Gömü ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yılık bazda yüzde 4,8, 3 aylık bazda ise yüzde 1,6 olan gelişme rakamlarını değerlendirdi.
Bakan Şimşek, rakamların uyguladıkları ekonomik programın başarısını gösterdiğini söylemiş oldu. Şimşek “İkinci çeyrekte takvim ve düşük baz etkilerinin de katkısıyla senelik büyümedeki artışla beraber dezenflasyonun sürmesi uyguladığımız programın başarısını net bir halde ortaya koymaktadır.” dedi.
2026-2028 sürecini kapsayan Orta Vadeli Program’ın detaylarını gelecek günlerde kamuoyuyla paylaşacaklarını belirten Şimşek “Kuvvetli Orta Vadeli Programımız fiyat istikrarı ve sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayarak yurttaşlarımızın refahını daha da çoğaltmak için programımızı kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz.” dedi.
Bakan Şimşek’in ekonomik büyümeyi değerlendirmesi şöyleki;
“Bugün TÜİK tarafınca açıklanan gelişme verileriyle beraber ulusal gelir serilerinde “Uyumlaştırılmış Avrupa Gözden geçirme Politikası” çerçevesinde gözden geçirme yapılmış oldu. Veri kaynaklarının iyileştirilmesi, hesaplama şekillerinin güncellenmesi ve kapsam değişimleri kaynaklı meydana getirilen bu gözden geçirme serilerde köklü bir değişikliğe yol açmadı.
Türkiye ekonomisi, 2025 yılının ikinci çeyreğinde senelik yüzde 4,8, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çeyreklik yüzde 1,6 büyüdü. Böylece ilk yarıda senelik gelişme yüzde 3,6 oldu. Ulusal gelirimiz yıllıklandırılmış 1,5 trilyon dolara yaklaştı.
İkinci çeyrekte takvim ve düşük baz etkilerinin de katkısıyla senelik büyümedeki artışla beraber dezenflasyonun sürmesi uyguladığımız programın başarısını net bir halde ortaya koymaktadır.
Üretim tarafında, zirai dona bağlı olarak daralan ziraat haricinde tüm sektörlerde katma kıymet arttı. İmalat sanayimiz, son 12 çeyreğin en yüksek performansını sergiledi. Bu zamanda yüksek teknolojili üretimdeki senelik yüzde 40’lık kuvvetli gelişme kalite açısından da mühim bir gelişmedir.
Tüketim ile yatırımın dengeli seyri devam etti. İhracat küresel zorluklara karşın ikinci çeyrekte artarken öne çekilen ithalat talebi ve üretimdeki kuvvetli artışın etkisiyle net dış talebin büyümeye katkısı negatif gerçekleşti. Bununla beraber cari açığın ulusal gelire oranı ikinci çeyrek itibarıyla senelik yüzde 1,3 ile sürdürülebilir seviyelerde kalmaya devam etti.
Önümüzdeki dönemde finansal koşulların daha elverişli hale gelmesi ve küresel ticaretteki belirsizliklerin azalmasıyla büyümenin kalıcı olarak potansiyel seviyesine ulaşmasını öngörüyoruz.
2026-28 sürecini kapsayan Orta Vadeli Programımızı fazlaca yakında kamuoyuyla paylaşacağız. Kuvvetli Orta Vadeli Programımız fiyat istikrarı ve sürdürülebilir yüksek büyümeyi sağlayarak yurttaşlarımızın refahını daha da çoğaltmak için programımızı kararlılıkla uygulamayı sürdüreceğiz.”
