Senelerdir insan ruhunun en saklı odalarına bakan, susulan acıları görünür kılan Psikiyatrist-Yazar Gülseren Budayıcıoğlu, bu kez kendi meslek ve yaşam yolculuğunun içinden geçen kuvvetli bir dere söyleşiyle okurlarının karşısında. Doğan Kitap etiketiyle piyasaya sürülen “Anlaşılmak Şifadır”, raflardaki yerini aldı. Gazeteci Mert İnan ile hazırlanan kitap; çocukluk yaralarını, aileden taşınan görünmez izleri, aşkın kimyasını, değersizlik duygusunun köklerini, ilişkilerde yeniden eden döngüleri, hanıma şiddetin derindeki nedenlerini, dijital dönemin yalnızlığını ve insanoğlunun kendisiyle barışma arayışını sıcak, samimi ve çarpıcı bir üslupla konu alıyor. Budayıcıoğlu, yılların biriktirdiği mesleki deneyimi ağır bir klinik dille değil, okurun kalbine dokunan kuvvetli bir söyleşi havasında aktarıyor.
HER HİKAYEDE HEPİMİZ VARIZ
“Anlaşılmak Şifadır”, yalnızca psikolojiye ilgi duyanlara değil; “Ben niçin hep aynı ilişkileri yaşıyorum?”, “Niçin sevilsem de inanamıyorum?”, “Niçin içimde adını koyamadığım bir ağırlık var?”, “Niçin geçmişim bugünümü hâlâ bu kadar etkiliyor?” diye soran her insana sesleniyor. Budayıcıoğlu’nun seneler süresince tanıklık etmiş olduğu binlerce insan hikâyesinin ortak bir duygusu var: Anlaşılmak.
Raflardaki yerini alan “Anlaşılmak Şifadır”, çocukluğundan bir cümleyi hâlâ taşıyanların, sevilse de inanamayanların, hep aynı döngülere takılanların, kuvvetli görünürken içten içe yorulanların ve içindeki ağırlığa bir isim arayanların kitabı olmaya aday.
ÇOCUKLUKTA YAZILAN GÖRÜNMEZ SENARYO
Kitabın en dikkat çeken bölümlerinden biri, çocuklukta insanoğlunun içine yazılan görünmez hikâyeler. Minik yaşlarda alınan “Ben kıymetli miyim?”, “Sevilmeye layık mıyım?”, “Bana iyi davranan birine güvenebilir miyim?”, “Bigün ben de mutlu olabilir miyim?” şeklinde cevaplar, seneler sonrasında aşkı, birlikteliği, arkadaşlığı, iş yaşamını ve insanoğlunun kendisiyle kurduğu ilişkiyi belirleyebiliyor. “Anlaşılmak Şifadır”, okuru tam da bu aşamada kendi hayatına bakmaya çağırıyor: Hangi yarayı sevgi sandık? Hangi korkuyu yazgı bildik? Hangi eski cümle bugün hâlâ içimizde konuşuyor? Budayıcıoğlu, insanoğlunun geçmişini fark etmeden bugünkü ilişkilerini anlamasının kolay olmadığını hatırlatıyor.
İLİŞKİLER YARALAR, İLİŞKİLER İYİLEŞTİRİR
Kitapta aşk, aile, evlilik, anne-baba ilişkisi, çocukluk, yalnızlık ve dijital dönemin görünmez baskıları iç içe geçiyor. Budayıcıoğlu’nun anlatısında ilişki yalnızca duygusal bağlardan ibaret değil; annenin bakışı, babanın suskunluğu, okulda duyulan bir söz, ilk reddediliş, toplumsal medyada görülmeme hissi de insanoğlunun hikâyesine yazılıyor. Bundan dolayı “Anlaşılmak Şifadır”, okura yalnızca başkalarının hikâyelerini sunmuyor; kendi hayatındaki tekrarları, kırılmaları ve suskunlukları fark ettiren bir ayna tutuyor. İnsan kimi zaman bir kitabın sayfalarında, senelerdir adını koyamadığı duygunun izini bulabiliyor.
İNSAN BAZEN BİR KİTAPTA KENDİNİ BULUR
Dijital dönemin kalabalığı içinde giderek yalnızlaşan insana, sahici temasın ve duyulmanın enerjisini hatırlatan kitap, bugünün en yakıcı duygularından birine de dokunuyor: Kalabalıklar içinde anlaşılmadan yaşamak.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
