ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun gelecek hafta Kolombiya, Ekvador ve Peru’yu kapsayacak Latin ABD turu, Washington’ın bölgedeki güvenlik ve siyasal nüfuzunu tekrardan tahkim etme hamlesi olarak öne çıkıyor. Resmi gündemde uyuşturucu kaçakçılığı, organize kabahat ve ekonomik ortaklık bulunurken, ziyaretin Venezuela’daki yeni dönem ve Küba üstündeki artan baskıyla aynı zamana denk gelmesi dikkat çekiyor.
LATİN STRATEJİSİ
Washington yönetimi son dönemde Latin ABD politikasında güvenlik, enerji ve siyasal nüfuz başlıklarını aynı hatta toplamaya başladı. Rubio’nun Kolombiya, Ekvador ve Peru ziyareti de bu yeni stratejinin mühim adımlarından biri olarak görülüyor. Üç ülke, hem Pasifik üstünden ilerleyen uyuşturucu rotaları hem de Venezuela kaynaklı göç ve sınır güvenliği açısından ABD için eleştiri konumda bulunuyor. Washington’ın bilhassa Kolombiya ve Ekvador ile güvenlik işbirliğini çoğaltmak, Peru üstünden de Pasifik hattındaki tesirini güçlendirmek istediği belirtiliyor.
VENEZUELA SONRASI YENİ HAT
Analistlere nazaran turun aslolan dikkat çeken yönü ise zamanlaması. Venezuela’da siyasal ve ekonomik dengelerin değişmesi, Washington’ın Latin ABD’daki hareket alanını genişletirken gözleri Küba’ya çevirmiş durumda. Rubio’nun son açıklamalarında Küba yönetimini direkt hedef alması da Washington’ın yeni dönemde Havana’ya karşı daha sert bir çizgi izleyeceğinin işareti olarak değerlendiriliyor.
KÜBA ÜZERİNDE BASKI ARTIYOR
ABD’nin son yaptırım kararları da bu tabloyu tamamlıyor. Washington bir taraftan Küba bağlantılı şahıs ve şirketlere yönelik ekonomik baskıyı artırırken, öteki taraftan Havana’nın Latin ABD’daki siyasal tesirini sınırlandırmaya çalıştığına dikkat çekiliyor. Bu yüzden Rubio’nun Cenup ABD turu yalnızca ikili ilişkiler ve uyuşturucuyla savaşım gündemiyle sınırı olan görülmüyor. Ziyaret bununla birlikte ABD’nin Venezuela sonrası oluşan yeni dengeyi çevre ülkelerle sağlamlaştırma, Küba’nın bölgedeki manevra alanını daraltma ve Latin ABD’da Washington merkezli yeni bir güvenlik kuşağı oluşturma hamlesi olarak öne çıkıyor.
KISKAÇ TAKTİĞİ
Küba kökenli bir aileden gelen ve uzun senelerdir Havana yönetimine karşı sert tutumuyla malum Rubio’nun bu sürecin merkezindeki isim olması ise turun siyasal anlamını daha da artırıyor. Bilhassa Venezuela’dan sağlanan enerji desteğinin azalması, ağır ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunan Küba üstündeki baskıyı daha da artırıyor. Washington açısından bu hattın zayıflaması yalnızca Havana’nın ekonomik kaynaklarının daralması ve bununla birlikte Karayipler ve Cenup ABD içinde senelerdir devam eden siyasal dayanışma ağının çözülmesi açısından da ehemmiyet taşıyor.
GÜVENLİK ALANI OLUŞTURMA HEDEFİ
Analizlerde, ek olarak Küba kökenli bir aileden gelen ve senelerdir Havana yönetimine karşı Washington’daki en sert adlardan biri olarak malum Marco Rubio’nun bu politikanın merkezinde olmasına bilhassa dikkat çekiliyor. Rubio’nun Kolombiya, Ekvador ve Peru’yu kapsayan ziyaretinin de yalnızca ikili ilişkiler, güvenlik ve uyuşturucuyla savaşım başlıklarıyla sınırı olan olmadığı; Washington’ın Venezuela-Küba ekseninin bölgesel tesirini azaltarak Karayipler’den Andlar bölgesine uzanan daha geniş bir siyasal ve güvenlik alanı oluşturma arayışının parçası olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
