Kazakistan, son yıllarda giderek artan kuraklık, yağış rejimindeki düzensizlik ve tarımsal üretimde yaşanmış olan dalgalanmalar sebebiyle dikkat çekici bir iklim müdahale programı hazırladı. Ülke, bilhassa Orta Asya genelinde tesirini artıran su kıtlığı sorununa karşı çözüm arayışları kapsamında “bulut tohumlama” (cloud seeding) teknolojisini daha dizgesel ve devlet destekli bir siyaset aracına dönüştürüyor. Bu kapsamda yürütülen yeni program, yalnızca deneysel bir uygulama olmaktan çıkarak belirli bölgelerde tertipli operasyonlar haline getirilmiş durumda. Kazakistanlı yetkililer, bu adımın temel amacının yağış miktarını artırarak ziraat alanlarını korumak, su rezervlerini güçlendirmek ve iklim değişikliğinin ekonomik etkilerini azaltmak bulunduğunu belirtiyor.
Uzmanlar, bu tür ortaklıkların gelecekte Orta Asya ve Orta Doğu içinde daha çok yayılabileceğini ifade ediyor.
NASIL BİR YÖNTEM?
Bulut tohumlama yöntemi, atmosferde halihazırda bulunan bulut sistemlerine müdahale edilerek yağış oluşum sürecinin hızlandırılmasına dayanıyor. Bu yöntemde çoğu zaman gümüş iyodür, tuz kristalleri yada benzeri mikroskobik parçacıklar bulutların içine bırakılıyor ve bu parçacıklar su buharının yoğunlaşmasını kolaylaştırarak yağmur damlacıklarının oluşmasını tetikliyor. Uzmanların altını çizdiği mühim bir nokta ise bu yöntemin “sıfırdan yağmur üretmediği”, yalnızca esasen yağış potansiyeli taşıyan bulutların daha verimli hale getirilmesini sağlamış olduğu yönünde. Kazakistan’da yürütülen operasyonlarda hususi meteoroloji ekipleri, uydu verileri ve hava tahmin modelleri kullanılarak hangi bulut sistemlerinin müdahaleye uygun olduğu belirleniyor.
TÜRKİSTAN’DA YAĞMUR KRİZİ
Projenin en yoğun uygulama alanlarından biri ülkenin cenup bölgeleri olarak öne çıkıyor. Bilhassa Türkistan ve çevresi, hem tarımsal üretim açısından tehlikeli sonuç bir merkez olması hem de son yıllarda ciddi kuraklık dönemleri yaşaması sebebiyle öncelikli bölge haline gelmiş durumda. Bu bölgelerde bazı seneler yağış miktarının uzun süre ortalamanın altında kalması, hem pamuk, buğday şeklinde temel ziraat ürünlerinin verimini düşürmüş hem de yeraltı su kaynakları üstünde baskı oluşturmuştu. Yeni bulut tohumlama programı ile beraber yüz binlerce hektarlık ziraat arazisinin daha tertipli yağış alması ve sulama ihtiyacının kısmen azaltılması hedefleniyor. Yetkililer, bu sayede tarımsal üretimde dalgalanmaların azaltılabileceğini ve kırsal ekonominin daha istikrarlı hale getirilebileceğini korumak için çaba sarfediyor.
SU YÖNETİMİ
Kazakistan hükümeti, bu girişimi yalnızca ziraat politikası değil bununla beraber uzun vadeli bir su yönetimi stratejisi olarak da değerlendiriyor. Ülke, bilhassa barajlardaki su seviyelerinin artırılması, yeraltı su rezervlerinin daha kontrollü kullanılması ve kuraklık dönemlerinde oluşan ekonomik kayıpların azaltılması açısından bu teknolojiyi mühim bir vasıta olarak görüyor. Ekonomik açıdan bakıldığında ise projenin uzun solukta ülkeye ciddi bir mali katkı sunabileceği ifade ediliyor.
KÖRFEZ’LE İLİŞKİLER
Bu süreçte Kazakistan’ın internasyonal iş birlikleri de dikkat çekiyor. Bilhassa Birleşik Arap Emirlikleri ile yürütülen teknik iş birliği, projenin en mühim bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. BAE, uzun senelerdir kurak iklim koşullarında bulut tohumlama teknolojisini etken olarak kullanan ülkelerden biri olduğundan, Kazakistan’a teknik data, operasyon planlama ve meteorolojik çözümleme mevzularında destek sağlıyor. İki ülke arasındaki bu iş birliği, yalnızca bir teknoloji transferi olarak değil, bununla beraber iklim değişikliğine karşı bölgesel bir dayanışma modeli olarak da değerlendiriliyor.
Uygulamanın başarıya ulaşmış olması halinde tarımsal üretimdeki kayıpların azalacağı öngörülüyor.
BİLİM DÜNYASI NE DİYOR?
Bilim dünyasında ise bulut tohumlama yöntemine ilişkin görüşler tamamen tek yönlü değil. Bir grup uzman, bu değişen teknolojinin doğru koşullar altında yağış miktarını yüzde 10 ila 20 içinde artırabileceğini ve bilhassa su stresi yaşayan bölgeler için yararlı bir destek aracı bulunduğunu korumak için çaba sarfediyor. Sadece başka bir bilimsel yaklaşım, yöntemin tesirinin sınırı olan bulunduğunu, sonuçların tamamen atmosfer koşullarına bağlı bulunduğunu ve her durumda güvence edilebilir bir çözüm olmadığını vurguluyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
