Suudi Arabistan, ABD’ye Basra Körfezi’nin en tehlikeli sonuç deniz geçiş noktalarından önde gelen Hürmüz Boğazı’na yönelik askeri kısıtlamayı kaldırması için baskı yapıyor. Wall Street Journal’ın aktardığı ve bölgedeki Arap yetkililere dayandırılan habere bakılırsa Riyad yönetimi, Washington’ın İran’a baskı amacıyla devreye almış olduğu Hürmüz Boğazı üstündeki deniz ablukasının bölgesel gerilimi daha da tırmandırmasından kaygı ediyor. Bu gelişme ABD güvenlik şemsiyesi altında İran’ın derhal karşısında yer edinen enerji zengini Arap rejimlerinin geleceğini münakaşaya açıyor.
İran’ın saldırılara karşılık olarak Kızıldeniz’deki Babülmendep Boğazı’nı hedef alabileceği belirtiliyor. (Fotoğraf: Shutterstock)
DİPLOMASİ ARAYIŞI
Haberde, Suudi Arabistan’ın ABD’ye ilettiği mesajın temelinde, mevcut stratejinin İran’ı köşeye sıkıştırmak yerine yeni bir tırmanma döngüsü yaratabileceği kaygısı içeriyor. Riyad, bilhassa İran’ın karşılık olarak Kızıldeniz’deki Babülmendep Boğazı’nı hedef alabileceği ve böylece küresel enerji akışının ikinci bir tehlikeli sonuç damarının da kapanabileceği riskine dikkat çekiyor. Bu yüzden Suudi yetkililer, Washington’a askeri baskı politikasını geri çekip tekrardan görüşme masasına dönülmesi yönünde davet yapıyor. Bölgedeki öteki Körfez ülkelerinin de benzer şekilde “kontrollü gerilim ve dış ilişkiler” çizgisini desteklediği ifade ediliyor.
ENERJİ GÜVENLİĞİ
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin en tehlikeli sonuç geçiş noktalarından biri olarak günlük milyonlarca varil petrolün dünya pazarlarına ulaşmasını sağlıyor. ABD’nin son dönemde İran’a karşı uyguladığı deniz ablukası, bu hattın fiilen denetim altına alınması anlamına gelirken, bu durum petrol fiyatlarında dalgalanma endişelerini artırdı. Suudi Arabistan, alternatif ihracat hatlarını (bilhassa Kızıldeniz yönlü boru hatlarını) devreye almış olsa da, Babülmendep Boğazı’nın da riske girmesi durumunda ihracatın ciddi şekilde sekteye uğrayabileceği uyarısında bulunuyor.
RİSK BÜYÜYOR
Babülmendep ve Hürmüz şeklinde iki stratejik geçidin aynı anda baskı altına girmesi, küresel ticaretin ciddi şekilde aksaması anlamına geliyor. Bu yüzden Suudi Arabistan’ın Washington’a yapmış olduğu davet, yalnız bir dış siyaset değişikliği değil, bununla birlikte bölgesel “kontrollü gerilimden diplomatik sürece dönüş” talebi olarak değerlendiriliyor.
DİPLOMASİYE DÖNÜŞ
Sadece perde arkasında diplomatik kanalların açık tutulduğu ifade ediliyor. Suudi Arabistan’ın ABD’ye yönelik “Hürmüz’deki askeri baskıyı geri çekin, müzakereye dönün” mesajı, Körfez’de artan enerji güvenliği kaygılarının ve bölgesel yayılma riskinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Gelişmeler, Orta Doğu’da askeri gerilimin diplomatik bir sürece evrilip evrilmeyeceği sorusunu tekrardan gündeme taşıyor.
Babülmendep ve Hürmüz şeklinde iki stratejik geçidin aynı anda baskı altına girmesi enerji piyasasını alt üst edebilir. (Fotoğraf: Shutterstock)
ENFLASYON BASKISI
Hürmüz Boğazı’ndan dünya petrol ticaretinin ortalama beşte biri geçiyor ve bölgede yaşanacak herhangi bir askeri tıkanma, petrol fiyatlarında ani sıçramalara ve küresel enflasyon baskısına yol açma potansiyeli taşıyor. Bu yüzden Riyad, ABD’nin İran’a yönelik “deniz ablukası” şeklinde sert önlemlerinin aslen İran’ı geri adım attırmak yerine bölgesel misilleme döngüsünü hızlandırabileceğini düşünüyor. Bilhassa Yemen’deki Husiler üstünden Kızıldeniz ve Babülmendep hattına yönelik saldırıların artması, Suudi Arabistan’ı iki ayrı deniz geçidinin aynı anda risk altına girmesi sebebiyle endişelendiriyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
