ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile süregelen harp; denizcilik, lojistik ve jeostratejik denklemde büyük kırılmalara niçin olurken, küresel ticaretin yönü, enerji güvenliği ve tedarik zincirler de direkt tekrardan şekillendiriyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanmış olan gelişmeler, sistemin ne kadar kırılgan bulunduğunu somut verilerle ortaya koyarken, kriz öncesinde günlük averaj 138 geminin geçmiş olduğu boğazda, harp sonrası bu sayı 9 gemiye kadar gerilerken, bazı dönemlerde düşüş yüzde 95’i buldu. Savaşın başlamasıyla Mart ayında yalnız 144 geminin Hürmüz’den geçmesi, yaşanmış olan büyük kırılmanın aynası oldu.
Hürmüz krizinde bile bölgede 14’e yakın Türk sahipli geminin bulunması ve bu gemilerin güvenli şekilde tahliyesi için yürütülen operasyonlar, Türkiye’nin deniz ticaretindeki etken rolünü ortaya koyuyor. (Fotoğraf AA)
TÜRKİYE SİSTEMİN MERKEZİNDE
Yaşanmış olan kriz bununla birlikte elektronik harp tehditleri, bayrak riskleri, liman politikaları ve askeri varlıkların artışı, deniz taşımacılığını yüksek maliyetli ve öngörülmesi zor bir alana da dönüştürdü. Hürmüz’e alternatif hatların kapasitesinin sınırı olan olması ise küresel piyasaları sarsmaya devam ediyor. Suudi Arabistan ve BAE üstünden sağlanabilecek alternatif boru hatlarının toplam kapasitesi günlük 4,5 milyon varille sınırı olan kalırken, bu miktar Hürmüz’den geçen toplam hacmin oldukça peşinde bulunuyor. Analistler ise küresel sistemin yeni ve güvenli koridorlara gereksinim duyduğuna dikkat çekerken, Türkiye’nin alternatif bir enerji ve lojistik omurgası olarak öne çıktığını belirtiyorlar. Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı’nın günlük ortalama 1,5 milyon varil taşıma kapasitesi, TANAP üstünden Avrupa’ya ulaşan doğalgaz akışı ve TürkAkım ile Karadeniz üstünden kurulan enerji hattı, Türkiye’yi denizlere bağımlı olmayan bir sistemin merkezine yerleştiriyor.
TİCARET FİLOSU BOY GÖSTERİYOR
Avrupa’nın arz güvenliği arayışı hızlanırken, Türkiye üstünden geçen hatlar hem kaynak çeşitliliği hem de rota güvenliği açısından öne çıkıyor. Bu durum, Türkiye’nin yalnız transit ülke değil, bununla birlikte enerji akışını yönlendiren bir merkez olma potansiyelini de güçlendiriyor. Öte taraftan Türkiye’nin denizcilik potansiyeli küresel kırılma içinde stratejik bir tamamlayıcı unsur haline gelmiş durumda. Türk sahipli tecim filosu, son yıllarda kapasite ve tonaj açısından gelişme gösterirken, Türkiye limanları Akdeniz, Karadeniz ve Ege hattında eleştiri aktarma merkezleri olarak öne çıkıyor.
TÜRKİYE SİSTEMİN OMURGASI
Analizlerde Türkiye’nin jeostratejik konumu da dikkat çekiliyor. İstanbul ve Çanakkale boğazları üstünden geçen yoğun trafik, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan tek hat olması sebebiyle ayrı bir ehemmiyet taşıyor. Uzmanlar bununla birlikte enerji depolama, tekrardan ihracat ve dağıtım kapasitesine de dikkat çekiyorlar. Türkiye, LNG terminalleri ve yüzer depolama üniteleri yardımıyla enerji ticaretinde esneklik elde eden bir yapı kurarken; Kurumsal Pazarlama, İşletme ve Lojistik Uzmanı Volkan Soykan ise, “Denizlerde riskin arttığı, boğazların güvenilirliğinin tartışıldığı ve ticaretin yön değiştirdiği bu yeni dönemde, Türkiye’nin sunmuş olduğu kara-deniz entegre altyapı modeli kıymet kazanıyor. Yeni dengede Türkiye, enerji koridorları, liman altyapısı ve denizcilik kapasitesiyle yalnız bir geçiş noktası değil; sistemin tekrardan kurulan omurgalarından biri haline geliyor” dedi.
Deniz yollarında artan riskler ve lojistik maliyetler, alternatif güzergah arayışını hızlandırırken, Türkiye bu yeni denklemde enerji ve tecim koridoru olarak daha çok öne çıkıyor. (Fotoğraf AA)
TÜRKİYE’YE YÖNELECEKLER
İktisat Uzmanı Barlas Yurtsever ise Körfez’de son yıllarda oluşturulan ‘istikrar merkezi’ algısının zedelenmesine dikkat çekerken şunları söylemiş oldu: “Türkiye, bölgeye kıyasla daha güvenli, erişilebilir ve öngörülebilir bir merkez olarak öne çıkma potansiyeline haiz. Nitekim İstanbul’un bölgesel finans merkezi olarak tekrardan gündeme gelmesi, bu yönelimin ilk sinyallerini veriyor. Önümüzdeki dönemde yalnız finans sektörü değil, fazlaca uluslu şirketlerin operasyonel merkezlerini de Türkiye’ye kaydırması sürpriz olmayacak.”
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
