Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en büyük sıhhat tehditlerinden biri, bir çok süre fark edilmeden solunan havada gizleniyor. Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) ile Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP) açıklamış olduğu son araştırma, kirliliğin boyutunu çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Fosil yakıt kaynaklı ince partikül madde kirliliğinin yılda ortalama 26 bin 500 erken ölümle bağlantılı olduğu öne sürüldü. Üstelik çekince yalnızca akciğerlerle sınırı olan değil. Solunum yöntemiyle vücuda giren mikroskobik parçacıklar, kalp hastalıklarından felce, akciğer kanserinden diyabete kadar birçok ölümcül hastalığın gelişme riskini artırıyor. Araştırmaya nazaran Türkiye’de nüfusun maruz kalmış olduğu PM2,5 kirliliğinin yüzde 52’si kömür, petrol ve naturel gaz benzer biçimde fosil yakıtlardan kaynaklanıyor.
Araştırmacılar, söz mevzusu rakamların direkt kaydedilmiş ölüm vakalarını değil, hava kirliliğine maruziyet üstünden hesaplanan istatistiksel tahminleri yansıttığını vurguluyor. Fotoğraf: AA
İSTANBUL İLK SIRADA
Araştırmanın şehirler bazındaki neticeleri ise milyonlarca insanoğlunun yaşamış olduğu büyükşehirlerde hava kirliliğinin oluşturduğu sıhhat risklerini gözler önüne seriyor. Bilimsel modellemeye nazaran fosil yakıtlardan meydana gelen hava kirliliğinin İstanbul’da yılda ortalama 8 bin 100 erken ölüme niçin olabileceği tahmin ediliyor. Bu sayı Ankara’da 2 bin 500, İzmir’de 2 bin 400, Bursa’da 1600, Hatay’da ise 1000 olarak hesaplanıyor. Haber Global’de daha ilkin piyasaya çıkan hava kirliliği dosyalarında da İstanbul’un trafik, yoğun yapılaşma, endüstri faaliyetleri ve meteorolojik koşullar sebebiyle ciddi bir kirlilik yüküyle karşı karşıya olduğu ortaya konulmuştu. Bilhassa yüksek basınçlı ve rüzgarsız günlerde kirleticilerin yere yakın seviyelerde birikmesi sıhhat risklerini artırıyor. Yeni araştırmada, İstanbul’da her 100 bin kişiden ortalama 56’sının erken ölümünün fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğiyle ilişkili olabileceği öne sürülüyor.
55 MİLYAR DOLARLIK FATURA
Kirli havanın bedeli yalnızca insan hayatıyla ölçülmüyor. Araştırmanın ekonomik neticeleri da dikkat çekici. Fosil yakıtların niçin olduğu hava kirliliğinin sıhhat üstündeki senelik toplam ekonomik yükü ortalama 55 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu meblağ, Türkiye’nin 2024 yılı gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 4,1’ine karşılık geliyor. Hesaplamada erken ölümler, hastalıklar, sıhhat üstündeki negatif etkisinde bırakır ve iş gücü kayıplarına biçilen ekonomik değerler dikkate alınıyor. Kirlilik sebebiyle yılda ortalama 8,5 milyon iş gününün kaybedilmiş olduğu tahmin ediliyor. Bir başka ifadeyle fabrikaların bacasından, otomobillerin egzozundan ve enerji üretiminden atmosfere karışan kirleticiler, hastanelerden emek verme hayatına kadar ekonominin birçok alanında ağır bir yük oluşturuyor. Rapor, bu sıhhat kaynaklı ekonomik maliyetin Sıhhat Bakanlığı’nın 2024 yılı başlangıç bütçesinin ortalama 2,5 katına ulaştığına işaret ediyor.
5 ÜLKE ETKİLENİYOR!
Araştırmanın en dikkat çekici neticelerinden biri de Türkiye’deki hava kirliliğinin ülke sınırlarında sona ermemesi. Atmosferik taşınımı inceleyen bilimsel modellemeye nazaran Türkiye’nin kara kaynaklı fosil yakıt emisyonları, Doğu Akdeniz’den Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada sıhhat sorunlarıyla ilişkilendiriliyor.
ANNE KARNINDA BAŞLIYOR!
Kirli havanın en ağır neticelerinden biri de hemen hemen dünyaya gelmemiş bebekleri etkilemesi. Araştırmaya nazaran fosil yakıtlardan meydana gelen PM2,5 kirliliği yılda ortalama 8 bin erken doğum ve 8 bin 200 düşük doğum ağırlıklı bebekle ilişkilendiriliyor. Çocuklarda 5 bin 100 yeni astım vakası ve astım sebebiyle 6 bin 500 acil servis başvurusu da tahmin edilen sıhhat yükleri içinde. Türkiye nüfusunun yüzde 92’sinden fazlasının Dünya Sıhhat Örgütü’nün önerilmiş olduğu hava kalitesi seviyelerinin üstünde kirliliğe maruz kalmış olduğu belirtilirken, uzmanlar ulusal PM2,5 standardının oluşturulması ve kirletici emisyonların azaltılması çağrısını yineliyor.
