazgeçtiğine şahit oluyoruz.
“Bu atmosferde diplomasiyi daha da vurgulamalıyız, dedi Başkan.“ Dünya beşten daha büyük, bundan dolayı insanlık beşten daha büyük. Deneyimi, kültürel ve tarihsel zenginliği ile Türkiye, bu mesajı dünyaya en uygun şekilde verebilecek ülkelerden biridir. ”
Türkiye’nin zor bir coğrafyada bulunduğunu gösteren Erdoğan, “Biz yalnız bu coğrafyanın sakinleri değil, sahipleri de.” Dedi.
Fidan, “Antalya dış ilişkiler forumu şimal ve cenup, doğu ve batı, diplomatlar ve akademisyenleri bir araya getiriyor. Polifoni ve kapsayıcılık benzer biçimde değerlere dayanarak, forum internasyonal saygı duyulan bir platform haline geldi ve küresel olarak mühim bir boşluğu dolduruyor.” Dedi.
“Jeopolitik ve ideolojik bölünmelerle, blokları oluşturma eğilimi artıyor, maalesef tabanca yarışı yeniden başladı. Bu ortamda oldukça taraflı örgütlerin zayıflaması ve küresel konulardaki koordinasyonun zorluğu en mühim testlerdir.”
Türkiye’nin bölgedeki istikrarı sağlamadaki rolünün altını çizen Fidan, bölgenin problemlerine yönelik çözümlerin dışarıdan değil, bölge ülkelerinin işbirliğinden gelmesi icap ettiğini altını çizdi.
Yetkili, bölgemizin rekabet yerine karşılıklı yardım coğrafyası olması icap ettiğini de sözlerine ekledi.
En üst dış ilişkiler uzmanı, “Türkiye krizlerin kalbinde fakat çözümlerin merkezinde” dedi.
Parçalanmış bir dünyada diplomasiyi geri kazanan tema altında düzenlenen ADF, dünyanın dört bir yanından liderleri, diplomatları ve siyaset yapıcıları bir araya getiriyor ve Pazar gününe kadar devam edecek.
Erdoğan aynı gün Azerbaycan, Karadağ, Kosova ve Libya liderleriyle 4. Antalya Dış ilişkiler Forumu’nun kenarlarında bir araya geldi.
Erdoğan, senelik etkinlik esnasında Azerbaycan Başkanı Esin Aliyev, Karadağ Başkanı Jakov Milatovic, Kosova Başkanı Vjosa Osmani-Sadriu ve Libya Başbakanı Abdul Hamid Dbeibeh ile görüştü.
