Erdoğan, Al Sudani’yi cumhurbaşkanlığı kompleksinde resmi bir törenle aldı.
Al Sudani, Erdoğan ve Irak ve Türk yetkililerinin yanı sıra bayrakların yanıp sönen yolu yürürken kompleksin kapılarındaki askeri alayı selamladı.
İki önder, ikili anlaşmaların imzalanmasını denetleyerek ve ortak bir basın toplantısına hitap etmeden ilkin bire bir toplantı yapmadan ilkin devredilen toplantılara öncülük ediyorlar.
Anadolu Ajansı (AA) tarafınca toplantılardan ilkin başkentte düzenlenen “Focus: Türkiye-Irak İlişkileri” programında konuşan Al Sudani, hükümetinin Türkiye-Irak bağlarının bölgesel istikrarın bir direği olarak hizmet etmesini istediğini söylemiş oldu.
“Türkiye-iraq bağlarının bölgesel istikrar denkleminin bir parçası olmasını istiyoruz,” dedi ve iki komşu arasındaki işbirliğinin daha geniş jeopolitik önemini altını çizdi.
Al Sudani ek olarak İsrail’in başbakanını eleştirdi ve artan bölgesel gerilimler mevzusunda uyardı. “Netanyahu hükümeti bölgeyi harp alevlerine sürüklemeye çalışıyor” dedi.
AA merkezinde düzenlenen etkinlik esnasında Al Sudani, Türkiye-Irak ilişkilerinin kapsamlı bir değerlendirmesini sunarak ikili, bölgesel ve internasyonal boyutlarını ele aldı.
Geliştirme Yolu projesi, bölgesel bağlantı ve ekonomik entegrasyonu tekrardan şekillendirme potansiyelini vurgulayarak “Orta Doğu’daki en mühim girişimlerden” biridir.
Geliştirme Yolu, Irak ve Türkiye’yi demiryolları, yollar, limanlar ve şehirler vasıtasıyla ilişkilendiren mühim bir tecim yoludur.
1.200 kilometre (745 mil) yayılan demiryolu ve otoyol, Orta Doğu’nun en büyük limanı olmayı amaçlayan Büyük Faw limanını birbirine bağlayacak.
Bağdat, Ankara ile ilişkilerin momentumunu korumanın istekli bulunduğunu söylüyor.
Geçen ay iki ülke, Cenup Türkiye’deki Antalya Dış ilişkiler Forumu’nun kenarlarında üst düzey güvenlik mekanizması toplantısı düzenledi. Toplantıdan sonrasında ortak bir açıklamada, askeri işler, sınır güvenliği, terörle savaşım, müdafa endüstrisi, enerji, su ve devam eden Kalkınma Yolu projesi şeklinde tüm ikili alanlarda koordinasyonu ve işbirliğini geliştirme kararlılığını yine teyit ettiler.
PKK’nın her iki ülkeye de ortaya koyduğu ortak tehdit ışığında, ülkeler, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın grubun kollarını çözmesi ve bırakması için son çağrısını uygulamanın öneminin altını çizdi.
Türkiye’ye karşı 40 senelik terör kampanyasında, Türkiye, ABD ve AB tarafınca bir terör örgütü olarak listelenen PKK, hanımefendiler, çocuklar ve bebekler de dahil olmak suretiyle 40.000’den fazla kişinin ölümünden mesuldür. PKK teröristleri, Türkiye’de sınır ötesi saldırıları planlamak için şimal Irak’ta saklanıyorlar.
Ankara ve Bağdat, geçen yıl Nisan ayında Erdoğan’ın Irak’a yapmış olduğu bir dönüm noktası ziyareti esnasında, bilhassa PKK’ya ve her iki ülkeyi de tehdit eden Daesh teröristlerine bir takım güvenlik ortaklaşa iş anlaşması imzaladılar.
Şimal Irak’taki düzinelerce üsleri sakınan Türkiye, 2019’dan beri bölgedeki PKK’ya karşı birkaç sınır ötesi operasyon kurdu. Gene de, bu operasyonlar Bağdat tarafınca “egemenliğini ihlal etmiş olduğu” için eleştirildi. Görüş farkı, iki ülkenin ortak tehdidin üstesinden gelmek için işbirliğinin yeni yollarını keşfetmesine yol açtı.
Ankara, Irak’tan PKK ile mücadelede daha çok ortaklaşa iş istedi ve Bağdat grubun ülkede etkinlik göstermesini yasakladı, tüm devlet kurumlarına PKK’ya resmi yazışmalarda “yasaklanmış bir grup” olarak atıfta bulunmasını ve Erdoğan’ın ziyaretinden sonrasında Zakho bölgesinde iki askeri üs kurmasını emretti.
