Trump yönetimi onlarca defa kıtanın savunması için ABD’ye güvenmemesi icap ettiğini ima ettikten sonrasında Avrupa yeni bir döneme şahit oluyor. Avrupa’da son zamanlarda Rusya-Ukrayna çatışması mevzusunda büyük bir serpinti vardı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron uzun süredir Avrupa’yı kendi savunması için daha çok mesuliyet almaya çağırdı ve Avrupa birliklerinin ateşkesten sonrasında Ukrayna’ya konuşlandırılabileceğini öne devam eden ilk önder oldu. ABD, Avrupa’yı Ukrayna ile olan çatışmasının ortasında Rusya ile ilişkileri iyileştirmek için bir kenara iterken, Ukrayna yanlısı Avrupa değişen zamanların ısısını hissediyor.
İslam’ın başkentteki mukaddes Ramazan ayı Ankara vesilesiyle büyükelçiler için süratli bir akşam yemeğinde konuşan Erdoğan, son gelişmelerin Türk-Avrupa Birliği ilişkilerinin önemini yinelediğini belirtti.
“Açık olmak gerekirse, Türkiye olmadan Avrupa’yı güvence altına almayı düşünemezsiniz. Avrupalı arkadaşlarımız bu gerçeklikle karşılaşmalı ve tüm üyelik sürecimizi vizyoner bir yaklaşımla ilerletmelidir ”dedi.
Türkiye, yirmi yılı aşkın bir süredir AB üyeliğine aday oldu, sadece 2016’da Ankara’nın söylediği şey hakkında konuşmalar, blokun “problemi siyasallaştırma ısrarı”. Türkiye, üyelik kriterlerinin çoğunu yerine getirdiğini öne sürüyor. Katılım süreci dursa da, ülke 27 üyeli blok için mühim bir ekonomik ve müdafa ortağı olarak kaldı.
Türkiye, NATO’daki en büyük ikinci orduya haizdir ve bu, cumhurbaşkanı daha ilkin askeri ittifaktan çekilmekle tehdit eden ABD arasındaki gerilimler içinde artar. Blok, Trump yönetiminin ABD’nin müdafa için ordusuna güvenmemelerini söyleyen mesajlarından sonrasında müdafa harcamalarını çoğaltmak için uğraşıyor.
Türkiye’nin bölgesel görevi
Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin krizle yatış bir bölgede oynadığı tehlikeli sonuç rolün terörle mücadeledeki rollerinden besin güvenliği ve gelişimine kadar altını çizdi. Ankara’nın 22 yılda diplomatik vazife sayısını 163’ten 262’ye çıkardığını ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (Tika) faaliyetlerini 170 ülkeye genişlettiğini söylemiş oldu.
“Türk Maarif Vakfı’nın 55 ülkede eğitim üstünde çalışan, Yunus Emre Enstitüsü, Yıkım ve Acil Durum Yönetim Kurumu (AFAD) ve Türk Kızıl Hilal şeklinde kurumlar var” dedi. “Nerede olurlarsa olsunlar, onlarla beraber durduğumuzu göstermek için gereksinim duyan insanlara ulaşmaya çalışıyoruz.”
Türkiye’nin 500 senelik diplomatik tecrübe tarafınca yönlendirildiğini ve Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı mirasına işaret ettiğini ve krizi çözmeye ve acı ve baskı sona erdirmeye karar verdiklerini vurguladığını belirtti.
“Bu süreçteki prensibimiz, kurbanları yada zalimleri kimliklerine dayanarak asla değerlendirmememiz. Ertelediğimiz yerlerde etnik kökenleri, inançları yada ırkları görmüyoruz. Tıpkı Gazze’de insanlığın vicdanı olmaya çabalarken, Ukrayna’daki sivil kayıpları aynı kararlılıkla önlemek için çalışıyoruz.” Dedi.
Rusya-Ukrayna çatışması ile ilgili olarak Erdoğan, Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliğini ve bölgesel bütünlüğünü desteklediğini, sadece hem de Masada Rusya ve Ukrayna olmadan potansiyel bir çözüme ulaşılamayacağına inandığını söylemiş oldu.
“En başından beri, yangını körüklemeden krize çözümler bulmayı amaçladık. İstanbul süreci, Karadeniz Tahıl Girişimi ve Mahkum Borsaları şeklinde girişimlerle, harp koşullarına karşın görüşme ve mutabakatın mümkün bulunduğunu gösterdik. Savaşan taraflardan herhangi birini hariç tutan formüllerin başarısızlığa yol açacağını onlarca defa belirttik. Bu aşamada, tamamımız bu yaklaşımların ne kadar gerçekçi ve doğru olduğuna şahit oluyoruz. Kalıcı sulh bir tek adil ve onurlu bir barışla mümkündür. Bu, her iki tarafın da temsil edilmiş olduğu bir görüşme süreci ile yapılır. Her tarafın bölgemizin kan, çatışma ve gözyaşları ile doymuş bulunduğunu göreceğini umuyoruz. Tek bir masum yaşamın bile kaybolmamasını sağlamak için müzakerelere ev sahipliği yapmak da dahil olmak suretiyle her türlü desteği sunmaya hazır olduğumuzu bir kez daha ifade ediyorum ”dedi.
BM’deki Müslümanlar
Erdoğan konuşmasında, BM Güvenlik Konseyi reformunun önemini vurguladığı için küresel karar verme mekanizmalarında Müslümanların adil bir temsilini çağırdı.
“Dünya nüfusunun dörtte birini oluşturan Müslümanlar hak ettikleri şeklinde temsil edilmelidir” dedi. Yetkili, küresel karar verme mekanizmalarının dünyanın değişen koşullarına uyum sağlamasının uzun bir süre bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Erdoğan, “BM Güvenlik Konseyi’nde veto gücüne haiz İslami bir ülkeye haiz olmak, bir tek bir zorunluluk değil, bir yükümlülük” dedi.
İslamofobi, göçmen karşıtı duygu ve tecim savaşlarının kurallara dayalı internasyonal sistemi kilitlenmeye yönlendirdiğini belirten Erdoğan, bu ideolojinin orman yasasının yolunu açtığını söylemiş oldu.
Cumhurbaşkanı, zayıfların acı çekmeye bırakıldığı, daha sert, haksız bir internasyonal emrin inşa edilmiş olduğu mevzusunda uyardı. “Kontrolsüz bırakılırsa, bu kaçınılmaz olarak, erken işaretleri aslına bakarsanız görünür olan siyasal ve askeri patlamalara yol açacaktır” diyen, insanlığın sorunları görmezden gelemeyeceğini, belirleyen tehlikelere kör bir göz çeviremeyeceğini yada sorunları zamana bırakamayacağını da sözlerine ekledi. “Dünyası beşten daha büyük” sloganına atıfta bulunan Erdoğan, bunun bir tek problemleri çözmek değil, kusurlu bir küresel düzenin değiştirilmesi ile ilgili bulunduğunu söylemiş oldu.
“Küresel karar verme mekanizmalarının dünyanın değişen koşullarına uyum sağlaması için uzun vakit geçti” diye ekledi.
