1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Abluka sonrası yeni cepheler, Batı ittifakında Hürmüz depremi

Abluka sonrası yeni cepheler, Batı ittifakında Hürmüz depremi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD’nin İran limanları ve Hürmüz’e a yönelik hamlesi, AB içinde de kırılmalara niçin oldu. İngiltere’nin açık şekilde “katılmıyoruz” mesajı vermesi, Fransa’nın ise cenk hattından ayrışan oldukça uluslu bir güvenlik formülü üstünde çalışmaya başlaması, krizin bir tek askeri değil diplomatik ve stratejik bir ayrışma başlığına dönüştüğünün de göstergesi kabul ediliyor. Almanya’dan gelen davranışlarında ölçülü sinyaller de mevcut tabloya eklendiğinde, Trump yönetiminin izlediği sert çizgiye Avrupa’nın bütünüyle angaje olmayacağına dair değerlendirmeler güç kazanıyor. Dış ilişkiler kulislerinde ise gelecek günlerde İngiltere ve Fransa’nın Hürmüz’de seyrüsefer güvenliği başlığında temaslarını hızlandırmasının beklendiği, buna karşılık Washington ile Avrupa başkentleri arasındaki görüş ayrılığının daha görünür hale geleceği konuşuluyor.


Zahidan merkezli 110. Selman Farisi Hususi Kuvvetler Tugayı’na bağlı birliklerin de bölgeye kaydırıldığına dair bilgiler söz mevzusu.

İNGİLTERE’NİN HESABI

Kulislerden sızan bilgilere bakılırsa Londra’nın temel hesabı, İngiltere’nin yeni bir savaşın parçası benzer biçimde görünmesini önlemek ve iç kamuoyunda enerji maliyetleri üstünden büyüyebilecek baskıyı sınırlamak. Starmer’ın, İngiliz vatandaşlarının bu savaşın bedelini yüksek enerji faturalarıyla ödemesini istemediklerini söylemesi de analizlerde bu yaklaşımın en açık göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.

FRANSA’NIN PLANI

Paris cephesinde çizilen çerçeve ise daha stratejik bir hatta oturuyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un sözünü etmiş olduğu oldukça uluslu güvenlik konferansı hazırlığı, yalnızca bir diplomatik davet değil, bununla birlikte Avrupa’nın, ABD’den bağımsız bir güvenlik mimarisi kurma arayışının işareti olarak değerlendiriliyor. Stratejistlere bakılırsa Macron’un “barışçıl oldukça uluslu misyon” vurgusu bilhassa dikkat çekici. Meydana getirilen analizlerde Fransa’nın hedefinin, ABD’nin baskı hattına direkt eklemlenmiş bir askeri angajmandan ziyade, Avrupa ve Körfez ülkelerini içine alabilecek ayrı bir güvenlik şemsiyesi oluşturmak olduğu vurgulanıyor.

ÇİN’İN BÜYÜK RAHATSIZLIĞI

Öte taraftan Pekin’in verdiği tepki de bu tabloyu daha geniş bir zemine taşımış vaziyette. Çin yönetimi, ABD’nin kuşatım adımını “tehlikeli ve sorumsuz” olarak nitelendirirken, bunun bölgesel gerilimi daha da artıracağı uyarısında bulunmuş oldu. Kulislerdeki bir başka değerlendirmede ise, İran’ı boğmak için oluşturulan baskı hattının, oldukça kısa sürede Çin ve dolayısıyla küresel enerji piyasasını içine çeken daha büyük bir türbülansa dönüşeceğine vurgusu öne çıkıyor.

İRAN’IN LEHİNE

Jeostrateji Analisti-Tarih Araştırmacısı Dr. Ahmet Uslu ise denklemin parçalarını yorumlarken, “Tahran için en negatif senaryo, ABD’nin yanında hizalanmış, tek sesli ve tam angaje bir Batı koalisyonuydu. Oysa ortaya çıkan tablo bunun tersine işaret ediyor. Londra açık şekilde mesafe koyuyor, Paris ayrı bir müdafa misyonu formülü geliştiriyor, Berlin ise davranışlarında ölçülü davranıyor. Bu durum İran’ın yalnızca sahadaki baskıya değil, dış ilişkiler masasında kurulabilecek siyasal denkleme de daha dikkatli bakmasını sağlıyor. İngilizler, kendi denklemini oluşturma peşindeler” diyor.

