Ulusal Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in canlı yayında yapmış olduğu açıklamalardan öne çıkan başlıklar şöyleki:
OKULLARDA RAMAZAN ETKİNLİKLERİ
Pedagojik anlamda, bilimsel nitelikli anlamda, ciddi alacağım bir eleştiri hemen hemen görmedim. Kimisi değişik ithamlarla, değişik tanımlamalarla, ön yargılarla bir şeyler söylüyorlar fakat bilimsel bir temeli yok. izim ana mevzumuz evlatlarımızın okula zevkle, keyifle gelmeleri, eğlenerek öğrenmeleridir. Bigün tuttukları futbol takımının marşıyla gelmeleri oldukça naturel şeylerdir, bunu abartacak bir durum yoktur. Sosyolojik anlamda her ülkenin toplumsal yapısı, zamanı ve uygarlık birikimi evlatların oyunlarıyla gelişir. Bizim oyunlarımızda çocuklar yardımlaşmayı ve dayanışmayı öğrenirler. Bu yüzden okul bahçelerimizde geleneksel çocuk oyunlarımızın oynandığı ortamlar istedik.
ŞUBAT AYINDAKİ ‘BAYRAK’ ETKİNLİKLERİ
Şubat ayında başlatılan “Bayrak” temalı etkinliklerin, terörsüz Türkiye politikasının bir devamı durumunda bulunduğunu belirten Bakan Tekin, “Çocuklarımız vatanımızda barışı, insan haklarını, demokrasiyi ve hukuk devletini egemen kılacak ve bayrağımızın bizlere bu alanları sunan bir enstrüman bulunduğunu anlayacak farkındalık etkinlikleriyle başlasın istedik” dedi.
Bakan Tekin, okullara gönderilen genelgenin anayasal dayanaklarına dikkat çekerek, “Ulusal Eğitim Bakanlığı’nın anayasadan ve 1739 sayılı Ulusal Eğitim Temel Kanunu başta olmak suretiyle ilgili mevzuatımızdan almış olduğu ana görevlerden bir tanesinin bu bulunduğunu referanslandırarak, gönüllülük üstüne bir Ramazan ayı etkinliği yapılmasını arzu ettik” ifadelerini kullandı.
“İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNE SALDIRI”
Laiklik teriminin arkasına sığınarak inanç özgürlüğüne saldıranlara yönelik çarpıcı bir tarif icra eden Tekin, “Benim bunca senelik okumalarımdan edindiğim laiklik tanımı; insanların dini inanç ve yakarma hürriyetlerinin güvence altına alındığı siyasal rejimlerdir” ifadelerini kullandı. Bu duruşun aksine, inançlı kesime yönelik baskıcı tutumların çağ dışı bulunduğunu kaydetti.
“ASIL GERİCİ AZINLIK KENDİLERİDİR”
Okullardaki neşeli atmosferi ve evlatların heyecanını görmezden gelenleri eleştiren Tekin, “Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede, okullardaki cıvıl cıvıl evlatları ve bu coşkulu etkinlikleri ‘gerici azınlığın provokasyonu’ olarak niteleyenler aslolan gericilerdir” şeklinde konuştu. Kendilerini sanatçı ve aydın olarak tanımlayan kişilerin bu millete hakaret etme hakkı olmadığını belirtti.
HAKARETLER YARGIYA TAŞINIYOR
Sürecin peşini bırakmayacaklarını duyuru eden Tekin “Temsil ettiğim Ulusal Eğitim toplumu, bu etkinliklere gönüllü katılan öğrencilerimiz ve velilerimiz adına, bu ağır hakaretlerin ne olursa olsun bir özür gerektiren kabahat silsilesi bulunduğunu düşünerek mevzuyu yargıya taşıma sonucu aldım” sözleriyle hukuki mücadelenin fitilini ateşledi. Bakan Tekin “Süreci yargıya taşıyacağız.” dedi.
