Maaşlı kesim için senenin son dört ayına girilirken hesaplar tekrardan değişiyor. Akaryakıta gelen son zam, petrol fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyona ilişkin yeni riskler aynı anda gündeme gelirken, moraller de bozulmuş durumda. Motorine gece yarısından itibaren 6,59 TL zam yapılırken İstanbul Anadolu Yakası’nda litre fiyatı 95,46 TL’ye, Hakkari ve Bitlis’te ise 98,47 TL’ye kadar terfi etti. Son artış, 50 litrelik bir deponun ortalama 330 TL, 60 litrelik bir deponun ise ortalama 395 TL daha pahalıya dolması anlamına geliyor. Petrol cephesindeki gelişmeler de akaryakıt tutarları üstündeki baskının kısa vadede ortadan kalkmayabileceğine işaret ediyor. Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı petrol boru hattının saldırılar sonrasında dönem dışı kalmasıyla Brent petrol salı günü 107 doların üstüne çıktı. Günde ortalama 4 milyon varillik kapasiteye haiz hattın, küresel petrol arzının ortalama yüzde 4’üne karşılık gelen miktarın taşınmasında rol oynaması piyasalardaki tedirginliği daha da artırdı.
EYLÜL ENFLASYONU KRİTİK
Akaryakıttaki yeni fiyatlar gözleri bir kez daha eylül enflasyonuna çevirirken, Ocak 2027’de yapılacak emekli ve işyar zamları açısından da senenin son dört ayı tehlikeli sonuç ehemmiyet taşıyor. Yeni Orta Vadeli Program’da 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4 olarak açıklanırken, ağustos itibarıyla senelik enflasyon yüzde 31,51 düzeyinde gerçekleşti. OVP’de enflasyonun 2027’de yüzde 21’e, 2028’de yüzde 13,5’e, 2029’da ise yüzde 9’a gerilemesi öngörülüyor. Sadece yıl sonuna ilişkin hedefin yakalanabilmesi için önümüzdeki dört ayda fiyat artışlarının belirgin halde yavaşlaması gerekiyor.
MAAŞ ZAMMINDA İKİ SENARYO
Analistlere nazaran yıl sonu enflasyonu OVP’de öngörüldüğü benzer biçimde yüzde 28,4 civarında gerçekleşirse, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin ikinci yarı enflasyonuna bağlı Ocak 2027 artışı ortalama yüzde 9 bandında oluşabilecek. Yıl sonu enflasyonunun yüzde 31’e yaklaşması halinde ise ikinci yarıdaki fiyat artışı büyüyecek ve emekli zammı yüzde 11’in üstüne çıkabilecek. Işgören ve işyar emeklilerinde de toplu sözleşme artışına eklenecek enflasyon farkı aynı yönde büyüyecek. Başka bir ifadeyle maaşlara yapılacak artışın büyümesi, bununla beraber çalışan ve emeklinin senenin ikinci yarısında daha yüksek fiyat artışıyla karşılaşmış olması anlamına gelecek.
8 MİLYAR DOLARLIK GERİLEME
Piyasanın izlediği bir öteki başlık ise Merkez Bankası’nın döviz pozisyonu. Piyasa hesaplamalarına nazaran TCMB’nin net döviz pozisyonu 26 Ağustos’ta ortalama 54 milyar dolar seviyesindeyken 11 Eylül’de ortalama 46 milyar dolara geriledi. Ortalama 8 milyar dolarlık değişimde döviz işlemlerinin yanı sıra altın fiyatlarındaki gerilemenin biriki değerleri üstündeki tesiri de bulunuyor.
BASKI KONUT VE ULAŞIMDA
Maaşlı kentliyi aslolan zorlayan nokta ise fiyat artışlarının günlük yaşamın temel kalemlerinde yoğunlaşması. Ağustosta senelik TÜFE yüzde 31,51 olurken besin ve alkolsüz içeceklerde artış yüzde 33,79, ulaştırmada yüzde 35,08, konut, su, elektrik, gaz ve öteki yakıtlarda yüzde 39,77 olarak gerçekleşti. Ekonomiden yansıyan son verileri yorumlayan Kamuoyu Araştırmacısı Volkan Tebrizcik ise, “Motorine gelen son zam yalnızca otomobil kullananları etkilemiyor; taşımacılıktan gıdaya, servisten lojistiğe kadar pek oldukça kalemde maliyetleri yukarı taşıma potansiyeli bulunuyor. Kentlerde maaşla yaşayan milyonlar açısından aslolan yük kira, market, ulaşım, enerji ve akaryakıt benzer biçimde mecburi harcamalarda hissediliyor. Bundan dolayı eylül enflasyonu tehlikeli sonuç” diyor.