DOĞRUDAN ETKİLENİYORUZ

“Türkiye ise bu saflaşmada, coğrafi konumu ve enerji-jeopolitik ağırlığı sebebiyle direkt tesir alanında içeriyor” diyen Dr. Uslu, “Ankara, bir taraftan Hürmüz’de yaşanacak her sarsıntının enerji maliyetleri, tecim hatları ve bölgesel güvenlik dengeleri üstündeki yansımalarını hesaplamak zorunda kalırken, öteki taraftan Batı içindeki ayrışmanın oluşturduğu yeni diplomatik zemini dikkatle izliyor” ifadelerini kullanıyor.

Abluka sonrası yeni cepheler, Batı ittifakında Hürmüz depremi - Resim : 2
Washington’un Hürmüz’deki tek taraflı ve sert adımları “ABD-AB” ilişkilerinde yeni bir gerilim alanı yaratmış durumda.

KÜRT KARTI TUTMADI

İran Uzmanı-Araştırmacı Çağatay Balcı ise Orta Doğu’yu kaosa sürükleyen harbe ilişkin tespitlerinde ABD’nin hedefleri ile İran’ın müdafa doktrinine dikkat çekerken şu noktaları kamuoyunun dikkatine sunuyor: “Çatışmanın ilk günlerinde öne çıkan senaryo, İran-Irak sınır hattı süresince yürütülebilecek bir harekat ihtimaliydi. Bu yaklaşım, bölgede etkinlik gösteren silahlı Kürt grupların ABD tarafınca desteklenmesi ve bu yapıların İran’ın batı bölgelerinde istikrarsızlık üreten bir unsur olarak değerlendirilmesi üstüne kuruluydu. Bu tercih, ABD’nin dolaylı güç kullanımını direkt ve yüksek maliyetli çatışmalara yeğleyen geçmiş uygulamalarıyla uyumluydu. Sadece savaşın ilerleyen safhalarında bu senaryo önemini yitirip gündemden düştü.”

MİLİSLER KAYDIRILDI

“Öne çıkan yeni senaryo, Basra Körfezi’ndeki Hark Adası başta olmak suretiyle İran’a ilişik stratejik adaların denetim altına alınmasına yönelik. İran ise bu ihtimale karşı müdafa hazırlıklarını belirgin şekilde güçlendirdi. Huzistan’daki zırhlı birliklere ve Şuşter’de konuşlu 45. Komando Tugayı’na ilave olarak, Irak’taki İran bağlantılı milis unsurlarının da bölgeye kaydırıldığı görülüyor. Bu durum, Huzistan’ın oldukça katmanlı bir müdafa düzeniyle korunmak istendiğini gösteriyor.”

KIYI SAVUNMASI

“ABD’nin ihtimaller içinde harekat planlamasında öne çıkan ikinci tehlikeli sonuç bölge, cenup deniz sahasının uç noktasında yer edinen Çabahar. İran’ın en işlevsel limanlarından biri olması ve bölgesel tecim ile enerji ihracatındaki görevi, Çabahar’ı askeri bir hedef olmanın ötesine taşıyarak jeostratejik bir odak haline getiriyor. İran ise bu riske karşı güneydoğuda müdafa düzenini güçlendirdi. 88. Zırhlı Tümen’e bağlı 188., 288. ve 388. tugayların bölgeye sevk edilmiş olduğu, ek olarak Fatımiyyun ve Zeynebiyyun bünyesindeki Afgan ve Pakistanlı milis unsurların da konuşlandırıldığı görülüyor.”

[email protected]

Kaynak: Web Hususi

Abluka sonrası yeni cepheler, Batı ittifakında Hürmüz depremi
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WP Twitter Auto Publish Powered By : XYZScripts.com
KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.