Salı günü Ankara’da düzenlenen etkinlikte konuşan Cumhurbaşkanı, şunları söylemiş oldu: “Coğrafyamızın her köşesinde vakalar yaşanırken, biz Türkiye olarak sulh, rahatlık ve istikrar odaklı çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” “Sulh odaklı dış ilişkiler yöntemiyle sorunların görüşme masasında diyalog ve görüşme yöntemiyle adil ve eşitlikçi bir halde çözülmesi için yoğun çaba harcıyoruz.”
He outlined that Ankara özgü mobilized all available means to help the region emerge from the crisis “without further bloodshed and without deepening hostility among brotherly nations.”
Cumhurbaşkanına benzer şekilde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Pazartesi günü, Ankara’nın savaşı durdurmak ve müzakerelere geri dönmek için diplomatik çabalarını yoğunlaştırması sebebiyle, İran’ın dahil olduğu artan düşmanlıkların daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşebileceği, küresel enerji arzını kesintiye uğratabileceği ve finansal piyasaları istikrarsızlaştırabileceği mevzusunda uyardı.
Medya müesseselerinin Ankara temsilcileriyle iftar yemeğinde konuşan Fidan, İran’da ve bölge genelinde istikrarın korunmasının “tehlikeli sonuç” bulunduğunu belirterek, Türkiye’nin sükuneti sağlamak ve diplomatik kanalın tekrardan tesis edilmesine destek olmak için yoğun bir halde çalıştığını altını çizdi.
Fidan, son gelişmelerin hem bölgenin geleceğine hem de küresel istikrara zarar verme riski taşıdığını söylemiş oldu.
Türkiye’nin yaratıcı diplomatik girişimler yürüttüğünü ve daha ilkin savaşın başlamasının geciktirilmesine destek bulunduğunu altını çizdi. “Harp daha erken başlayacaktı, biz çabalarımızla onu birazcık erteledik” diyen İranlı yetkililerin diplomasiye ihanet olarak nitelendirdiği müzakerelerin ortasında çatışmanın tekrardan başladığını sözlerine ekledi.
İran’ın bölgedeki hedeflere yönelik misillemesinin Türkiye’yi kapsayıp kapsayamayacağı yönündeki soruya Fidan, Ankara’nın, bağlam ne olursa olsun, kendini müdafa iradesini ve kabiliyetini daima sürdürdüğünü söylemiş oldu.
En fena senaryoyu, gerginliğin uzun soluklu olarak İran’ı ve bölgeyi kalıcı istikrarsızlığa sürüklemesi olarak tanımladı. Krizin birden fazla mercekle incelenmesi icap ettiğini de sözlerine ekledi: askeri, güvenlik, siyasal, ekonomik ve enerji.
Enerji cephesinde ise Fidan, İran’dan doğalgaz akışındaki herhangi bir kesintinin ya da Körfez ülkelerinden ithalatta büyük kesintilerin küresel enerji güvenliği açısından mühim riskler oluşturabileceği mevzusunda uyardı. Ek olarak Hürmüz Boğazı’nın da potansiyel parlama noktası olduğuna işaret etti. Stratejik su yolunun kapatılmasının küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi çalkantılara niçin olabileceğini ve dış güçleri süratli bir çözüm aramaya zorlayabileceğini söylemiş oldu.
Fidan, İran’ın Arap ülkelerindeki ABD üslerini direkt hedef alması durumunda daha geniş bir bölgesel güvenlik krizi riskinin artacağı mevzusunda uyardı. Hem de Tahran’ın Körfez’de enerjiyle ilgili hedefleri vurarak “maliyet yaratmaya” çalıştığını da belirtti. Sadece İran’ın Washington üstünde bu tür eylemlerden beklediği dış baskıyı alamayabileceğini öne sürdü.
“İran, füzelerini ve insansız hava araçlarını etkin bir halde kullanırsa İsrail’i ciddi şekilde rahatsız etme edebilir” diyen Fidan, bu tür temasların süresi ve yoğunluğunun belirsizliğini koruduğunu da sözlerine ekledi.
