1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Gündem
  4. İklim değişikliği ve gürültü balıklarda üremeyi etkiliyor

İklim değişikliği ve gürültü balıklarda üremeyi etkiliyor

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İklim değişikliğiyle beraber deniz suyu sıcaklıklarının artması, çözünmüş oksijen seviyelerinin düşmesine ve suyun kimyasal özelliklerinde değişimlere niçin oluyor. Bu durum yalnızca fizyolojik ortamı değil, bununla beraber deniz canlılarının yaşamsal faaliyetlerini yakından ilgilendiren akustik koşulları da direkt etkiliyor.

Ses alanı ekolojisi üstüne çalışan ekoakustik uzmanı sosyolog İpek Oskay, yürüttüğü saha araştırmalarıyla, insan kaynaklı baskıların denizlerdeki naturel akustik düzeni iyi mi etkilediğini ortaya koymaya çalışıyor.

Oskay, çalışmalarının biyoloji ile akustik biliminin kesiştiği disiplinler arası bir alana odaklandığını, atmosferik, mekanik ve insan kaynaklı seslerin ekosisteme olan etkilerini araştırdığını söylemiş oldu.

İnsan seslerinin ve davranışlarının ekosistemle olan ilişkisini anlamadan tabiatın bütününü kavramanın mümkün olmadığını ifade eden Oskay, “Denizlerin 200 metreden sonrası doğrusu büyük kısmı tamamen karanlık. Su altında ses oldukca mühim bir yön bulma, beraber hareket edebilme, tehditlerden korunma ve üreme aracıdır” diye konuştu.

Oskay, sesin suda, havadan 4-5 kat daha süratli hareket ettiğini, ısı, tuzluluk ve pH şeklinde değişkenlerin bu durumu etkileyen faktörler bulunduğunu kaydetti.

“TİTREŞİMLERİ ALGILIYOR”

Balıkların, kemiklerini sürterek ya da hava keselerindeki kasları titreştirerek ses ürettiklerini özetleyen Oskay, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Karides ve ıstakoz şeklinde kabuklular antenlerindeki tüy benzeri yapılarla titreşimleri algılıyor. Kendi seslerini ise antenlerini ya da karınlarını birbirine sürterek çıkarıyorlar. Canlılar türlerine gore iç kulak ve deri yöntemiyle duyuyor ve tüm vücutlarıyla sesi titreşim olarak algılıyor. Deniz tabanına vuran sesler tüm bedenlerini titreştirerek algılayan canlıları direkt etkiliyor. Gıda zincirinin altındaki bu canlılar zarar gördüğünde tüm ekosistem etkileniyor.”

Mercan restorasyonu çalışmalarında su altı seslerinin eleştiri rol oynadığını vurgulayan Oskay, mercan larvalarının yerleşecekleri alanı seçerken akustik sinyallerden faydalandıkları bilgisini verdi.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE GÜRÜLTÜ, ÜREMEYİ ETKİLİYOR

Gürültü ve iklim değişikliğinin sesle olan bağlantısının direkt üreme ile ilişkili bulunduğunun altını çizen Oskay, “Deniz altındaki ses ortamı bozulduğunda, balıklar ses sinyallerini yanlış algılayabiliyor, avcılardan kaçınma ve çiftleşme davranışları negatif etkileniyor. Bu da popülasyon dengelerinde ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Balıklarda üreme sesle tetikleniyor, adam ses çıkarıyor, dişi bu sesi duyunca üreme hormonu salgılıyor. Gürültüde ise ufak hücreli canlılar zarar görebiliyor. Su havadan daha yoğun olduğundan ses hem daha süratli hem de daha kuvvetli yayılıyor. Bu da su altındaki canlılar için daha yıkıcı etkisinde bırakır doğurabiliyor. Böbrek taşının sesle kırıldığını hatırlarsanız, minnacık bir canlıya sesin ne yapabileceğini hayal edebilirsiniz” şeklinde konuştu.

Deniz suyundaki ısı, tuzluluk ve pH değişimlerinin sesin hareketini etkilediğinden bahseden Oskay, canlıların bu değişimlere adapte olmaya çalıştığını sadece iklim değişikliğinin etkilerinin oldukca süratli gerçekleştiğini ve bu durumun canlıların yön bulmalarını zorlaştırdığına işaret etti. Oskay, şu şekilde devam etti:

“İklim değişikliğiyle beraber deniz suyu ısınıyor, bazı bölgelerde tuzluluk artıyor, bazı bölgelerde ise pH dengesi değişiyor. Suyun tuzluluk oranı arttığında ses daha süratli hareket ediyor, pH dengesi değiştiğinde tuzluluk dengesi değişerek sesin hareketini etkiliyor ve doğru algılanmamasına niçin oluyor. Bu da sinyallerin alıcıya ulaşamamasına niçin oluyor. Alıcıya ses ulaştıramamak, çarpışmalara, tehdidi zamanında algılayamamaya ve üreme problemlerine yol açıyor. Gürültü arttıkça canlılar seslerini alıcıya ulaştırmak için daha yüksek ses çıkarmak zorunda kalıyor. Bu da enerji yitirilmesine yol açarak daha çok gıda ihtiyacı doğuruyor. Sadece balıkçılık baskısı ve iklim değişikliğinin tesiri ile azalan gıda sebebiyle balıklar iyi beslenemediği süre enerji harcamamak için ses çıkarmamayı seçiyor.”

“BOĞAZ’I BİR DE SU ALTİNDAN DİNLEYİN”

Marmara Denizi’nde ciddi su altı gürültüsü bulunduğunu kaydeden Oskay, gemilerin belirli alanlarda saatte 20 kilometre hızla gitmesinin deniz canlılarına büyük yarar sağlayacağını dile getirdi. Oskay, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“İstanbul Boğazı oldukca güzel fakat su altı gürültüsünü duysanız yaşanmaz dersiniz. Trafikte yaşadığımız kaosun aynısı deniz canlıları de ilgilendiriyor. Balıkların üreme dönemlerinde İstanbul şeklinde yoğun deniz trafiğinin olduğu bölgelerde rota değişikliği yapılmalı. Hava kabarcığı perdeleri şeklinde teknolojik çözümler mümkün. Suyun altındaki sesi konuşursak, çözüm bulmak da mümkün olur. Datça’da, büyük gemilere kapalı alanlarda sessiz ve sıhhatli bir su altı ses sistemi bulunuyor. İstanbul şeklinde kentlerde de motorların yavaşlatılması, rota değişimi şeklinde önlemlerle çözüm sağlanabilir.”

İklim değişikliği ve gürültü balıklarda üremeyi etkiliyor
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.