Fransa, Irak’ta savunmadan enerjiye uzanan yeni bir yapılanmaya hazırlanıyor. Paris’in hava savunması, drone karşıtı sistemler, topçu ve gözetleme teknolojileriyle Bağdat’taki askeri tesirini çoğaltması planlanırken, TotalEnergies’in petrol ve naturel gaz yatırımlarının da büyütülmesi gündemde. Irak’taki yeni Fransız hamlesi, Türkiye açısından yalnızca diplomatik değil; Ceyhan’dan Kalkınma Yolu’na kadar uzanan enerji ve tecim denklemini de yakından ilgilendiriyor. Bağdat yönetiminin uzun senelerdir sıkıştığı ABD-İran rekabetinden uzaklaşarak Avrupa, Türkiye ve Körfez ülkeleriyle daha dengeli bir yapı kurmaya çalmış olduğu belirtiliyor. Analizlere gore Fransa ise bu yeni dönemde Irak’a yalnızca tabanca satan ülke değil, enerji ve güvenlik mimarisinde kalıcı erkek oyuncu olarak girmeyi hedefliyor.
FRANSA İKİ KOLDAN İLERLİYOR
Irak ile Fransa içinde yürütülen görüşmelerde hava müdafa sistemleri, drone karşıtı teknolojiler, topçu sistemleri, gözetleme araçları ve otonom müdafa platformları öne çıkıyor. Aynı dönemde Fransız enerji devi TotalEnergies’in Irak’taki petrol ve naturel gaz yatırımlarının büyütülmesi planlanıyor. Uzmanların saptamalarına gore Paris yönetimi, Bağdat’ta yalnızca askeri değil, ekonomik olarak da uzun vadeli bir alan açmaya çalışıyor. Analizlerde Fransa’nın aynı anda enerji ve savunmaya yönelmesinin, Irak’taki güç mücadelesinin yeni bir aşamaya geçtiğine değiniliyor.
CEYHAN’IN ÖNEMİ ARTIYOR
Türkiye açısından ilk tehlikeli sonuç başlık ise enerji. Irak’taki petrol ve naturel gaz üretiminin artması, bu kaynakların hangi güzergahtan dünya pazarlarına çıkarılacağı sorusunu daha mühim hale getiriyor. Türkiye ise Ceyhan hattıyla kuvvetli bir avantaja haiz bulunuyor. Stratejistlere gore Kalkınma Yolu’nun da devreye girmesi durumunda Basra’dan Türkiye’ye uzanan hat yalnızca yük taşımacılığında değil, enerji açısından da stratejik bir koridora dönüşecek.
ASIL MÜCADELE GÜZERGAHTA
Irak sahasında yaşananları değerlendiren Internasyonal İlişkiler Uzmanı Pror. Dr. Hasan Köni ise, “Türkiye açısından dikkat edilmesi ihtiyaç duyulan başlık yalnızca Irak’taki üretimin kim tarafınca artırıldığı da değil; aslolan tehlikeli sonuç mevzu, artan petrol ve naturel gazın hangi boru hattından taşınacağı. Bağdat yönetiminin tek bir ülkeye yada güzergaha bağımlı kalmak istememesi, önümüzdeki dönemde alternatif enerji yollarını tekrardan gündeme getirebilir. Irak’ın Suriye üstünden Akdeniz’e ulaşacak hatları canlandırması yada Körfez üstünden değişik çıkış noktaları oluşturması halinde Türkiye’nin mevcut pozitif yanları zayıflayabilir. Bu şekilde bir senaryoda Ankara, Irak enerjisinin Avrupa’ya oluşturulan ana kapısı olmak yerine güzergahlardan biri haline gelebilir” dedi.
TÜRKİYE STRATEJİK KONUMDA
Meydana getirilen analizlerde, Fransa’nın Irak’taki müdafa ve enerji hamlelerinin Türkiye açısından en tehlikeli sonuç tesirinin Kalkınma Yolu ve Ceyhan hattı üstünde görülebileceğine dikkat çekiliyor. Basra Körfezi’ndeki Büyük Faw Limanı’ndan Türkiye üstünden Avrupa’ya uzanması planlanan Kalkınma Yolu’nun, Irak’ın enerji hatlarıyla birleşmesi halinde Ankara’yı hem tecim hem de enerji koridorunun merkezine taşıyabileceği belirtiliyor. Buna karşılık Bağdat’ın alternatif güzergâhlara yönelmesi, Fransa’nın Irak güvenlik mimarisinde daha kalıcı hale gelmesi ve ABD-İran geriliminin tekrardan Irak sahasına taşınması mühim risk başlıkları içinde gösteriliyor. Bilhassa enerji tesisleri, boru hatları ve ulaştırma koridorlarının güvenliğinin bozulmasının Kalkınma Yolu’nu da direkt etkileyebileceği vurgulanıyor. Analizlerde Türkiye’nin en büyük pozitif yanlarının ise coğrafi konumu olduğu belirtiliyor. Ceyhan hattının güçlendirilmesi, Kalkınma Yolu’nun hızlandırılması ve Bağdat’la enerji-güvenlik iş birliğinin derinleştirilmesi halinde Ankara’nın yeni denklemde merkez ülke konumunu güçlendirebileceği ifade ediliyor.
