Tayland ile Kamboçya içinde sınır hattında süregelen çatışmalar, kısa sürede tırmanarak cenk boyutuna ulaştı. Her iki tarafın da ağır silahlar kullandığı çatışmalarda, sivil can kayıplarının artması endişeleri büyütüyor. Tayland ile Kamboçya içinde 19. yüzyıldan bu yana devam eden Preah Vihear Tapınağı çevresindeki sınır anlaşmazlığı, tekrardan sıcak bir çatışmaya dönüştü. Her iki taraf da birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçlarken, sınır hattında askeri hareketlilik dikkat çekici şekilde arttı.
TAYLAND KAMBOÇYA ÇATIŞMASI NEDEN, NASIL ÇIKTI?
Tayland ile Kamboçya arasındaki sınır anlaşmazlığı, köklerini 19. yüzyıla, Fransız sömürge yönetiminin Kamboçya’yı işgal etmiş olduğu döneme dayandırıyor. Bu süreçte iki ülkenin sınırlarının belirlenmesi, bugün hala süregelen ihtilafların temelini oluşturdu.
Zamanı Preah Vihear Tapınağı, krizin merkezinde içeriyor. Preah Vihear, Tayland-Kamboçya sınırında, sarp bir uçurumun tepesinde yer alır. Khmer İmparatorluğu döneminde inşa edilmiştir. Kamboçya topraklarına daha yakın görünse de, Tayland tarafındaki platodan erişim daha kolaydır.
Son iki ay içinde, karşılıklı yaptırımlar devreye girdi. Tayland sınırına çeşitli engellemeler getiren Kamboçya, bu süreçte ülkeden meyve-sebze ithalatını durdurdu, elektrik ve web hizmetlerine yönelik dış alımları askıya aldı.
Son çatışmalardan derhal ilkin her iki taraf da sınır bölgelerine askeri takviyede bulunarak gerilimin daha da tırmanacağının sinyalini vermişti. Kamboçya Başbakanı Hun Manet, ülkesinin Tayland ile sınır sorunlarının çözümü için Internasyonal Hakkaniyet Divanına (UAD) başvurduklarını bildirmişti.
PREAH VİHEAR TAPINAĞININ JEOPOLİTİK ÖNEMİ
Preah Vihear Tapınağı, Kamboçya ve Tayland içinde uzun süredir devam eden bir sınır anlaşmazlığının merkezindedir. 1962’de Internasyonal Hakkaniyet Divanı (ICJ), tapınağın Kamboçya toprağında bulunduğuna karar verdi. Sadece tapınağın çevresindeki topraklar mevzusunda iki ülke içinde hâlâ gerilim yaşanıyor.
2008’de Kamboçya’nın tapınağı UNESCO’ya kaydettirmesi üstüne sınırda çatışmalar yaşandı. Bu vakalar tapınağın yalnız kültürel değil, bununla beraber ulusal kimlik ve egemenlik sembolü bulunduğunu da gösteriyor.
