Siirt’in Kurtalan ilçesine bağlı Aksöğüt köyünde yaşayan her insanın “Yeşilyurt” soyadını taşıması ve aynı adların çokça tercih edilmesi sebebiyle yaşanmış olan kargaşalık, yeni doğan ufaklıklara değişik adlar verilerek çözülmeye çalışılıyor.
Kurtalan’ın 109 haneli, 746 sözü geçen Aksöğüt köyünde hepimiz “Yeşilyurt” soyadını taşıyor.
Her insanın akraba olduğu köyde bir de buna adaş olan kişilerin oldukca olması eklenince hem günlük yaşamda hem de okulda yaşanmış olan karışıklıklar artıyor. Bu kargaşalık en o kadar da okulda yaşanıyor.
144 ÖĞRENCİDEN 111’I AYNI SOYADINI TAŞIYOR
Aksöğüt İlk ve Ortaokulu’nda okuyan 144 öğrenciden 30’u taşımalı eğitim kapsamında değişik köylerden gelirken, 111 talebe “Yeşilyurt” soyadını taşıyor.
Adaş olan bazı öğrencilerin isimleriyle numaralandırıldığı (Adı-1, Adı-2) köyde, kimi öğretmenler adaş öğrencileri “esmer”, “uzun”, “kısa”, “sarı saçlı” şeklinde sıfatlarla ayırt etmek zorunda kalıyor, kimi zaman de adların yanına baba adları ekleniyor.
Posta gönderilerinin sahiplerine ulaştırılmasından resmi işlemlere kadar birçok alanda yaşanmış olan karışıklığın önüne geçilmesi için denenen yöntemler de çözüm olmayınca yeni doğan ufaklıklara klasik adların yerine ender kullanılan Asel, Belinay, Asmina, Semine, Eslem, Mirhat ve Miran şeklinde yeni adlar verilmeye başlandı.
“ARTIK FARKLI İSİMLER VERDİĞİMİZ İÇİN KARIŞIKLIK DAHA DA AZALACAK”
Muhtar Talip Yeşilyurt, köyde imam dahil her insanın akraba bulunduğunu ve aynı soyadını taşıdığını, okulda ve resmi kurumlarda isim benzerliği sebebiyle karışıklıklar yaşandığını söylemiş oldu.
Okulda neredeyse her sınıfta aynı adı taşıyan birkaç öğrencinin bulunduğunu ifade eden Yeşilyurt, “Köyümüz büyük bir aile şeklinde. Bundan dolayı ufaklıklara yeni adlar vermeye başladık” dedi.
Yeşilyurt, geçmişte köyde 10 yıl minibüs şoförlüğü yaptığını anlatarak, o dönemde köy sakinlerinin eşyalarını taşıdığını, bunların sahiplerini bulmakta sorun yaşadığını belirtti.
“Hakikaten güçlük çekiyorduk” diyen Yeşilyurt, hızla gelişen teknolojinin gelişmesiyle işlerin birazcık kolaylaştığını beyan etti.
Yeşilyurt, “Haftada bir cuma günleri posta geliyor, beni çağırıyorlar. Saatlerce düşünüp araştırıyorum. 5 isim aynı olduğundan hane numaralarına bakıyoruz. Orayı ara, burayı ara sahibini bulana kadar güçlük çekiyoruz. Artık değişik adlar verdiğimiz için kargaşalık daha da azalacak” diye konuştu.
“BİRİNİ ÇAĞIRDIĞIMDA İKİSİ BİRDEN GELİYOR”
Toplumsal bilgiler öğretmeni İbrahim Ertaş da köydeki okulda yeni göreve başladığını, daha ilkin yaşanmış olan karışıklıkların şu anda azaldığını dile getirdi.
Ertaş, “Bizlerden önceki dostlar isim benzerliğinden dolayı oldukca mağduriyet yaşamışlar. Artık aileler değişik değişik adlar kullanıyor. Bundan dolayı şu an sınıflarda eskisi kadar sorun yaşamıyoruz” dedi.
Ana sınıfı öğretmeni Ayşe Aksoy ise okuldaki öğrencilerin çoğunun akraba bulunduğunu belirterek, şunları söylemiş oldu:
“Sınıfımda iki Ecrin var. ‘Ecrin’ diyince ikisi aynı anda bana bakıyor. Birine seslendiğim ya da etkinliklerde komut verdiğim süre ikisi aynı anda bana tepki veriyor. Birini çağırdığımda ikisi birden geliyor. Köyde son yıllarda dünyaya gelen ufaklıklara Asel, Belinay ve Asmina şeklinde adların verilmesi okula da yansıdı, böylece karışıklıklar azaldı.”
4. sınıfta okuyan Muhammed Yeşilyurt adlı 3 öğrenciden 2’si ise sınıfta isim benzerliği sebebiyle ara sıra karışıklıkların yaşandığına değindi.