Türkiye tedbir alıyor
Fidan, Ankara’nın bölgedeki çeşitli gruplar arasındaki hareketleri yakından izlediğini ve gelişen dinamiklerin mahalli etnik dengeleri ve güvenlik hesaplarını iyi mi etkileyebileceğini değerlendirdiğini söylemiş oldu. Türkiye’nin “terörsüz Türkiye” hedefinin Suriye, Irak ve İran’daki gelişimleri kapsayan “terörsüz bir bölge”ye ulaşmakla bağlantılı bulunduğunu yineledi.
Terörün ortadan kaldırılmasına yönelik anlamlı adımların daha geniş bölgesel denklemde değişim yapılmasını gerektirdiğini ve Türkiye’nin dış risklerin yanı sıra yurt içindeki siyasal gelişimleri de değerlendirmeye devam ettiğini altını çizdi.
Ankara, Umman ve ABD ile de temas halindeyken, Körfez ülkeleri ciddi bir durumla karşı karşıya. Buna paralel olarak Ankara da bölgedeki Türk vatandaşlarının güvenliğini izliyor.
Fidan, İran’da çifte vatandaşlar dahil ortalama 20 bin Türk vatandaşının bulunduğunu da duyurdu. Şu ana kadar hiçbir Türk vatandaşı öldürülmedi yada yaralanmadı. Türkiye’nin İran’la olan üç sınır kapısı hâlâ çalışır durumda olup, Türk ve üçüncü ülke vatandaşlarının büyük problemler yaşamadan giriş yapmasına olanak sağlamaktadır.
Dışişleri Bakanlığı’nın konsolosluk davet merkezi, büyükelçilikler ve konsoloslukların 24 saat hizmet verdiğini söylemiş oldu. Ortalama 1.500 yurttaş data talebinde bulunmuş oldu. Hava sahalarının kapatılması, Körfez’den dönen bazı Türklerin yolculuklarını karmaşık hale getirdi; sadece Suudi Arabistan hava sahasını tekrardan açarak Riyad ve Cidde üstünden dönüş uçuşlarına olanak sağlamış oldu.
Addressing the possibility of a migration wave from Iran, he said contingency planning özgü been coordinated with the Interior Ministry, disaster management authorities and intelligence services. Şu anda İran’ın vatandaşlarının sınırdan çıkışına izin vermediğini ve Türkiye’ye herhangi bir akının yaşanmadığını söylemiş oldu.
Devam eden dış ilişkiler trafiği
Ankara, ABD ve İsrail’in İran’a ortak saldırıları ve peşinden Tahran’ın misilleme yapmasının peşinden son üç gün içinde yoğun bir mekik diplomasisi yürüttü; bölgedeki ve Avrupalı mevkidaşlarıyla gerilimin düşürülmesi için bir takım telefon görüşmesi yapmış oldu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 28 Şubat’ta süregelen saldırıların peşinden İran, Irak, Suudi Arabistan, Katar, Suriye, Mısır ve Endonezya’dan mevkidaşlarıyla telefonda görüşerek son gelişimleri ve çatışmaların durdurulmasına yönelik ihtimaller içinde adımları ele aldı.
Aynı gün Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İspanya ve Macaristan dışişleri bakanlarıyla da artan şiddete çözüm bulmak amacıyla ayrı ayrı görüşmelerde bulunmuş oldu.
Bunu İran, Umman, Azerbaycan, Bulgaristan, Fransa ve Ürdün dışişleri bakanlarıyla ek görüşmeler izledi.
AB dış siyaset sorumlusu Kaja Kallas, Fransız yetkililer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mevkidaşları ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in çağrılarına dikkat çeken Fidan, Avrupalı liderlerin yakın temas halinde bulunduğunu söylemiş oldu.
Öte taraftan İran’ın Kıbrıs adasını hedef alma ihtimaline ilişkin soruları yanıtlayan Fidan, şu anda hem Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) hem de adanın güneyi, bilhassa de sivil tesisler açısından sınırı olan risk gördüğünü söylemiş oldu.
Fidan ek olarak çatışmanın, İsrail’in giriş çıkışlarını durdurduğu bildirilen Gazze’yi negatif etkileyebileceği mevzusunda da uyardı. Ankara’nın insani yardım sağlamaya devam ettiğini ve Filistin sorununu çözmeyi amaçlayan diplomatik platformları desteklemeye hazır bulunduğunu söylemiş oldu.
