Asya merkezli gösterim organı Asia Times’ta piyasaya çıkan kapsamlı çözümleme, İran’da ihtimaller içinde bir rejim değişikliğinin zannedildiği kadar kolay bir çözüm olmayabileceğini savunurken, internasyonal güvenlik uzmanlarının değerlendirmeleri de benzer kaygılara işaret ediyor. Analizde, İran’ın dini lideri Ali Hamaney sonrası oluşan yeni yönetim yapısının dışarıdan beklendiği şeklinde zayıflamadığı, aksine daha genç, daha organize ve daha sert bir kadroyla yoluna devam etmiş olduğu belirtiliyor.
İran’da ihtimaller içinde bir yönetim değişikliğinin yalnızca ülke içi siyaseti değil, Orta Doğu’nun güvenlik dengeleri ve küresel enerji piyasaları üstünde de mühim etkisinde bırakır yaratabileceği değerlendiriliyor.
GEÇMİŞ DENEYİMLER
Yazıda, son yıllarda Orta Doğu’da uygulanan rejim değişiklik yapma politikalarının istenen neticeleri vermediği vurgulanıyor. Irak’ta Saddam Hüseyin’in devrilmesinin arkasından senelerce devam eden istikrarsızlık, Libya’da Muammer Kaddafi’nin düşmesinden sonrasında merkezi otoritenin zayıflaması ve Afganistan’da yirmi yıl devam eden internasyonal müdahalenin arkasından Taliban’ın tekrardan iktidara gelmesi, bu yaklaşımın riskli yönlerine örnek olarak gösteriliyor. Analize nazaran bir ülkenin sorunlarının yalnızca tek bir liderden kaynaklandığını varsaymak, devlet yapısının, güvenlik kurumlarının ve toplumsal dengelerin göz ardı edilmesine niçin olabiliyor. Bu durum ise yönetim değişse bile uzun soluklu istikrarsızlıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor.
WASHINGTON’IN HEDEFİ
Asia Times, Washington yönetiminin İran mevzusunda iyi mi bir nihai hedef izlediğine ilişkin belirsizliğin de dikkat çektiğini belirtiyor. Analizde, ABD’nin bazen nükleer programı durdurmayı, bazen bölgesel güvenliği sağlamayı, bazen ise rejim değişikliğini öne çıkardığı, bu yüzden uzun vadeli stratejinin netleşmediği ifade ediliyor. Aynı değerlendirme, ABD’nin İran politikasında amaçların bazen birbirinden değişik mesajlar verdiğine dikkat çekiyor.
YERİNE NE GELECEK?
Internasyonal fikir kuruluşu CSIS tarafınca düzenlenen son değerlendirme toplantısında da benzer görüşler dile getirildi. Uzmanlar, rejim değişikliği tartışmalarında en tehlikeli sonuç probleminin “mevcut yönetimden sonrasında ülkeyi kimin ve iyi mi yöneteceği” bulunduğunu belirtiyor. Konuşmacılar, kuvvetli devlet kurumlarına haiz olmayan ülkelerde ani iktidar değişikliklerinin güvenlik boşluğu oluşturabileceğini ve bunun köktencilik grupların güç kazanmasına yol açabileceğini ifade ediyor. Uzmanlara nazaran geçmiş örnekler, dış müdahaleyle meydana gelen yönetim değişikliklerinin bir çok vakit beklenenden daha uzun devam eden askerî, ekonomik ve siyasal maliyetler doğurduğunu gösteriyor.
Irak, Libya ve Afganistan örneklerini hatırlatılarak, rejim değişikliği sonrası döneme ilişkin net bir siyasal plan olmamasının uzun soluklu istikrarsızlık riskini artırabileceği uyarısında bulunuluyor.
YENİ SENARYOLAR
Asia Times analizinde, İran’da mevcut yönetimin tamamen çökeceği yönündeki beklentilerin gerçekçi olmayabileceği değerlendirmesi yapılıyor. Yazıda, yeni güvenlik ve siyasal kadroların önceki döneme kıyasla daha sert bir çizgi benimseyebileceği, bu yüzden dış baskının otomatikman demokratik dönüşüm getireceği varsayımının sorgulanması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlar, İran’daki gelişmelerin yalnızca ülke içi dengeleri değil, enerji piyasalarını, Körfez güvenliğini ve Orta Doğu’daki güç mücadelesini de direkt etkilemeye devam edeceğine dikkat çekerken, bölgedeki ihtimaller içinde yeni krizlerin küresel iktisat üstünde de mühim sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.
[email protected]
Kaynak: Web Hususi
