“Filistin devletini tanıyan ülke sayısının İspanya, Norveç, İrlanda ve Slovenya’nın ardından 150’ye çıkması olağanüstü anlamlıdır. Her halükarda 150 ülke tarafından tanınan bir kuruluşun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından tanınması da aynı derecede önemlidir.”
Fidan, egemenlik ve özgürlüklere sahip bir Filistin devletinin kurulmasının, ekonomik ve siyasi açıdan kendi ayakları üzerinde durabilmesinin kritik bir hedef olduğunu söyledi.
Fidan, Brüksel’de Filistin odaklı yaptığı görüşmelerde, AB üyesi ülkeler ve Filistin Temas Grubu’nun ortaklaşa düzenlediği bu toplantıların Filistin davasına ilişkin farkındalığın artırılması açısından önemine dikkat çekti. Filistin Başbakanı Muhammed Mustafa’nın sunumunun Filistin’de devam eden İsrail işgali nedeniyle daha da kötüleşen mali, idari ve diğer krizleri çarpıcı bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti. Fidan, uluslararası toplumun Filistin davasına artan sempati ve desteğinin toplantılarda açıkça görüldüğüne dikkat çekti.
Filistin’e verilen uluslararası destek takdirle karşılanırken, kritik hedefin egemenlik ve özgürlüklere sahip, ekonomik ve siyasi olarak kendi ayakları üzerinde durabilen bir Filistin devleti kurmak olduğunun altını çizdi.
Fidan, “Filistin’e tam egemenlik ve ekonomik kontrol sağlanmadan yardıma muhtaç bırakılmasının ne Filistin davasına, ne Filistin halkına, ne de bölgeye faydası yoktur.” dedi.
BM Güvenlik Konseyi’ni, uluslararası hukuka ve ahlaki vicdana uygun olarak Filistin’i tanımaya çağırdı.
Fidan, “150 ülkenin desteklediği bir devletin tanınmaması, uluslararası sistemdeki mevcut krizi derinleştirecek ve potansiyel olarak sistemin çökmesine yol açacaktır” uyarısında bulundu.
Üst düzey Türk diplomat, Filistin’in işgal nedeniyle ekonomik ve siyasi özgürlüğünü kullanamayacağını belirterek, “Filistin’i sembolik veya pratik olarak tam bir devlet olarak ele almalı ve korumalıyız.”
Fidan ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 1967 sınırlarını silme ve İsrail’in özel kontrolüne dair bir anlatıyı teşvik etme girişimlerini de eleştirdi. Fidan, “Dünya özellikle 7 Ekim’den sonra bu illüzyon ve propagandayı reddetmeye başladı.” dedi.
Filistin devleti konusunda anlamlı bir mesaj vermeyi amaçlayan Filistin Temas Grubu ile birlikte İspanya’yı ziyaret etme planlarını duyurdu.
Dışişleri Bakanı, Türkiye’nin Filistin’in devlet olma ve Orta Doğu barışına giden yolunu destekleme konusundaki sarsılmaz kararlılığını yineledi.
Filistin Başbakanı Mustafa, Pazar günkü Brüksel’deki toplantının Filistin Yönetimi’nin önceliklerini ve planlarını özetlemesi için “çok önemli bir fırsat” olduğunu söyledi. Kendisi, “birinci önceliğin” Gazze’deki Filistinlileri özellikle ateşkes yoluyla desteklemek ve ardından o bölgede “Filistin Otoritesinin kurumlarını yeniden inşa etmek” olduğunu söyledi. Ayrıca uluslararası ortaklara İsrail’e Filistin Yönetimi fonlarını serbest bırakması için baskı yapma çağrısında bulundu, böylece “kurumlarımızda reform yapmaya hazır olacağız… ve umarım birlikte bölgede devlet olma ve barışa yönelik çabalarımızı sürdürürüz.”
Uluslararası yardıma odaklanan Brüksel toplantısına, Filistinliler ile İsrailliler arasında bir dizi düzenlemeyi belirleyen 1993 Oslo Anlaşmalarında ülkesinin kilit rolü kapsamında Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide başkanlık ediyordu. Barth Eide, “Filistin Yönetimi’nin güçlenmek, hizmet sunma kapasitesini geliştirmek, reform yapmak ve gelecekte Gazze’ye dönüş için plan yapmak için hayatta kalması gerektiğinden emin olmalıyız.” dedi.
Görüşmelerde AB, Norveç ve Filistin Yönetimi’nin yanı sıra Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Tunus, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Birleşmiş Milletler temsil edildi.
Avustralya, İngiltere, Kanada ve Japonya da katıldı.
Görüşmelerden önce Mustafa, İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares ile ayrı bir basın toplantısı düzenleyerek ülkesinin Filistin devletini tanıdığını duyurmasından dolayı kendisine teşekkür etti.
Üç Avrupa ülkesinin bu hareketinin “Filistin halkına onlarca yıldır uygulanan adaletsizliği” ele aldığını söyleyen Mustafa, “Avrupa’daki her ülkenin de aynısını yapmasını istiyoruz” dedi.
BM üyesi ülkelerin çoğunluğu Filistin devletini tanıyor. Avrupa ülkeleri bu konuda bölünmüş durumda. İspanya, Norveç ve İtalya, Filistin Devleti’ni tanıyan AB ülkeleri Bulgaristan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Romanya ve İsveç’e katılacak.
